Geçmiş zaman nedir, Geçmiş zaman ne demek

Geçmiş zaman; bir dil bilgisi terimidir.

  • Fiilin belirttiği zaman kavramının, içinde bulunulan zamandan önceye ait olması, mazi. Ali geldi, Ahmet bu havada İstanbul 'a gidip gelmiş gibi

Dil bilgisi olarak anlamı:

Eylemin belirttiği zaman kavramının, içinde bulunulan zamandan önceye ait olması. Türkçede bu zaman, belirli geçmiş ve belirsiz geçmiş kipleri olarak iki türlüdür: Ali geldi; Ayşe hiç bir şey söyleyemedi ; Ahmet bu havada İstanbul'a gidip gelmiş ve benzeri

Gramer anlamı:

Bir kılış veya oluşun meydana gelişinin şimdiki zamandan önceye ait olması. Görülen geçmiş zaman ve duyulan geçmiş zaman olarak iki kipi vardır: Aynaya koştu. yüzünün sol tarafı şişmiş (P. Safa, Mahşer, s. 288). Kendinizi denize attınız ha? (P. Safa, göst.e., s. 312). Gülsüm o gece, kalfanın odasında o kadar dua etti ve ağladı ki, ferahlığı belki bir hafta sürdü (R. N. Güntekin, Kızılcık Dalları, s. 96). Kuvvetini ve haklarını düşünmemişsin bile (T. Buğra, Yalnızlar, s. 2). Çanakkalede omuzlarınızdan her dakika üç kurşun geçmiş. Sormamışsınız (P. Safa, göst.e., s. 199). ve benzeri

Bilimsel terim anlamı:

Geçmiş zaman Türkçede iki şekilde olur: Ya Gördü, Gitti gibi -di'li geçmiş zaman veya Görmüş, Gitmiş gibi -miş'li geçmiş zaman. Birincisi yakından olan bir bilgiyi, ikincisi ise başkasından duyulan veya farkına varılmadan yapılmış olan bir işin haberini vermeğe yarar. Fransızcada da iki türlü geçmişlik var: BELİRLİ veya YALIN ve BELİRSİZ veya BİLEŞİK (P. défini ou simple et p. indéfini ou composé). Bunlardan başka alışkı geçmişliği de var. Bak Alışkı geçmişliği.

 

Azerbaycan Türkçesi: keçmiş zaman; Türkmen Türkçesi: öten zamaan; Gagauz Türkçesi: geçmişzaman; Özbek Türkçesi: otgan zamón; Uygur Türkçesi: ötkän zaman; Tatar Türkçesi: ütkän zaman; Başkurt Türkçesi: ütkän zaman; Kmk: getgen zaman; Krç.-Malk.: ozgan zaman; Nogay Türkçesi: ozganzaman; Kazak Türkçesi: ötkeň şak; Kırgız Türkçesi: ötkön çak; Alt:: ötkön öy; Hakas Türkçesi: irtkeň tus;Tuva Türkçesi: e'rtkeň üye; Şor Türkçesi: ertkeň tem; Rusça: proşedşeye vremya

İngilizce'de Geçmiş zaman ne demek? Geçmiş zaman ingilizcesi nedir?:

past tense

Osmanlıca Geçmiş zaman ne demek? Geçmiş zaman Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mazi

Geçmiş zaman hakkında bilgiler

Geçmiş zaman, dil bilgisinde şu andan ya da geçmiş veya gelecekteki herhangi bir olaydan önce yaşanmış bir olayı veya durumu anlatan zamandır. Bazı dillerde, örnek olarak Mandarin Çincesinde fiillerin geçmiş zaman formları/çekimleri yoktur. Bazı dillerde ise zaman kip ile karışık biçimde ifade edilir.

Türkçede görülen geçmiş zaman ve duyulan geçmiş zaman olmak üzere iki geçmiş zaman bulunur.

