Kipi nedir, Kipi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uygun, tıpatıp gelen.

Şık, zarif, biçimli.

Boyunduruk ortasına kayışı kaydırmamak için geçirilen ağaç.

Kayışın kaymaması için boyunduruğun ortasına geçirilen ağaç parçası.

Kipi ile ilgili Cümleler

  • Bugün, İngilizce dilek kipinin gizemini çözeceğiz.
  • "To be" fiilinin dilek kipi nedir?

Kipi kısaca anlamı, tanımı

Duyulan geçmiş zaman kipi : Fiilin karşıladığı oluş ve kılışı, kişinin başkasından duyduğunu, sonradan gördüğünü veya farkında olmadan işlediğini anlatan, içinde şekil ve zaman kavramı taşıyan kip. Türkçede -mIş/-mUş ekleriyle kurulur: || tek. şah. uyumuşum (<uyu-muş-um) tek. şah. uyumuşsun (<uyu-muş-sun) tek. şah. uyumuş (<uyu-muş) çokl. şah. uyumuşuz (<uyu-muş-uz) çokl. şah. uyumuşsunuz (<uyu-muş-sunuz) çokl. şah. uyumuşlar (<uyu-muş-lar) Örnekler: Bütün bir milletin muhayyelesidir ki ona, asırlarca süren bir murakabe sonunda nihayet bu sureti vermiş (Y.K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından: Muradiye, s. 91). Yüzünü ekşitmiş ve Aman Yarabbi Galiba sen onu yemeden methetmişsin, demiş (A.Ş. Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları, s. 12). Kitap okurken uyuyakalmışsın. Bahar gelmiş, ağaçlar yeşil fistanlarını giymiş de onlar kendilerini hâlâ uyuşukluktan kurtaramamışlar ve benzerleri Karşıtı görülen geçmiş zaman kipi’dir

 

Duyulan geçmiş zaman kipinin hikayesi : Duyulan geçmiş zamana ilişkin bir oluş ve kılışı yine geçmiş zamana aktararak anlatan kip. Esas fiile -mIş/-mUş kip eki ile i- ek-fiili ve -DI/-DU hikaye + şahıs eklerinin getirilmesi ile kurulur: almıştın, vermiştin, getirmişti, okumuştuk, okumuştunuz, yorulmuşlardı gibi. Ancak, bu çekim kalıbında, -mIş/-mUş ekindeki duyuma, rivayete dayanan geçmiş zamanlık işlevi iyiden iyiye zayıflamış ve görülen, bilinen bir geçmiş zaman işlevine dönüşmüştür: Daha o zamanlardan genç kadının bu yazı bir istisna gibi kabul ettiğine inanmıştı(A. H. Tanpınar, H, 190); Kendini senden, seni benden kopmaya hazırlamadığım için, giderken yakınmıştım, hatırlıyor musun? (E. Işınsu, KDA, 202); geçen yıl bu aylarda sen geziye çıkmış mıydın? o vakte kadar büyük annemizi görmemiştiniz, çünkü büyük Hanımefendi damadıyla altı sene dargın durdu (P. Safa, FH, 74); Birçok aileler şehri daha evvelden terketmişlerdi (A.H. Tanpınar, H. 19) vb.

Duyulan geçmiş zaman kipinin rivayeti : Duyulan geçmiş zaman eki -mIş/-mUş ile, rivayet eki i-miş>-miş’in arka arkaya getirilmesiyle oluşturulan birleşik kip. Geçmiş zamanda gerçekleşmiş bir oluş ve kılışın duyuma dayanan anlatımıdır: gör-müş-müş-üm, gör-müş-müş-sün, gör-müş-müş ve benzerleri Dün akşam kardeşim beni evlerine beklemişmiş. Dışarda ay çıkmışmış, ay ışığı denize vurmuşmuş, arka taraça püfür püfür esiyormuş (H. Taner, Şişhaneye Yağmur Yağıyordu, s. 194). Meğer siyah renkli ağalar: “Günün birinde satılıp da bu esircinin eline düşersek bizden büyük hınç çıkarır” diye ürkmüşlermiş (S. Birsel, Boğaziçi Şıngır Mıngır, s. 182) vb.

