Şurallamak nedir, Şurallamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Teyellemek.

Teğellemek.

Teğellemek; iri aralıklarla dikmek.

Şurallamak tanımı, anlamı

Şura : Anlatana veya söyleyene göre biraz uzakta olan yer, şu yer. Bir alanla ilgili olarak oluşturulan danışma kurulu. Şuraya. Arapça kökenli şûrâ: şûra

Şural : Teyel. Teğel.

Teğellemek : Koşmak.

Teyellemek : İki parçayı eğreti olarak seyrek dikişle elde dikmek, ilintilemek, ilgilemek.

Teyelleme : Teyellemek işi.

Aralıkla : Aralıklı bir biçimde.

Dikmek : Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

Aralık : Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

 

Teyel : Seyrek ve eğreti dikiş.

Aralı : Uzak: Bu iki taş birbirine çok aralı. Aralıklı, uzak. Uzak.

Dikme : Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.

Teye : Destek. Destek, dayak.

Aral : Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.

Teğe : Bitki dalları. bitki dalı. Paralel, başabaş.

İri : Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı.

Diğer dillerde Şube kitaplığı anlamı nedir?

İngilizce'de Şube kitaplığı ne demek ? : branch library