Geçmiş zaman ile ilgili Cümleler

  • "-mış, -miş, -muş, -müş" öğrenilen geçmiş zaman ekleridir.
  • "-mış, -miş, -muş, -müş" duyulan geçmiş zaman ekleridir.
 

Geçmiş zaman kısaca anlamı, tanımı:

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.

Zaman : Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Dönem, devir. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Belirlenmiş olan an. Çağ, mevsim.

Geçmiş zaman görünümü : Belirsiz geçmiş zaman eki almış fiille yardımcı fiilin veya başka bir fiilin birlikte kullanılmasından ortaya çıkan ve olayın tamamlanmış olduğu kavramını veren görünüm: Gelmiş olmak, gitmiş olmak, vermiş bulunmak gibi.

Geçmiş : Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi. Arkada kalan hayat. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Çürümeye yüz tutmuş. Geçme işini yapmış. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları.

Geçmiş zaman sıfat fiili : Geçmiş zaman kavramı veren ve isim, sıfat gibi kullanılan, -dik veya -miş ekleriyle kurulan sıfat-fiil: Bildiklerinizi anlatın. Tanıdık adam. Geçmişi saygıyla anıyoruz cümlelerindeki bildik, tanıdık, geçmiş birer geçmiş zaman sıfat-fiilidir.

Kavram : Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu. Karın zarı, periton.

Hava : Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Çevreyi kuşatan boşluk. Keyif, âlem. Gökyüzü. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Çekicilik. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Esinti. Tarz, üslup. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Müzik parçalarında tür. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik.

İstanbul : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bilgi : Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Bilim. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf.

Gelecek : Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati. Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Geçmiş zaman kipi : [Bakınız: belirli geçmiş zaman kipi ve belirsiz geçmiş zaman kipi] [Bakınız: görülen geçmiş zaman kipi ve duyulan geçmiş zaman kipi]

Geçmiş zaman ortacı : Geçmiş zaman kavramı veren ve ad, sıfat gibi kullanılan ortaç. Türkçede bu ortaç, -dik veya -miş ekleriyle kurulur: Bildiklerinizi anlatın; Tanıdıklarınızı çağırın; Tanıdık adam; Bildik kimse kalmadı; Okuduğum kitap; Yazdığın mektup; Oturduğu ev; Geçmişi saygıyle anıyoruz; Pişmiş aşa soğuk su katma; Bitmemiş Senfoni vb.

Geçmiş zaman sıfat-fiili : Geçmiş zaman kavramı veren ve isim, sıfat gibi kullanılan, -dik veya -miş ekleriyle kurulan sıfat-fiil: Bildiklerinizi anlatın. Tanıdık adam. Geçmişi saygıyla anıyoruz cümlelerindeki bildik, tanıdık, geçmiş birer geçmiş zaman sıfat-fiilidir. Fiilin -DIk/-DUk veya -mIş/-mUş ekleriyle geçmiş zamana bağlı olarak ad vey sıfat gibi kullanılan şekli: Fazla acıkmış insanlar gibi, ne verirlerse, bakmadan yutuyor ve memnun oluyordu (R. N. Güntekin, Kızılcık Dalları, s. 99). Zengin olmayı gözüne koymuş bir adam değilim (P. Safa, Mahşer, s. 179). Nihad, romancının koluna girerek ona ne olduğunu ne bittiğini, o zamandan sonra ne yaptığını ve Şehzadebaşı’na niçin geldiğini son tiyatro macerasına kadar anlattı (P. Safa, Mahşer, s. 211). vb. bk. sıfat-fiil.

Diğer dillerde Geçmiş zaman anlamı nedir?

İngilizce'de Geçmiş zaman ne demek? : n. past, eld, lang syne, preterit, preterite, past tense

Fransızca'da Geçmiş zaman : parfait [le], passé [le]

Almanca'da Geçmiş zaman : n. Präteritum, Vergangenheit

Rusça'da Geçmiş zaman : n. перфект (M)