Şimdiki zaman nedir, Şimdiki zaman ne demek

Teknik terim anlamı:

Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi.

Şimdiki zaman ile ilgili Cümleler

    Şimdik ile ilgili Cümleler

    • Şimdiki gençlere bir şey inandırmak gerçekten çok zor, değil mi?
    • O zaman işler şimdikinden daha iyiydi.
    • Jale'i şimdiki işinden çıkarmanı emrediyorum.
    • Annem, şimdiki ev hanımlarının kullandığı ev gereçlerinin hiçbirine sahip değildi.
    • İnsanlar hatalı olarak, geçmişin şimdikinden daha iyi olduğunu düşünürler.
    • Robert şimdiki görevinden memnun.
    • Şimdiki gençler ağzını çabuk bozuyor.
    • Hepimiz şimdiki zamanın yanı sıra geçmişle ve gelecekle bağlandık.
    • Şimdiki ekonomik kriz için cumhuriyetçi parti suçlanacak mı?
    • Şimdiki karpuzlarda eskilerin tadı yok.
    • Şimdiki yaşlılar ne kadar haklı.
    • Gençliğimde, şimdikinden çok daha beterdim.
    • Şimdiki evimiz çok küçük, bu yüzden taşınmaya karar verdi.
  • Geçmiş ve gelecek var mıdır? Yoksa biz hep şimdiki zamanın izdüşümünde mi yaşarız?
  • Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın.
  • Şimdiki zaman gibi zaman yok.
  • Hepimiz şimdiki zamanın yanı sıra geçmişle ve gelecekle bağlandık.
  • Jale lisedeyken beni gerçekten sevmişti fakat sonrasında şimdiki zaman için konuşursak Jale'nin hazır olup olmaması önemli değildi çünkü o beni yüreğinden sevmedi.
  • Zamana bağlı bir toplumda zaman lineer olarak görülür-yani geçmişten şimdiki zamana ve geleceğe doğru uzanan düz bir çizgi olarak.
  • Gülleri görüyor musun diyen amca bana şimdiki zamanı o zamandan göstermişti.
 

Şimdiki zaman anlamı, kısaca tanımı

Şimdik : Şimdi. Şimdi, karşılığı şinci, şindi,şimdim

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Şimdi : Şu anda, içinde bulunduğumuz zamanda. Az sonra, yakında. Artık, bundan böyle, bu duruma göre. Az önce, biraz önce, demin.

Şimdiki : İçinde bulunulan anda olan veya yapılan, bu andaki, bu zamandaki.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Şimdiki zaman kipi : Şimdiki zaman kipinin hikâye, rivayet ve şart birleşik türleri için bunlara bk.. || Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda başladığını ve sürmekte olduğunu bildiren kip. Bu kip. -(I) yor /-(u)yor. -mAktA ekleriyle kurulur. ||. şahıs teklik tak-ı-yor-um, oku-yor-um) (bil-mekte-yim. ||. şahıs teklik tak-ı-yor-sun, oku-yor-sun) (bil-mekte-sin. ||. şahıs teklik tak-ı-yor, oku-yor) (bil-mekte-dir. ||. şahıs çokluk tak-ı-yor-uz, oku-yor-uz) (bil-mekte-y-iz. ||. şahıs çokluk tak-yor-sunuz, oku-yor-sunuz) (bil-mekte-siniz. ||. şahıs çokluk tak-ı-yor-lar, oku-yor-lar) (bil-mekte-dirler. || Hiç layık olmadığım bir teveccühte bulunuyorsunuz, beyefendi (T. Buğra, Yağmuru Beklerken, s.205). Şimdi iki kurban oturmuş ortak dertlerine yanmaktan başka bir şey yapamıyorlar (Y. K. Karaosmanoğlu, Ergenekon, s. 95). Hava o kadar sıcak, o kadar sıcak ki, ceketle oturamıyorum (Ö. Seyfettin, Bomba, s.122). Yavrum, biliyorsun ya- dedi- şimdi muharebe var. Annenle biz artık bütün bütüne ayrılıyoruz (Ö. Seyfettin, Bomba: Primo Türk Çocuğu, s.39). Bütün hareketlerinde abesle makul, nizamla kargaşalık aynı kıymetleri alıyor (P. Safa, Bir Tereddüdün Romanı, s. 92). Sabahleyin, gün doğmadan gözlerini açıyor) (odanın hazin belirsiz aydınlığı içinde gözlerini etrafa çeviriyor (P.Safa, Şimşek, s. 212). Ben bu kez Çudaroğlu’ndan hilelenmekteyim (K. Tahir Devlet Ana, s 245). Yanılmaktasın Çudaroğlu (göst.e., s.252). Bir yerde irenmekteyiz ki, tekerlendik mi gidiceğimiz yer cehennemin dibidir (göst.e., s.138).