 

Geçmiş zaman kipi : [Bakınız: görülen geçmiş zaman kipi ve duyulan geçmiş zaman kipi].

Gelecek zaman kipinin hikayesi : İleride gerçekleşecek bir oluş ve kılışı geçmişe aktararak bildiren bileşik kip türü. -AcAk gelecek zaman kipi üzerine i-di hikâye ekinin getirilmesi ile kurulur. Çekimi de. şah. çokluk çekimi dışında şah. ekleri hikâye ekinden sonra gelir: gelecektim, okuyacaktım, görüşecektik, bulacaktınız, gideceklerdi gibi. Bu birleşik kipte ileride gerçekleşecek bir oluş ve kılış geçmişe aktarılarak anlatıldığı için anlamda gerçekleşmemiş bir oluş ve kılış söz konusudur: Bu aptallık bukağılarını söküp atacaktı; gidecekti; gerçek hayata ve hayatının gerçeklerine dönecekti (T. Buğra, Yalnızlar, s. 145). Eğer kendini hülya dediğin o vahşi cazibeye kaptırmamış olsaydın, demin önümüzden geçen genç kıza bakacaktın, o da sana bakacaktı, gülümseyecektin, o da sana gülümseyecekti (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından: Bir gence Nasihatler, s. 98). Ömrümde bir kere zafer kazanacaktım (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 11). Muhakkak ki şimdi içeri gireceklerdi (P. Safa, Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, s. 151) vb.

Gelecek zaman kipinin rivayeti : Gelecek zamanda gerçekleşecek bir oluş ve kılışı duyuma dayanarak anlatan birleşik kip türü. -(y)-AcAk gelecek zaman eki üzerine -i-miş hikâye ekinin getirilmesi ile kurulur. Şahıs ekleri. şah. çokluk çekimi dışında, hikâye ekinden sonra gelir. Hikâye eki fiildeki dil ve dudak benzeşmelerine uyar: alacakmışım, bilecekmişsin, bulacakmış, dolduracakmışız, emecekmişsiniz, diyeceklermiş ve benzerleri Aaa… Ben neye gelecekmişim? (R. N. Güntekin, Kızılcık Dalları, s. 135). Meğer, ben için için onlara hak verecek, sadık kalacakmışım ve onları içimde bütün hülyalarımla hissedecekmişim (A. Ş. Hisar, Boğaziçi Mehtapları, Bizimle Birlikte Yaşayan Hatıralarımız, s. 226). Her kader gerçek benliğimin kurtuluşu uğruna verilmiş bir fidye olduğu için mi üzülecekmişim? (T. Buğra, Yalnızlar, s. 34) vb.

Gelecek zaman kipinin şartı : Bir oluş ve kılışın gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini şarta bağlı olarak bildiren bileşik kip türü. -AcAk gelecek zaman ekine i- ek-fiilinin şart biçimi olan -i-se ekinin eklenmesiyle kurulur. Şahıs ekleri. şah. çokluk çekimi dışında şart ekinden sonra gelir: alacak isem>alacaksam, alacaksan, alacaksa, alacaksak, alacaksanız, alacaklarsa ve benzerleri Sevdiklerimin yanında uzun uzun kalmaya katlanamıyorum… sevgimi söyleyemeyeceksem (T. Buğra, Yalnızlar, s. 21). Eğer bu konuda bir açık oturum düzenlenecekse ilgilileri şimdiden duyurunuz. Yarın pişman olocaksan bu işe hiç girişme. Gitmeyeceklerse haber versinler vb.

