Şura nedir, Şura ne demek

Şura; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Anlatana veya söyleyene göre biraz uzakta olan yer, şu yer
  • Bir alanla ilgili olarak oluşturulan danışma kurulu.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Şuraya.

Arapça kökenli şûrâ: şûra.

Şura ile ilgili Cümleler

  • Hemen şurada oturuyorum.
  • Şuraya oturmuştu.
  • Problem şurada ki sen neyden vazgeçebilirsin?
  • Şuradaki arkadaşına sor istersen.
  • “Bir incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerle şunun şurasında ne var ki ağzımızın tadını kaçırıyorsunuz?”
  • Lütfen bu taşı buradan şuraya taşıyın.
  • Bu bisiklet benim. Seninki şurada.
  • Milli eğitim şûrası. Sağlık şûrası.
  • Şuradakine bak.
  • Şurayı temizler misin?
  • Şuradakini görebiliyor musun?
  • Şuraya bak.
  • Bu kayayı buradan şuraya taşı lütfen.
  • Şuraya otur bakalım.
  • Şuradaki sarışını görüyor musun?
  • Şurada oturan kız kim?

Şura ile ilgili Atasözü veya Deyim

şunun şurası : küçümseme, azımsama anlatan bir söz.

şurada burada : birçok yerde, rastgele yerde.

şuradan buradan : birçok yerden, rastgele yerden her konudan.

Şura anlamı, tanımı

Şural : Teyel. Teğel

Şurallamak : Teyellemek. Teğellemek. Teğellemek; iri aralıklarla dikmek.

Şurarlamak : Teyellemek.

Şuratan : Oluk.

Şuracık : Yakın ve belirli bir yer.

Şuracıkta : Yakın ve belirli bir yerde.

 

Şurada : Şu yerde.

Şuralı : Şu yerin halkından olan, şu yöreden olan.

Şuralı buralı : Değişik yerlerden olan.

Şurası : Şu yer. Şu.

Danışma kurulu : Kimi sorunlarla ilgili konuların danışılıp tartışıldığı kurul.

Söyleyen : Çok konuşan, konuşkan. Muhatap, kendisine söz söylenen.

Danışma : Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Arapça : Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

Danış : Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması, müşavere.

Biraz : Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

Diğer dillerde Şube kitaplığı anlamı nedir?

İngilizce'de Şube kitaplığı ne demek ? : branch library