Şeleklenmek nedir, Şeleklenmek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
1.Kendi sırtına yük vurmak. 2.Suçu üstlenmek.
Şeleklenmek anlamı, kısaca tanımı
Şele : Yük. Ense. Ufak kavun. Sırtta taşınan yük. Yük, denk. Şöyle. Şöyle, bk. şöle. Arka yükü
Şelek : Sırtta taşınan yük. Boynuzunun biri kırık hayvan. Aptal. 1.Sırtta taşınan yük. 2.Küçük sepet. 3.Küfe. 1.Boynuzunun birisi kırık hayvan. 2.Bir kulaklı keçi. 3.Bir yanlı kazma, çapa. Meyvenin yenilmeyen orta bölümü. Taneleri olmamış üzüm salkımı. Bir şeye karşılık verilen armağan. İç giysisi, çamaşır. Ev eşyası, öteberi. Şaşı. Kalem ucu gibi kesilmiş, yontulmuş (ağaç). Güç, yorucu. Attığı taşla ereğini bulan kişi. Fındık dalından çıkarılan ince çıtalardan yapılan orta büyüklükte bir çeşit sepet. Ağzı geniş dibi dar sepet. Sepet (Sivas). Yuvarlak ekin yığınları. (Taşpınar Aksaray Niğde). Sırtta taşınacak kadar odun yükü. Denk, tay.
Üstlenmek : Üstüne almak, yüklenmek, deruhte etmek.
Üstlenme : Üstlenmek işi, deruhte.
Vurmak : Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.
Sırtı : Sentetik malzemelerden yapılan, uç, karın ve kuyruk kısmında olmak üzere 2-3 adet üçlü olta iğnesi taşıyan, genellikle yem balığı biçimli yüzer oltalar.
Vurma : Vurmak işi.
Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.
Yük : Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev. Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı. Yüklük. Yüz bin kuruşluk mal veya tutar. Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar. Eşya. Bir şeyin ağırlığı. Doğacak bebek. Tedirginlik veren şey, engel.
Diğer dillerde Şelatometri anlamı nedir?
İngilizce'de Şelatometri ne demek ? : chelatometry

Bu kısımda Şeleklenmek nedir? Şeleklenmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Şeleklenmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Şeleklenmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.