Geniş zaman kipi : Fiilin sürekli olarak yapıldığını, hâlen yapılmakta olduğunu veya yapılacağını belirten zaman ve kip. Türkçede bu kip -Ar, (I)r/-(U)r ekleri ile kurulur: ||. tek. şah. yaz-ar-ım, ver-ir-im, ||. tek. şah. yaz-ar-sın, ver-ir-sin, ||. tek. şah. yaz-ar, ver-ir, ||. çokl. şah. yaz-ar-ız, ver-ir-iz, ||. çokl. şah. yaz-ar-sınız, ver-ir-siniz, ||. çokl. şah. yaz-ar-lar, ver-ir-ler; || oku-r-um, oku-r-sun, oku-r, oku-r-uz, oku-r-sun-uz, oku-r-lar gibi.

Geniş zaman kipinin hikayesi : Geçmişten geleceğe uzanan geniş bir zaman kesitini içine alan, fiilin sürekli olarak yapıldığını bildiren oluş ve kılışları geçmiş zamana aktararak veren birleşik kip: -r, -Ar, -Ir/-Ur geniş zaman eklerine i-di hikâye ekinin eklenmesi ile kurulur: gelirdim, otururdu, söyleşirdi, anlatırdınız, görürlerdi gibi. || Bu birleşik kipin olumsuzu -mazdı ekiyle kurulur: almazdım, gelmezdim, oturmazdı, konuşmazdık, görmezlerdi ve benzerleri Kalfa büyük hanımla hiç geçinemezdi (R. N. Güntekin, Kızılcık Dalları, s. 90). Bunların yanında, her zaman küçük, fakir kulübeler de göze çarpardı (H. N. Zorlutuna, Aydınlık Kapı, s. 110). Cuma ve pazarları Küçüksu, Göksu, Kalender, Çubuklu gibi incesaz yerlerine, mesirelere gidilirdi (. Ş. Hisar, Boğaziçi mehtapları, I. Boğaziçi medeniyeti, s. 9). Dünyada hiç bir güzelliğin kalmayacağından korkardım (T. Buğra, Yalnızlar, s. 161). O bu yolu ötedenberi severdi (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 37). Katılsaydınız ne kadar verimli bir toplantı yapıldığını görürdünüz. Onlar hiç yazlığa gitmezlerdi vb.

Geniş zaman kipinin rivayeti : Geniş bir zaman kesiminde gerçekleşen oluş ve kılışları dyuma (rivayete) dayanarak anlatan birleşik kip türü: -r, -Ar, -Ir/-Ur geniş zaman eklerinden sonra i-miş rivayet ekinin getirilmesi ile kurulur. şah. çokluk çekimi dışında kalan şahıs ekleri rivayet ekinden sonra gelir. Rivayet eki, eklendiği fiilin dil ve dudak benzeşmelerine uyar: alırmışım, başlarmışsın, çalarmış, dokunurmuşuz, ellermişsiniz, içerlermiş ve benzerleri O, bazı sabahları, uykusu kaçarmış da bir türlü uyuyamazmış (A. Ş. Hisar, Ali Nizami Beyin Alafrangalığı ve Şeyhliği, s. 220). O otururken, vücudu uzun boylu, ayağa kalkınca bacakları kısa görünürmüş (A. Ş. Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları; Sultan Aziz’e Dair, s. 71). Ahmet Vefik Paşa Paris’te elçimiz bulunurken, beyaz bir araba ile gezinirmiş (A. Ş. Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları, Ahmet Vefik Paşaya Dair, s. 116). Eski hatıralarını anlata anlata bitiremezmiş. O zaman böyle fenerler yanmazmıştır. Karanlık, buradan, perde perde helezonlar hâlinde yayılır, gidermiştir (S. F. Abasıyanık, Bütün Eserleri 3, Medarı Maişet Motoru: Birtakım İnsanlar, s. 194) vb.

