Ablush türkçesi Ablush nedir

  • Kızarmış yüzlü.

Ablush ingilizcede ne demek, Ablush nerede nasıl kullanılır?

Nablus : Batı şeria'da filistin yönetimi kontrolünde bulunan şehir (ibranice'de shechem olarak bilinen).

Ablude : Farklı olmak. Değişik olmak.

Abluent : Temizlik için kullanılan deterjan. Temizleyici. Deterjan.

Ablute : Yıkamak. Yıkanmak.

Abluted : Yıkanmış. Tamamen yıkanıp temizlenmiş.

Ablution : Yıkanma. Aptes. Temizleme. Yıkama. Abdest. Gusül. Boy abdesti.

Ablastemic : Filizlenmeyen. Filizlenme ile ilgili olmayan.

Ablutionary : Vücudu yıkamakla alakalı. Bedeni yıkayan.

Ablactate : Sütten kesmek. Bir çocuğa veya genç bir hayvana anne sütü emmeyi bıraktırmak. Vazgeçirmek.

Ablutions : (ingiliz ingilizcesi) askeri bir üsteki banyo ve tuvalet imkanlarının bulunduğu bina (ordu argosu).

İngilizce Ablush Türkçe anlamı, Ablush eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ablush ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get rid of : Başından savmak. Öldürmek. Sepetlemek. -den kurtulmak. Yakayı sıyırmak. Kurtulmak. Bir şeyden kurtulmak. Yakasını sıyırmak. Savuşturmak. Savmak.

Discolor : Rengi değişmek. Rengini değiştirmek. Leke. Rengini bozmak. Lekelemek. Soldurmak. Bozmak. Solma. Solmak.

Abrogate : Yürürlükten kaldırmak. Feshetmek. Son vermek. Lağvetmek. İptal etmek. Kaldırmak. İlga etmek.

 

Crimson : Kıpkırmızı olmak. Kızıl. Kıpkırmızı. Koyu kırmızı renk. Alamecek. Koyu kırmızı. Fes rengi. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, doğu akdeniz, ırak, iran ve türkistan ile fas ve cezayir'de yaşayan, 15 cm kadar uzunlukta, ergin erkeklerde başın tepesi siyah, enine ince pas rengi çizgili, ense ve boynun yanları kum rengi olan bir tür. kızıl şakrak. Kan kırmızı. Al al.

Color : Renközü. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Üçlü benek. Bkz.colour. Renk değiştirmek. Halkbilimin en önemli konularından biri olan, insanlık çapında geniş bir uygulama alanı bulan, her toplumun kendi anlayış, yaşantı, gelenek ve göreneklerine göre doğa, doğaüstü ve kültürel olayları simgeleştirmekte kullanılan doğal oluşum, bk. halkbilim, gelenek, görenek, doğa, simge. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Boyamak. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum. Boya.

Cashier : Kasiyer. Atmak. Vezneye giren ve çıkan paraların sayışımını, yazılımını yapan ve bunların sonucundan sorumlu tutulan kişi. Veznedar. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Kasadar. Kovmak. Vezneci (bankada). Vezneci.

 

Discolour : Lekelemek. Bozmak. Soldurmak. Leke. Boyamak. Rengini bozmak. Bozulmak. Solmak. Solma. Rengini değiştirmek.

Colour : Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Doğrudan ya da üzerine düştüğü nesnelerde yansıma, kırılma, soğurulma gibi olaylar sonucu göze ulaşan ışığın, dalga boyuna göre bilinçte uyandırdığı imge. belli bir dalga boyundaki elektromıknatıssal ışınımın niteliği. Renk vermek. Nüans. Renk değiştirmek. Etkilemek. Yüzü kızarmak. Ten rengi. Maske.

Flush : Coşturmak. Sifon. Kızartmak. Basınçlı su ile temizlemek. Kanatlanıp uçmak. Parası bol. Yüzü kızartmak. Boşlukları doldurup sıvamak. Yüz kızarması.

Redden : Kızartmak. Kızarmak. Kızıllaşmak. Kırmızılaştırmak. Kırmızılaşmak.

Ablush zıt anlamlı kelimeler, Ablush kelime anlamı

Establish : Belirlemek. Tesis etmek. Kabul ettirmek. Tanıtmak. Saptamak. Kanıtlamak. Yerleştirmek. Koymak. Oluşturmak. Pekiştirmek.

Fauna : Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Hayvan topluluğu. Hayvanat. Hayvanların yaşadığı bölge. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Fauna. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar.

Ablush ingilizce tanımı, definition of Ablush

Ablush kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Blushing. Ruddy.