Geçmiş zaman kipi nedir, Geçmiş zaman kipi ne demek

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: görülen geçmiş zaman kipi ve duyulan geçmiş zaman kipi].

Geçmiş zaman kipi anlamı, kısaca tanımı

Kipi : Uygun, tıpatıp gelen. Şık, zarif, biçimli. Boyunduruk ortasına kayışı kaydırmamak için geçirilen ağaç. Kayışın kaymaması için boyunduruğun ortasına geçirilen ağaç parçası

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Geçmiş : Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.

Geçmiş zaman : Fiilin belirttiği zaman kavramının, içinde bulunulan zamandan önceye ait olması, mazi. Ali geldi, Ahmet bu havada İstanbul 'a gidip gelmiş gibi.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Duyulan geçmiş zaman kipinin hikayesi : Duyulan geçmiş zamana ilişkin bir oluş ve kılışı yine geçmiş zamana aktararak anlatan kip. Esas fiile -mIş/-mUş kip eki ile i- ek-fiili ve -DI/-DU hikaye + şahıs eklerinin getirilmesi ile kurulur: almıştın, vermiştin, getirmişti, okumuştuk, okumuştunuz, yorulmuşlardı gibi. Ancak, bu çekim kalıbında, -mIş/-mUş ekindeki duyuma, rivayete dayanan geçmiş zamanlık işlevi iyiden iyiye zayıflamış ve görülen, bilinen bir geçmiş zaman işlevine dönüşmüştür: Daha o zamanlardan genç kadının bu yazı bir istisna gibi kabul ettiğine inanmıştı(A. H. Tanpınar, H, 190); Kendini senden, seni benden kopmaya hazırlamadığım için, giderken yakınmıştım, hatırlıyor musun? (E. Işınsu, KDA, 202); geçen yıl bu aylarda sen geziye çıkmış mıydın? o vakte kadar büyük annemizi görmemiştiniz, çünkü büyük Hanımefendi damadıyla altı sene dargın durdu (P. Safa, FH, 74); Birçok aileler şehri daha evvelden terketmişlerdi (A.H. Tanpınar, H. 19) vb.

Duyulan geçmiş zaman kipinin rivayeti : Duyulan geçmiş zaman eki -mIş/-mUş ile, rivayet eki i-miş>-miş’in arka arkaya getirilmesiyle oluşturulan birleşik kip. Geçmiş zamanda gerçekleşmiş bir oluş ve kılışın duyuma dayanan anlatımıdır: gör-müş-müş-üm, gör-müş-müş-sün, gör-müş-müş ve benzerleri Dün akşam kardeşim beni evlerine beklemişmiş. Dışarda ay çıkmışmış, ay ışığı denize vurmuşmuş, arka taraça püfür püfür esiyormuş (H. Taner, Şişhaneye Yağmur Yağıyordu, s. 194). Meğer siyah renkli ağalar: “Günün birinde satılıp da bu esircinin eline düşersek bizden büyük hınç çıkarır” diye ürkmüşlermiş (S. Birsel, Boğaziçi Şıngır Mıngır, s. 182) vb.

 

Görülen geçmiş zaman kipi : Fiilin karşıladığı oluş ve kılışın geçmişte kişinin görgüsü ve bilgisi altında olup bittiğini anlatan zaman. Türkçede görülen geçmiş zaman -DI/-DU ekiyle kurulur. ||. tek. şah. geldim (<gel-di-m), ||. tek. şah. geldin (<gel-di-n), ||. tek. şah. geldi (<gel-di), ||. çokl. şah. geldik (<gel-dik), ||. çokl. şah. geldiniz (<gel-di-niz), ||. çokl. şah. geldiler (<gel,di-ler) ve benzerleri örnekler: Ayna ona, cesaret ve güven veren çizgilerle gülümsedi (T. Buğra, Yalnızlar, s. 113). Ben aldım. Okuyup da ne olacaktı sanki… okuyanları da gördük. İkiz mi doğurdular, yoksa ilkleri hep oğlan mı oldu? (T. Buğra, Yalnızlar, s. 182). Umduk, bekledik, düşündük. Hangi şey umduğumuza uygun düştü (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından I, s. 13). Hayretimi görerek güldü. Çok dalgındın. Geldim, yanına oturdum. Haber almadım, dedi ve gözleri örtülü öne bakarak devam etti (Y. K. Karaosmanoğlu, göst. e., III, s. 21) vb.