Geniş zaman kipinin şartı : Geniş bir zaman kesiminde gerçekleşen oluş ve kılışları şarta bağlı olarak anlatan birleşik kip türü. -r, -Ar, -Ir/-Ur geniş zaman eklerine, i- ek- fiilinin şart biçimi olan -i-se ekinin getirilmesi ile kurulur. şah. çokluk çekimi dışında şah. ekleri şart ekinden sonra gelir: verir isem>verirsem, verirsen, verirse, verirsek, verirseniz, verirler ise, verirlerse ve benzerleri Teklifimi getirirsen üzerinde görüşebiliriz. Bu düşünceden vazgeçmezse zararlı çıkar. Bana kalırsa, biraz da haşlamalısınız… birazcık ama. (T. Buğra, Yalnızlar, s. 243). Maazallah suyun sesini duymaz olursam… (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından: İki Amânın Sözleri, s. 108). Ev halkı üstüne üşüşerek onu yakalar, içeriye çeker ya kandırmazsa, ya tehdit etmeğe kalkarlarsa? (P. Safa, Mahşer, s. 130) ve benzerleri bk. şart kipi.

Gereklik kipi : [Bakınız: Gelişimli kipler].

Gereklilik kipinin hikayesi : Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın yapılması gerekli olduğunu geçmiş zamana aktararak bildiren tasarlama kipi: dinle-meli-y-dim, dinle-meli-y-din, dinle-meli-y-di, dinle-meli-y-dik, dinle-meli-y-diniz ve benzerleri –Ah! ben şu zamanda bir sadrazam olmalıydım… Ben devletin başında bulunmalıydım ki!… gibi dilekler çarpar da şaşardım (A. Rasim, Gülüp Ağladıklarım, s. 47). Orada olmalıydım da görmeliydim (M. C. Kuntay, Üç İstanbul). Evet hiç olmazsa Fahir’le bir ay dost kalmalıydı (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 89) vb.

Gereklilik kipinin rivayeti : Gerçekleşmesi gerekli olan bir oluş ve kılışın duyuma dayanılarak veya sonradan farkedilerek anlatılması. Bu kip -mAlIymIş ekiyle karşılanır. Kip eki ile, rivayet eki arasındaki i- ek-fiili bazen korunmuş bazen de yerini-y- koruyucu ünsüzüne bırakmıştır: al-malı-y-mışım, al-malı-y-mışsın, al-malı-y-mış ve benzerleri Bu durumu vaktiyle düşünmeliymişim. Fakat şimdi kendisi yapacakmış. En iyisi evine gitmeli ve iyice düşünmeliymiş! Ankara’ya bir de Cumhuriyetin ilk yıllarında gelmeliymişiz ki, bugünkü durumla farkı iyi karşılayabilelim. vb.

Gereklilik kipinin şartı : Yapılması tasarlanan bir oluş ve kılışın gerekliliğini şart koşan birleşik kip. -mAlI-y-sA ekiyle karşılanır: tut-malı-y-sam, tut-malı-y-san, tut-malı-y-sak, tut-malı-y-sanız ve benzerleri Kullanımında bu kalıplar yerine gerekiyorsa biçimi tercih edilmektedir: Buradan git-meli-y-sen yerine buradan gitmen gerekiyorsa; anlatman gerekiyorsa; Burada olmaları gerekiyorsa vb.

Görülen geçmiş zaman kipi : Fiilin karşıladığı oluş ve kılışın geçmişte kişinin görgüsü ve bilgisi altında olup bittiğini anlatan zaman. Türkçede görülen geçmiş zaman -DI/-DU ekiyle kurulur. ||. tek. şah. geldim (<gel-di-m), ||. tek. şah. geldin (<gel-di-n), ||. tek. şah. geldi (<gel-di), ||. çokl. şah. geldik (<gel-dik), ||. çokl. şah. geldiniz (<gel-di-niz), ||. çokl. şah. geldiler (<gel,di-ler) ve benzerleri örnekler: Ayna ona, cesaret ve güven veren çizgilerle gülümsedi (T. Buğra, Yalnızlar, s. 113). Ben aldım. Okuyup da ne olacaktı sanki… okuyanları da gördük. İkiz mi doğurdular, yoksa ilkleri hep oğlan mı oldu? (T. Buğra, Yalnızlar, s. 182). Umduk, bekledik, düşündük. Hangi şey umduğumuza uygun düştü (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından I, s. 13). Hayretimi görerek güldü. Çok dalgındın. Geldim, yanına oturdum. Haber almadım, dedi ve gözleri örtülü öne bakarak devam etti (Y. K. Karaosmanoğlu, göst. e., III, s. 21) vb.

