Şimdiki zaman kipinin şartı nedir, Şimdiki zaman kipinin şartı ne demek

Teknik terim anlamı:

İçinde bulunulan zamanda gerçekleşmekte olan bir oluş ve kılışı şarta bağlayan birleşik kip. -Iyor ise > -Iyor-sa / -UyorsA ekiyle karşılanır: bil-iyor-sa-m, bil-iyor-sa-n, bil-iyor-sa, bil-iyor-sa-k, bil-iyor-sa-nız, bil-iyor-lar-sa gibi. || Eğer bunda aldanıyorsam o zat bu mektuba karşılık olarak buraya ilâve ettiğim adrese bir mektup gönderecek (M. Ş. Esendal, İhtiyar Çilingir, s. 12); — Sıkılmadan atayımmış… Kuzum niçin atayım? / İnanıyorsan eğer olur ki ben de anlatayım… (M.A. Ersoy, Safahat, s. 209). Eğer türlü sıkıntılara göğüs gererek dağ köylerine kadar uzanabiliyorsak, bu, ülke ve insan sevgisinden kaynaklanıyor demektir vb.

Şimdiki zaman kipinin şartı anlamı, tanımı

Kipi : Uygun, tıpatıp gelen. Şık, zarif, biçimli. Boyunduruk ortasına kayışı kaydırmamak için geçirilen ağaç. Kayışın kaymaması için boyunduruğun ortasına geçirilen ağaç parçası

Şimdik : Şimdi. Şimdi, karşılığı şinci, şindi,şimdim.

Şimdiki zaman : Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi.

Şimdiki zaman kipi : Şimdiki zaman kipinin hikâye, rivayet ve şart birleşik türleri için bunlara bk.. || Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda başladığını ve sürmekte olduğunu bildiren kip. Bu kip. -(I) yor /-(u)yor. -mAktA ekleriyle kurulur. ||. şahıs teklik tak-ı-yor-um, oku-yor-um) (bil-mekte-yim. ||. şahıs teklik tak-ı-yor-sun, oku-yor-sun) (bil-mekte-sin. ||. şahıs teklik tak-ı-yor, oku-yor) (bil-mekte-dir. ||. şahıs çokluk tak-ı-yor-uz, oku-yor-uz) (bil-mekte-y-iz. ||. şahıs çokluk tak-yor-sunuz, oku-yor-sunuz) (bil-mekte-siniz. ||. şahıs çokluk tak-ı-yor-lar, oku-yor-lar) (bil-mekte-dirler. || Hiç layık olmadığım bir teveccühte bulunuyorsunuz, beyefendi (T. Buğra, Yağmuru Beklerken, s.205). Şimdi iki kurban oturmuş ortak dertlerine yanmaktan başka bir şey yapamıyorlar (Y. K. Karaosmanoğlu, Ergenekon, s. 95). Hava o kadar sıcak, o kadar sıcak ki, ceketle oturamıyorum (Ö. Seyfettin, Bomba, s.122). Yavrum, biliyorsun ya- dedi- şimdi muharebe var. Annenle biz artık bütün bütüne ayrılıyoruz (Ö. Seyfettin, Bomba: Primo Türk Çocuğu, s.39). Bütün hareketlerinde abesle makul, nizamla kargaşalık aynı kıymetleri alıyor (P. Safa, Bir Tereddüdün Romanı, s. 92). Sabahleyin, gün doğmadan gözlerini açıyor) (odanın hazin belirsiz aydınlığı içinde gözlerini etrafa çeviriyor (P.Safa, Şimşek, s. 212). Ben bu kez Çudaroğlu’ndan hilelenmekteyim (K. Tahir Devlet Ana, s 245). Yanılmaktasın Çudaroğlu (göst.e., s.252). Bir yerde irenmekteyiz ki, tekerlendik mi gidiceğimiz yer cehennemin dibidir (göst.e., s.138).

 

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

 

Şart : Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul. Temel kural belgesi.

Şimdi : Şu anda, içinde bulunduğumuz zamanda. Az sonra, yakında. Artık, bundan böyle, bu duruma göre. Az önce, biraz önce, demin.

Şimdiki : İçinde bulunulan anda olan veya yapılan, bu andaki, bu zamandaki.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Gerçekleşmek : Gerçek olmak, gerçek duruma gelmek, meydana gelmek, tahakkuk etmek.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Çilingir : Anahtarcı.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Bağlayan : Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

İhtiyar : Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı. Eski. Cansız, sönük. Seçme. Baba ya da anne.

Göndere : Gümüşhane şehrinde, Çayra bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Esendal : Sağlıklı, salim, rahat kimse. Artvin şehri, Öğdem nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Safahat : Evreler, safhalar.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

Diğer dillerde Şimdiki zaman kipi anlamı nedir?

İngilizce'de Şimdiki zaman kipi ne demek ? : present tense