Şimdiki zaman kipinin rivayeti nedir, Şimdiki zaman kipinin rivayeti ne demek

Teknik terim anlamı:

Hâlen sürmekte olan bir oluş ve kılışı, duyuma veya sonradan farketmeye dayanarak anlatan kip. -Iyor-muş (<-Iyor-imiş) ve -mAktA-y-mış (<-mAktA imiş) ekleriyle karşılanır: gel-iyor-muş-um, gel-iyor-muş-sun, gel-iyor-muş; uyumakta-y-mış-ım, uyu-makta-y-mış-sınız, uyu-makta-y-mışlar gibi. || Evvelce burasının bir yatak odası olduğunu sanırdım, aldanıyormuşum (M.Ş. Esendal, İhtiyar Çilingir, s. 32). Meger herif su satıyormuş. Ceplerimi karıştırdım; bozuk para bulamadım (F. R. Atay. Zeytindağı, s. 62). Biliyormuymuş? Ne biliyormuş ki (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 124). — Napmaktaymış ki, arkadan vurulmuş? – Çimmekteymiş bana kalırsa (K. Tahir. Devlet Ana, s. 166). Duyduğum olağansa, hayırlık yapmaktaymışlar şimdiden. Çeri düzüp kumandanları almağa çalışmaktaymışlar (K. Tahir, göst.e, s. 180) vb.

Şimdiki zaman kipinin rivayeti anlamı, kısaca tanımı

Kipi : Uygun, tıpatıp gelen. Şık, zarif, biçimli. Boyunduruk ortasına kayışı kaydırmamak için geçirilen ağaç. Kayışın kaymaması için boyunduruğun ortasına geçirilen ağaç parçası

Şimdik : Şimdi. Şimdi, karşılığı şinci, şindi,şimdim.

Şimdiki zaman : Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi.

 

Şimdiki zaman kipi : Şimdiki zaman kipinin hikâye, rivayet ve şart birleşik türleri için bunlara bk.. || Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda başladığını ve sürmekte olduğunu bildiren kip. Bu kip. -(I) yor /-(u)yor. -mAktA ekleriyle kurulur. ||. şahıs teklik tak-ı-yor-um, oku-yor-um) (bil-mekte-yim. ||. şahıs teklik tak-ı-yor-sun, oku-yor-sun) (bil-mekte-sin. ||. şahıs teklik tak-ı-yor, oku-yor) (bil-mekte-dir. ||. şahıs çokluk tak-ı-yor-uz, oku-yor-uz) (bil-mekte-y-iz. ||. şahıs çokluk tak-yor-sunuz, oku-yor-sunuz) (bil-mekte-siniz. ||. şahıs çokluk tak-ı-yor-lar, oku-yor-lar) (bil-mekte-dirler. || Hiç layık olmadığım bir teveccühte bulunuyorsunuz, beyefendi (T. Buğra, Yağmuru Beklerken, s.205). Şimdi iki kurban oturmuş ortak dertlerine yanmaktan başka bir şey yapamıyorlar (Y. K. Karaosmanoğlu, Ergenekon, s. 95). Hava o kadar sıcak, o kadar sıcak ki, ceketle oturamıyorum (Ö. Seyfettin, Bomba, s.122). Yavrum, biliyorsun ya- dedi- şimdi muharebe var. Annenle biz artık bütün bütüne ayrılıyoruz (Ö. Seyfettin, Bomba: Primo Türk Çocuğu, s.39). Bütün hareketlerinde abesle makul, nizamla kargaşalık aynı kıymetleri alıyor (P. Safa, Bir Tereddüdün Romanı, s. 92). Sabahleyin, gün doğmadan gözlerini açıyor) (odanın hazin belirsiz aydınlığı içinde gözlerini etrafa çeviriyor (P.Safa, Şimşek, s. 212). Ben bu kez Çudaroğlu’ndan hilelenmekteyim (K. Tahir Devlet Ana, s 245). Yanılmaktasın Çudaroğlu (göst.e., s.252). Bir yerde irenmekteyiz ki, tekerlendik mi gidiceğimiz yer cehennemin dibidir (göst.e., s.138).

 

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Rivayet : Söylenti. Bir olay, bir haber veya sözü nakletme.

Şimdi : Şu anda, içinde bulunduğumuz zamanda. Az sonra, yakında. Artık, bundan böyle, bu duruma göre. Az önce, biraz önce, demin.

Şimdiki : İçinde bulunulan anda olan veya yapılan, bu andaki, bu zamandaki.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Yatak odası : Yatmak için kullanılan oda.

Bozuk para : Ufak birimlere ayrılmış para, ufaklık, ufak para, bozuk, bozukluk.

Zeytindağ : İzmir ilinde, Zeytindağ nahiyesine bağlı bir yer.

Şimdiden : İçinde bulunduğumuz zamandan başlayarak.

Çilingir : Anahtarcı.

Kumandan : Komutan.

Çalışmak : Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.

Karıştır : Karıştırmak.

Sonradan : Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda, muahharan.

Evvelce : Önceden, eskiden.

Esendal : Sağlıklı, salim, rahat kimse. Artvin şehri, Öğdem nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Şimdiki zaman kipi anlamı nedir?

İngilizce'de Şimdiki zaman kipi ne demek ? : present tense