Görülen geçmiş zaman kipinin hikayesi : Geçmiş zamanda gerçekleşmiş bulunan ve tarz bildiren bir oluş ve kılışın yine geçmiş zamana aktarılarak anlatılması. Eki -DI/-DU’dur. Bu birleşik kip, çekimde iyelik kökenli şahıs ekleri alır: bildi-y-di-m, bildi-y-di-n, bildi-y-di, bildi-y-di-k, bildi-y-din-iz, bildi-y-di-ler gibi. Ben… şey bundan yirmi beş gün önceydi. Bir gece Niko’ların hani şeyine meyhanesine gittiydim (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 138). Mühim diyeceklerim var dediydin(….) Dediydim. Var (T. Buğra, göst. e. s. 137). Barka: “sormayın kardeşler” dedi: “Çocuk dalgıçlığa girişeli bir ay ya oldu ya olmadıydı (H. Balıkçısı, Deniz Gurbetçileri, s. 48). Bu imansızın arkasından birbirimize nasıl bakıştık (F. R. Atay, Zeytindağı, s. 30) vb.

Görülen geçmiş zaman kipinin şartı : Gerçekleştiği kesin olarak görülen veya bilinen bir oluş ve kılışı şarta bağlayan birleşik kip türü. Eki -DI ise>-DI-y-sA/-DU-y-sA’dır: yaz-dı-m-sa, yaz-dı-n-sa, yaz-dı-y-sa, yaz-dı-k-sa, yaz-dı-nız-sa, yaz-dılar-sa gibi. Duydumsa da zevk almadım. İslav kederimden (Y. K. Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz, s. 43). Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı!/Bahtına lanet olsun aşmadınsa bu dağı (F. N. Çamlıbel, Han Duvarları, s. 15). Nereye gittiysek, nerede konakladıysak hep onu hatırladık vb.

Hikaye birleşik kipi : Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. Asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. Emir dışındaki bütün kiplerin bir hikâye biçimi vardır: || geniş zamanın hikâyesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n ve benzerleri || şimdiki zamanın hikâyesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n ve benzerleri || Görülen geçmiş zamanın hikâyesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n ve benzerleri || Duyulan geçmiş zamanın hikâyesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n ve benzerleri || gelecek zamanın hikâyesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n ve benzerleri || şartın hikâyesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n ve benzerleri || istek şeklinin hikâyesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n ve benzerleri || gereklilik şeklinin hikâyesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb.

İstek kipi : Fiile istek, niyet kavramları veren tasarlama kipi; yapılan işin istendiğini veya o işe niyet edildiğini gösteren ve -(y)-AyIm, -(y)-AlIm, -(y)-AsIn, -(y)AsInIz, -SIn / -SUn, -SInlAr / -SUnlAr ekleriyle kurulan kip: || Yok artık ben gideyim de sen gelirsin, birlikte döneriz, dedim (M. Ş. Esendal, Ev Ona Yakıştı, s. 52). || Ah! Ne olur bütün güneşler batmadan bir türkü daha söyliyeyim bu yerde (O. V. Kanık, Bütün Şiirleri, s. 26). || — Hayır… Önemi yok… şöyle oturunuz… çay söyliyeyim (K. Tahir, Esir Şehrin İnsanları, s. 155). Sizler dünyayı göresiniz diye, gece demeyip gündüz demeyip çalışacaktı (S. Çokum, Karanlığa Direnen Yıldız, s. 14). Şu Horhor'daki babadan kalma dükkânı da satıp üstüne koyalım, inekçilik yapalım, ne dersin? (H. Taner, Şişhaneye Yağmur Yağıyordu, s. 126) vb.