Görülen geçmiş zaman kipinin hikayesi : Geçmiş zamanda gerçekleşmiş bulunan ve tarz bildiren bir oluş ve kılışın yine geçmiş zamana aktarılarak anlatılması. Eki -DI/-DU’dur. Bu birleşik kip, çekimde iyelik kökenli şahıs ekleri alır: bildi-y-di-m, bildi-y-di-n, bildi-y-di, bildi-y-di-k, bildi-y-din-iz, bildi-y-di-ler gibi. Ben… şey bundan yirmi beş gün önceydi. Bir gece Niko’ların hani şeyine meyhanesine gittiydim (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 138). Mühim diyeceklerim var dediydin(….) Dediydim. Var (T. Buğra, göst. e. s. 137). Barka: “sormayın kardeşler” dedi: “Çocuk dalgıçlığa girişeli bir ay ya oldu ya olmadıydı (H. Balıkçısı, Deniz Gurbetçileri, s. 48). Bu imansızın arkasından birbirimize nasıl bakıştık (F. R. Atay, Zeytindağı, s. 30) vb.

Görülen geçmiş zaman kipinin şartı : Gerçekleştiği kesin olarak görülen veya bilinen bir oluş ve kılışı şarta bağlayan birleşik kip türü. Eki -DI ise>-DI-y-sA/-DU-y-sA’dır: yaz-dı-m-sa, yaz-dı-n-sa, yaz-dı-y-sa, yaz-dı-k-sa, yaz-dı-nız-sa, yaz-dılar-sa gibi. Duydumsa da zevk almadım. İslav kederimden (Y. K. Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz, s. 43). Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı!/Bahtına lanet olsun aşmadınsa bu dağı (F. N. Çamlıbel, Han Duvarları, s. 15). Nereye gittiysek, nerede konakladıysak hep onu hatırladık vb.

Duyulan geçmiş zaman kipi : Fiilin karşıladığı oluş ve kılışı, kişinin başkasından duyduğunu, sonradan gördüğünü veya farkında olmadan işlediğini anlatan, içinde şekil ve zaman kavramı taşıyan kip. Türkçede -mIş/-mUş ekleriyle kurulur: || tek. şah. uyumuşum (<uyu-muş-um) tek. şah. uyumuşsun (<uyu-muş-sun) tek. şah. uyumuş (<uyu-muş) çokl. şah. uyumuşuz (<uyu-muş-uz) çokl. şah. uyumuşsunuz (<uyu-muş-sunuz) çokl. şah. uyumuşlar (<uyu-muş-lar) Örnekler: Bütün bir milletin muhayyelesidir ki ona, asırlarca süren bir murakabe sonunda nihayet bu sureti vermiş (Y.K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından: Muradiye, s. 91). Yüzünü ekşitmiş ve Aman Yarabbi Galiba sen onu yemeden methetmişsin, demiş (A.Ş. Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları, s. 12). Kitap okurken uyuyakalmışsın. Bahar gelmiş, ağaçlar yeşil fistanlarını giymiş de onlar kendilerini hâlâ uyuşukluktan kurtaramamışlar ve benzerleri Karşıtı görülen geçmiş zaman kipi’dir.

Görülen geçmiş zaman : [Bakınız: görülen geçmiş zaman kipi].

Duyulan geçmiş zaman : [Bakınız: duyulan geçmiş zaman kipi].

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Duyu : İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.

Diğer dillerde Geçmiş yapılı şimdikilik anlamı nedir?

Fransızca'da Geçmiş yapılı şimdikilik nedir ? : prétérito-présent