Absolute surplus value türkçesi Absolute surplus value nedir

  • Üretim koşulları aynı kaldığı halde emekçinin çalışma süresinin, yani toplumsal açıdan gerekli emek zamanının uzatılmasıyla elde edilen artık değer. krş. göreli artık değer.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Salt artık değer.
  • Mutlak artık değer.
  • Mutlak artı değer.

Absolute surplus value ingilizcede ne demek, Absolute surplus value nerede nasıl kullanılır?

Absolute : Kayıtsız şartsız. Saltık. Saf. Saf, karışım göstermeyen, temiz, absolü. Mükemmel. Müstakil. Tam. Absolü. Salt. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği.

Surplus : Artan. Artık. Bir ekonominin kendini yeniden üretebilmesi için gerekli olandan daha fazla üretim yapması. Fazlalık. Gereğinden fazla. Aşırı. Üretim fazlası. Artakalan miktar. Fazla. Bolluk.

Value : Mallar arasındaki değişim oranı. bir özdeğin para ile nitelendirilen değeri. ekonomik değer. bir mal değişiminde, karşılık olarak alınan başka bir mal niceliği. Kıymetini bilmek. İtibar. Önem. Değer biçmek. Değer vermek. Değerlendirmek. Değerini bilmek. Göz ardı etmemek.

Surplus value : Artı değer. Artık değer. Fazla değer. Değer fazlası. Marksist kuramda emeğin, değişken sermayenin üzerinde üretime kattığı ve kapitalistin el koyduğu değer, diğer bir deyişle iktisadi artığın kaynağı emeğin yarattığı değerin karşılığını alamadığı kısmı. krş. net ürün.

 

Surplus value theory : Kapitalist üretimin artık değer ve dolayısıyla emeğin sömürüsüne dayandığını ifade eden ve karl marx tarafından geliştirilen kuram. Artık değer kuramı.

Relative surplus value : Buluşlar ve yeniliklerin üretim sürecine uygulanmasıyla toplumsal açıdan gerekli emek zamanının kısaltılması, diğer bir deyişle emeğin üretim gücünün ya da verimliliğinin artırılmasıyla elde edilen artık değer. krş. salt artık değer. Göreli artı değer. Göreli artık değer.

Theory of surplus value : Artık değer kuramı. Kapitalist üretimin artık değer ve dolayısıyla emeğin sömürüsüne dayandığını ifade eden ve karl marx tarafından geliştirilen kuram. Fazla değer kuramı. Artık değer teorisi.

Rate of surplus value : Marksist kuramda, sermayenin emek gücünü sömürme derecesini gösteren ve artık değerin değişken sermayeye bölünmesiyle hesaplanan oran. Artık değer oranı. Artı değer oranı.

İngilizce Absolute surplus value Türkçe anlamı, Absolute surplus value eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Absolute surplus value ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Absolute surplus value synonyms : a shift in individual demand, a change in individual demand, ability rent, a group shares, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures.