Şapatlamak nedir, Şapatlamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dövmek.

Sarhoş olup sızmak.

Dalmak, sızmak, kendinden geçmek.

Şapatlamak kısaca anlamı, tanımı

Şapa : Maşrapa. Karla karışık yağmur

Kendinden geçme : Uyaranlara karşı duyarlığın yok olduğu, çevrede olup bitenlerin algılanamadığı bir tür uyku durumu.

Kendinden : Kendi aklından, kendi kendine.

Geçmek : Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.

 

Sızmak : İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak. Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak. Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek. Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak. İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak. Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek.

Dövmek : Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

Sarhoş : Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası bulutlu, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak. Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak, esrik. Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan.

Dalmak : Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek. Bir yerin içine girmek. Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak. Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek. Uyumak. Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak.

 

Sızma : Sızmak işi. Kapı, pencere aralıklarından oda havasının değişmesi. Sızdırılmış.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Dövme : Dövmek işi. Dövülerek kabuğu çıkarılmış buğday, yarma. Dövülerek yapılan. Kızgın durumdayken dövülerek biçim verilmiş (metal eşya). Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılmış olan yazı veya resim.

Geçme : Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

Dalma : Dalmak işi. Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması.

Kend : Kasaba, şehir.

Diğer dillerde Şap anlamı nedir?

İngilizce'de Şap ne demek ? : alum