 

Şimdiki zaman kipinin hikayesi : -Iyor ve -mAktA ekleri ile karşılanan ve içinde bulunulan zamanda sürmekte olan bir oluş ve kılışı geçmişe aktararak anlatan birleşik kip: al-ıyor-du-m, al-ıyor-du-n, al-ı-yor-du; al-makta-y-dı-m, al-makta-y-dınız, al-maktay-dı-lar gibi. || Gidiyordum, gurbeti gönlümde duya duya / Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya (F. N. Çamlıbel, Han Duvarları, s.11). Suyun yüzüne bakmıyordum, doğrudan içine, canına, cennetine bakıyordum (H. Balıkçısı, Deniz Gurbetçileri, s. 47). Bunu Âbidin de söylüyordu geçende (O.V.Kanık, Bütün Şiirleri s.65). Evet, ne demekteydi? (....) olaydı, ayak kapana kaptırılmayaydı Kerim Can (K. Tahir Devlet Ana, s. 484). O ne yapılması gerektiğini daha şimdiden bilmekte idi. Kadının içi titremekteydi (O.Kemal, Hanımın Çiftliği s.337-338) vb.

Şimdiki zaman kipinin rivayeti : Hâlen sürmekte olan bir oluş ve kılışı, duyuma veya sonradan farketmeye dayanarak anlatan kip. -Iyor-muş (<-Iyor-imiş) ve -mAktA-y-mış (<-mAktA imiş) ekleriyle karşılanır: gel-iyor-muş-um, gel-iyor-muş-sun, gel-iyor-muş; uyumakta-y-mış-ım, uyu-makta-y-mış-sınız, uyu-makta-y-mışlar gibi. || Evvelce burasının bir yatak odası olduğunu sanırdım, aldanıyormuşum (M.Ş. Esendal, İhtiyar Çilingir, s. 32). Meger herif su satıyormuş. Ceplerimi karıştırdım; bozuk para bulamadım (F. R. Atay. Zeytindağı, s. 62). Biliyormuymuş? Ne biliyormuş ki (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 124). — Napmaktaymış ki, arkadan vurulmuş? – Çimmekteymiş bana kalırsa (K. Tahir. Devlet Ana, s. 166). Duyduğum olağansa, hayırlık yapmaktaymışlar şimdiden. Çeri düzüp kumandanları almağa çalışmaktaymışlar (K. Tahir, göst.e, s. 180) vb.

Şimdiki zaman kipinin şartı : İçinde bulunulan zamanda gerçekleşmekte olan bir oluş ve kılışı şarta bağlayan birleşik kip. -Iyor ise > -Iyor-sa / -UyorsA ekiyle karşılanır: bil-iyor-sa-m, bil-iyor-sa-n, bil-iyor-sa, bil-iyor-sa-k, bil-iyor-sa-nız, bil-iyor-lar-sa gibi. || Eğer bunda aldanıyorsam o zat bu mektuba karşılık olarak buraya ilâve ettiğim adrese bir mektup gönderecek (M. Ş. Esendal, İhtiyar Çilingir, s. 12); — Sıkılmadan atayımmış… Kuzum niçin atayım? / İnanıyorsan eğer olur ki ben de anlatayım… (M.A. Ersoy, Safahat, s. 209). Eğer türlü sıkıntılara göğüs gererek dağ köylerine kadar uzanabiliyorsak, bu, ülke ve insan sevgisinden kaynaklanıyor demektir vb.

Şimdikilik veya şimdiki zaman : Konuşulduğu sırada yapılmakta olan bir işi anlatmak üzere fiile verilen şekil: geliyorum (Geniş şimdikilik), gelmekteyim (Tam şimdikilik). bk. Alışkı şimdikiliği, Hikâye şimdikiliği ve Sürekli şimdikilik.

Süregelmek : Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek.

Süregelme : Süregelmek işi.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Sürege : Parçalara ayrılarak ekilen tarla.

Fiili : Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Eylemli, edimsel, gerçekten yapılan (iş). Edimsel.

Diğer dillerde Şimdiki zaman anlamı nedir?

İngilizce'de Şimdiki zaman ne demek ? : present