Eld türkçesi Eld nedir

Eld ile ilgili cümleler

English: Ali was elderly.
Turkish: Ali yaşlıydı.

English: Ali's elderly.
Turkish: Ali yaşlı.

English: Ali respects his elders.
Turkish: Ali büyüklerine saygı gösterir.

English: Ali gave his seat to an elderly lady.
Turkish: Ali yaşlı bir bayana koltuğunu verdi.

English: An old man entered the old church with his elder son, his younger daughter and her little baby.
Turkish: Yaşlı bir adam, büyük oğlu, küçük kızı ve küçük bebeği ile eski kiliseye girdi.

Eld ingilizcede ne demek, Eld nerede nasıl kullanılır?

Eldbit : Görül olabilirlik veri tabanlı bilgi kuramsal tahminci.

Elder : Kıdemli. Mürver ağacı. Mürver. İtibarlı kişi. Ata. Kıdemli kimse. Yaşça büyük kimse. (yaşça) büyük. Yaşlı. Yaşlı kimse.

Elder berry : Mürver.

Elder brother : Ağabey. Büyük kardeş.

Elder sister : Bacı. Büyük bacı. Abla.

Eldest hand : Usta. Üstat. Tecrübeli kimse. Eski kurt.

Elding : Geçmiş zaman. İleri yaş.

Elderberry : Mürver ağacının meyvesi.

Eldership : Kıdemli olma. Daha yaşlı olma. Kıdemlilik. Daha ileride olma. Eski olma. Yaşça daha büyük olma.

Elderberries : Mürver ağacının meyvası. Bu ağaçtan elde edilen böğürtlen benzeri meyve (şarap yapımında kullanılır). Mürver. Mürver ağacı (elder olarak da yazılır). Siyah mürver ağacı. Avrupa mürver ağacı. Mürver ağacı. Mürver ağacının dutu.

 

İngilizce Eld Türkçe anlamı, Eld eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eld ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sixties : Altmış kişilik takım. Altmışlı yıllar. Altmışlar. Altmışlı yaşlar.

Second childhood : Bunama. İkinci çocukluk. Bunaklık.

Senility : İkinci çocukluk. Yaşlılık zafiyeti. Dermansızlık. Güçsüzlük. Bunaklık. İhtiyarlık. Yaşlılık, ihtiyarlık, güçsüzlük. Bunama. Senilite.

Age : Eskimek. Yaşlanmak. Yıllanmak. Erginlik. Reşit olma. Yıpratmak. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Yaşlandırmak. Çağ.

Dotage : Bunama. Düşkünlük. Bunaklık. Tutku. Dotaj. Yaşlılığa bağlı unutkanlık. İhtiyarlık. İkinci çocukluk.

Life : Canlılık. Hareket. Can. Hayat. Can katan kimse ya da şey. Ömür boyu. Canlı. Yaşantı. Durmuş. Hayatla ilgili.

Past : Geçmişte kalan. Bitmiş. Mazi. Dün. Geçmiş. Dilb.geçmiş. -sız. Bir kimsenin geçmişi. Eski. Yanından geçerek.

Former times : Geçmiş. Eski günler. Eski zamanlar.

Simple past tense : -di'li geçmiş zaman.

Eld synonyms : mid eighties, life time, drinking age, mid nineties, mid sixties, mid seventies, geezerhood, elds, the past tense, preterite, past tense, elding, legal age, time of life, lang syne, majority, age of consent, minority, voting age, lifespan, preterits, eighties, nineties, lifetime, old age, pasts, nonage, years, preterit, seventies.

 

Eld zıt anlamlı kelimeler, Eld kelime anlamı

Majority : Rüşt. Fark. Ekseriyet. Oy çoğunluğu. Reşitlik. Yetişkinlik. Erginlik. Çoğunluk. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Rüşt yaşı.

Minority : Azlık. Gayrireşitlik. Hukuk, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Azınlık. Azınlık oyu. Reşit olmama. Ergin olmama. Yetişkin olmama. Ekalliyet.

Eld ingilizce tanımı, definition of Eld

Eld kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To grow old. Age. To age. Esp., old age. To make old or ancient. Old.