Eldership türkçesi Eldership nedir
- Daha ileride olma.
- Eski olma.
- Yaşça daha büyük olma.
- Kıdemli olma.
- Daha yaşlı olma.
- Kıdemlilik.
Eldership ingilizcede ne demek, Eldership nerede nasıl kullanılır?
Elders and betters : Yaşlı ve deneyimliler. Yaşlı ve daha tecrübeli olan kimseler.
Elders : İhtiyar heyeti. Büyükler. Yaşlılar.
Fielders : Meydancı (kriket). Meydancı kriket. Dış meydanı oyuncusu.
Infielders : Orta saha oyuncusu (beyzbol).
Midfielders : Orta saha oyuncusu.
Cato the elder : Cato the censor (denetçi cato) (iö 234 - iö 149). Roma'nın tarihini ilk yazan yazar. Romalı bir devlet adamı ve meşhur bir asker. Marcus porcius cato. İhtiyar cato.
Elder brother : Büyük kardeş. Ağabey.
Elder sister : Bacı. Büyük bacı. Abla.
Shielders : Koruyucu. Koruyan kimse. Koruyan. Savunucu.
Wielders : Sağa sola sallayan kimse. Sallayan kimse. Etkili denetimci. Kontrolcü (güç, otorite vs). Yöneten. Hükümdar. Etkili kullanıcı (araçlar, silahlar vs). Savuran kimse. Kontrol eden.
İngilizce Eldership Türkçe anlamı, Eldership eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eldership ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Billet : Vazife. Çelik çubuk. Konak yeri. Pusula. Konaklama yeri. Ödev. Konaklatmak (askeri terim). Yerleştirmek. Kışla. Kütük.
Spot : Benek. Yerleştirmek. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Saçmak. Alacalamak. Görmek. Nokta. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Yerine koymak. Fark etmek.
Position : Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Durmak (bir yerde). Oyuncuların alanda yer alış durumu. Rütbe. Yer. Bir dizgide, bir damganın oturabildiği ve bir sıra sayısınca tanıtılabilen her bir yer. Konum. Koymak. Memuriyet. Konumlanmak.
Priority : Öncelik. Öncelik hakkı. Bilgisayar, bilişim, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Rüçhan. Önemli. Öncelikli şey. Bir bilgisayara verilen görevlerin işleme konma sırasını belirlemede işletim dizgesince göz önünde tutulmak üzere tanımlanan belirteç. dizgeyi oluşturan donanım birimlerinden gelen uyarıları tutarlı biçimde işleyebilmek üzere tanımlanan sıradüzen. Paris birliği anlaşması'na göre, bir yıllık kütüğe yazım süresi. Bir şeyi ötekine karşı yeğleme, üstün tutma. diğer nesnelerden daha üstün tutulan.
Post : Sonrası. Afişe etmek. Direk. Bildirmek. Bilgi vermek. Posta ile göndermek. Sonra. Makam. Posta. Vazifelendirmek.
Seniorities : Üstlük. Öncelik. Yaşça büyüklük. Kıdem. Büyüklük. Eskilik. Bayrılık. Bir işte daha deneyimli ve daha eski olma.
Seniority : Büyüklük. Bir işte daha deneyimli ve daha eski olma. Çalışanın bir işte çalıştığı süre. Öncelik. Bayrılık. Kıdem. Yaşça büyüklük. Üstlük.
Berth : Görev. Rıhtıma bağlamak. Demir yeri. Rıhtıma yanaşmak. Palamarla bağlamak. Açıklık. Yatacak yer bulmak. Limana girmek. Yatak yer vermek. Gemici ranzası.
Office : Bakanlık. Atölye. Ofis. Ajans. Yazıhane. Bölüm (orun). Ticarethane. Kalem. Sorumluluk. İma.
Eldership synonyms : senior status, place, situation.
Eldership ingilizce tanımı, definition of Eldership
Eldership kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Seniority. The state of being older.

Bu kısımda Eldership kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eldership ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eldership anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eldership ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.