İstek kipinin hikayesi : -A ve -SA ekleriyle karşılanan ve gerçekleşmesi "istek" biçiminde tasarlanan bir oluş ve kılışın geçmiş zamana aktarılarak anlatılması. Ek ayrılığına göre -A-y-dI ve -sA idi, -sA-y-dI olmak üzere iki türü vardır: bak-a-y-dım, bak-a-y-dın, bak-a-y-dı, bak-sa-y-dık, bak-sa-y-dınız, bak-sa-y-dılar gibi. || Dün bir aralık gazete okuyayım, dedim. Demez olaydım. (A. Rasim, Gülüp Ağladıklarım, s. 206). || Gelip de bir bulunaydın geçenki vaz'ında / Kalırdı parmağın, Allah bilir ki ağzında (M. A. Ersoy, Safahat, s. 209). Haber salaydık, gidip alıp geleydik vara yolsuz düşeydik! (K. Tahir, Devlet Ana, s. 163). — Keşke buralarda vazife almış olsaydım, demiş idi (F. R. Atay, Zeytindağı, s. 90). Ah ne güç işti bu… Şöyle bir siper alacağı bir yer bulsaydı (A. H. Tanpınar, Abdullah Efendi'nin Rüyaları, s. 62) Şimdi mutlak peşimizdedir. Keşke bunu yapmasaydık, dedi (Y. Kemal, İnce Memed, s. 218) vb.

İstek kipinin rivayeti : İstek biçiminde tasarlanan bir oluş ve kılışın, duyuma dayanılarak anlatılması. Bu birleşik kip, -A ve -SA’lı istek kiplerine -imiş > -mIş rivayet ekinin getirilmesiyle kurulur. Ek ayrılığına göre -A-y-mIş ve -sA-y-m-Iş biçiminde iki türü vardır: dön-e-y-mişim, dön-e-y-mişsin, dön-e-y-miş, dön-se-y-mişiz, dön-se-y-mişsiniz, dön-se-y-mişler gibi. || Onlar için elimden gelen her türlü gayreti göstereymişim. Keşke, dedi, keşke bizim eve geleymişsin. Bu işler olmazdı (Y. Kemal, İnce Memed, s. 288). Keşke burdan gideymişiz bizim için daha iyi olurmuş. Bari bir fotoğraf çektirseymişim o güzel cübbeyle! Konuyu niye tartışmaya ve çıkmaza sokmuşlar sanki? Tatlı yiyip tatlı konuşsalarmış! vb.

Kesim kipi : Makineyle oluşturulmuş ağdan kullanılacak av aletine uygun ağ parçalarının çıkartılması için enine veya yüksekliğine göre çıkartılması gerekli olan kesim biçimi.

Kipidetmek : Gözünü kırpmak.

Kipinci : İki, üç yaş arasındaki erkek ya da dişi deve.

Kipir kipir : Kıpır kıpır, sürekli kıpırdamayı anlatır.

Kipirdemek : Göz seyirmek. Kımıldamak. Göz, sık sık açılıp kapanmak.

Kipirdetmek : Gözünü kırpmak. Gözü açıp kapamak, kırpıştırmak.

Kipis : Kardeş.

Kipiş : Kız çocuğunun dişilik organı.

Kipişik : Hastalık nedeniyle gözlerini kırparak bakan.

Olağan titreşim kipi : Titreşim genliklerinin bir dizgenin türlü kesimleri üzerinde belirtken dağılımı.

Olanaklı şart kipi : Olanaksız şart kipi dışında olarak bütün şartkiplerinin ortak adı.

