Ağmak nedir, Ağmak ne demek
- Sarkmak, aşağıya inmek

- Yük vb. şeyler bir yana eğilmek.
- Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.
"Ağmak" ile ilgili cümle
- "Ay oldum âleme doğdum, bulut oldum göğe ağdım." - Yunus Emre
- "Hiç konuşmadan güneş batıya ağıncaya dek çalıştılar." - R. N. Güntekin
Ağmak tanımı, anlamı:
Ağma : Akan yıldız. Ağmak işi.
Sarkmak : Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak. Yolunu uzatmak, uğramak. Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek.
İnmek : Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. İnme gelmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. Yıkılmak. Vurmak. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Ağmak. Konaklamak. Değeri düşmek. Sayısı azalmak. Alçalıp eski durumuna dönmek. Uzamak, ulaşmak. Fiyatı düşürmek.
Eğilmek : Bir yana doğru eğik duruma gelmek. İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek. Bir işi önemseyip ele almak.
Yükselmek : Aşaması artmak. Unvan, rütbe vb. ilerlemek. Fiyat, çoğalmak. Yükseğe çıkmak. Yüce duruma gelmek, yücelmek. Güçlenmek, şiddetlenmek. Artmak.
Çıkmak : Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Vermeye katlanmak. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Yerinden oynamak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Belirmek, tanınmak. Ay, Güneş görünmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Görünür veya belli bir durumda bulunmak. Büyük abdest bozmak. Ay veya mevsim geçmek. Erişmek, görmek. Yayımlanmak. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Bulaşmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Yayılmak, duyulmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Gerçekleşmek. Flört etmek. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Giderilmek, yok olmak. Verilmek. Gelmek. Mal olmak. Oluşmak, olmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Süresi dolduğunda ayrılmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bitmek, büyümek, sürmek. Binaya kat eklemek. Unutmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yeni yetişip satışa sunulmak. Yapılmak, yürümek. Olmak, bulunmak, var olmak. Eksilmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Piyasaya sürülmek. Sıyrılmak, ayrılmak. Sesini yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Yükselmek, artmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak.
Yukarı : Yetkili kimse. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Benzerleri arasında üstte bulunan. Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı.
Doğru : Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Yakın, yakınlarında. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. İki nokta arasındaki en kısa çizgi. Gerçek, hakikat. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
Diğer dillerde Ağmak anlamı nedir?
İngilizce'de Ağmak ne demek? : to hang down; to rise, to ascend

Bu kısımda Ağmak nedir? Ağmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ağmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ağmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.