Olanaksız şart kipi : Hikâye dilek-şart kipi, dilek anlatmadığı vakit olmamış veya olmıyacak bir işe bağlı şart anlatır: Gelseydi görürdün gibi ki, "gelmediği için görmedin" yerindedir. Aynı kipin tek bir cümle halinde kullanılıp şartlanan tümcesi eksik olursa umutsuz bir dilek anlatır (OLANAKSIZ DİLEK KİPİ, Optatif irréel: Elime geçseydi! gibi).

Öneli buyurum kipi : Bazı dillerde, ileride yapılacak bir iş için kullanılan buyurum kipi.

Önelsiz buyurum kipi : Önelli buyurum kipi kullanan dillerde söylendiği anda yapılacak bir iş için kullanılan buyurum kipi.

Şimdiki zaman kipi : Şimdiki zaman kipinin hikâye, rivayet ve şart birleşik türleri için bunlara bk.. || Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda başladığını ve sürmekte olduğunu bildiren kip. Bu kip. -(I) yor /-(u)yor. -mAktA ekleriyle kurulur. ||. şahıs teklik tak-ı-yor-um, oku-yor-um) (bil-mekte-yim. ||. şahıs teklik tak-ı-yor-sun, oku-yor-sun) (bil-mekte-sin. ||. şahıs teklik tak-ı-yor, oku-yor) (bil-mekte-dir. ||. şahıs çokluk tak-ı-yor-uz, oku-yor-uz) (bil-mekte-y-iz. ||. şahıs çokluk tak-yor-sunuz, oku-yor-sunuz) (bil-mekte-siniz. ||. şahıs çokluk tak-ı-yor-lar, oku-yor-lar) (bil-mekte-dirler. || Hiç layık olmadığım bir teveccühte bulunuyorsunuz, beyefendi (T. Buğra, Yağmuru Beklerken, s.205). Şimdi iki kurban oturmuş ortak dertlerine yanmaktan başka bir şey yapamıyorlar (Y. K. Karaosmanoğlu, Ergenekon, s. 95). Hava o kadar sıcak, o kadar sıcak ki, ceketle oturamıyorum (Ö. Seyfettin, Bomba, s.122). Yavrum, biliyorsun ya- dedi- şimdi muharebe var. Annenle biz artık bütün bütüne ayrılıyoruz (Ö. Seyfettin, Bomba: Primo Türk Çocuğu, s.39). Bütün hareketlerinde abesle makul, nizamla kargaşalık aynı kıymetleri alıyor (P. Safa, Bir Tereddüdün Romanı, s. 92). Sabahleyin, gün doğmadan gözlerini açıyor) (odanın hazin belirsiz aydınlığı içinde gözlerini etrafa çeviriyor (P.Safa, Şimşek, s. 212). Ben bu kez Çudaroğlu’ndan hilelenmekteyim (K. Tahir Devlet Ana, s 245). Yanılmaktasın Çudaroğlu (göst.e., s.252). Bir yerde irenmekteyiz ki, tekerlendik mi gidiceğimiz yer cehennemin dibidir (göst.e., s.138).

Şimdiki zaman kipinin hikayesi : -Iyor ve -mAktA ekleri ile karşılanan ve içinde bulunulan zamanda sürmekte olan bir oluş ve kılışı geçmişe aktararak anlatan birleşik kip: al-ıyor-du-m, al-ıyor-du-n, al-ı-yor-du; al-makta-y-dı-m, al-makta-y-dınız, al-maktay-dı-lar gibi. || Gidiyordum, gurbeti gönlümde duya duya / Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya (F. N. Çamlıbel, Han Duvarları, s.11). Suyun yüzüne bakmıyordum, doğrudan içine, canına, cennetine bakıyordum (H. Balıkçısı, Deniz Gurbetçileri, s. 47). Bunu Âbidin de söylüyordu geçende (O.V.Kanık, Bütün Şiirleri s.65). Evet, ne demekteydi? (....) olaydı, ayak kapana kaptırılmayaydı Kerim Can (K. Tahir Devlet Ana, s. 484). O ne yapılması gerektiğini daha şimdiden bilmekte idi. Kadının içi titremekteydi (O.Kemal, Hanımın Çiftliği s.337-338) vb.

Şimdiki zaman kipinin rivayeti : Hâlen sürmekte olan bir oluş ve kılışı, duyuma veya sonradan farketmeye dayanarak anlatan kip. -Iyor-muş (<-Iyor-imiş) ve -mAktA-y-mış (<-mAktA imiş) ekleriyle karşılanır: gel-iyor-muş-um, gel-iyor-muş-sun, gel-iyor-muş; uyumakta-y-mış-ım, uyu-makta-y-mış-sınız, uyu-makta-y-mışlar gibi. || Evvelce burasının bir yatak odası olduğunu sanırdım, aldanıyormuşum (M.Ş. Esendal, İhtiyar Çilingir, s. 32). Meger herif su satıyormuş. Ceplerimi karıştırdım; bozuk para bulamadım (F. R. Atay. Zeytindağı, s. 62). Biliyormuymuş? Ne biliyormuş ki (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 124). — Napmaktaymış ki, arkadan vurulmuş? – Çimmekteymiş bana kalırsa (K. Tahir. Devlet Ana, s. 166). Duyduğum olağansa, hayırlık yapmaktaymışlar şimdiden. Çeri düzüp kumandanları almağa çalışmaktaymışlar (K. Tahir, göst.e, s. 180) vb.

Şimdiki zaman kipinin şartı : İçinde bulunulan zamanda gerçekleşmekte olan bir oluş ve kılışı şarta bağlayan birleşik kip. -Iyor ise > -Iyor-sa / -UyorsA ekiyle karşılanır: bil-iyor-sa-m, bil-iyor-sa-n, bil-iyor-sa, bil-iyor-sa-k, bil-iyor-sa-nız, bil-iyor-lar-sa gibi. || Eğer bunda aldanıyorsam o zat bu mektuba karşılık olarak buraya ilâve ettiğim adrese bir mektup gönderecek (M. Ş. Esendal, İhtiyar Çilingir, s. 12); — Sıkılmadan atayımmış… Kuzum niçin atayım? / İnanıyorsan eğer olur ki ben de anlatayım… (M.A. Ersoy, Safahat, s. 209). Eğer türlü sıkıntılara göğüs gererek dağ köylerine kadar uzanabiliyorsak, bu, ülke ve insan sevgisinden kaynaklanıyor demektir vb.

Yandaşlık kipi : Almancada BAĞIMLI (subjonctif) kipe verilen ad. Hint - Avrupa dilinde, şekilleri başka kiplere kaymış bulunan bağımlı kip.

Bildirme kipi : Belli zaman kavramı veren belirli geçmiş, belirsiz geçmiş, şimdiki zaman, geniş zaman, gelecek zaman kiplerine verilen genel ad: gel-di, gel-miş, gel-i-yor, gel-ir, gel-ecek gibi.

Dilek kipi : Türkçede -se eki ile kurulan ve dileme kavramı veren kip.

Emir kipi : Fiilin yapılmasını dileyen veya emreden isteme kipi.

Gelecek zaman kipi : Fiilin belirttiği zaman kavramının, içinde bulunulan zamandan sonraya ait olduğunu sınırlı bir biçimde gösteren, -ecek ekiyle kurulan kip: Geleceğim, geleceksin gibi.

Gereklilik kipi : Fiilin yapılması gerektiğini belirten, -malı / -meli ekiyle kurulan isteme kipi: Gelmeliyim, gelmelisin, gelmeli, gelmeliyiz, gelmelisiniz, gelmeliler gibi.

Haber kipi : Bildirme kipi.

Şart kipi : Bir oluş ve kılışın şart biçiminde düşünüldüğünü anlatan, dilek görevi de yapan tasarlama kipi.

Diğer dillerde Kipçe özümleme anlamı nedir?

Fransızca'da Kipçe özümleme nedir ? : assimilation modale