Absorbed in türkçesi Absorbed in nedir

  • Tüm dikkatini belirli bir şeye yoğunlaştırmak.
  • Kendini vermek.
  • Dalmak (bir işe).
  • Meşgul olmak.
  • (bir işe) gömülmek.
  • (bir işe) dalmak.

Absorbed in ile ilgili cümleler

English: He is absorbed in his research.
Turkish: O, araştırmasına dalmış.

English: He is absorbed in his work.
Turkish: O tüm dikkatini işine vermiş.

English: Ali seems to be absorbed in thought.
Turkish: Ali düşünceye dalmış gibi görünüyor.

English: Ali is absorbed in his work.
Turkish: Ali tüm dikkatini işine verir.

English: Ali got so absorbed in his work that he forgot to eat.
Turkish: Ali işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.

Absorbed in ingilizcede ne demek, Absorbed in nerede nasıl kullanılır?

Absorbed : Absorbe. Tüm dikkatini bir şeye vermiş. Mahsup edilmiş. Tüm dikkatini bir noktaya çevirmiş. Soğurulmuş. Dikkatini vermiş. Belertilmiş. Dalmış. Emilmiş.

In : İçeri doğru yönelen. Dahili. Mevsimi gelmiş. İçine. Olarak. Gelmiş olan. İç. İktidardaki. De. Tutulan.

Be absorbed in : Tüm dikkatini bir şeye vermiş olmak. Dalmak.

Be absorbed in a book : Bir kitap tarafından esir alınmak. Bir kitaba dalmak.

Be absorbed in book : Bir kitaba dalmak. Bir kitap tarafından esir alınmak. Kitap okumakla meşgul olmak.

Absorbed dose : Emilen doz. İyonlaştırıcı ışınımla maddeye aktarılan ortalama enerji de'nin, bu maddenin kütlesi olan dm'ye oranı (d). d=de/dm soğrulmuş doz sı birimi "joule" olup, gray (gy) ile belirtilir. eski birim rad idi.1gy=1j.kg¯¹ = 100 rad. Emilmiş doz. Radyasyonun emilen dozu. Soğrulmuş doz.

 

İngilizce Absorbed in Türkçe anlamı, Absorbed in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Absorbed in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give oneself over : Kendini bırakmak. Kendini alamamak.

Apply : Aygıtları kullanmak. Uygulamaya koymak. Uygun düşmek. Başvurmak. Kullanmak. İlgili olmak. Uğraştırmak. Gitmek (birine).

Keep to : Sadık olmak. Bağlı kalmak.

Engage in : İle uğraşmak. Kalkışmak. Bir işe girişmek. İle iştigal etmek. Çarpışmaya girmek. İle ilgilenmek. İle meşgul olmak. Kendini kaptırmak. Uğraşmak.

Be at something : Başında olmak.

Be into : Merak salmak. İlgili olmak. İlgilenmek.

Be active : Canlı olmak. Faal olmak. Enerjik olmak. Faaliyet göstermek. Faaliyette olmak. Etkin olmak. Hareketli olmak. Aktif olmak.

Devoting : -e hasretmek. Ayırmak. Hasretmek. Tahsis etmek. Vakfetmek. Adamak. Vermek.

Devote oneself to : -e hayatını koymak. Vakfetmek. Kendini adamak. -a tüm kaynaklarını tahsis etmek. -e baş koymak. Bir dava veya proje uğruna hayatını adamak. -e tüm enerjisini harcamak. -a kendini adamak.

Absorbed in synonyms : apply oneself, given way, resign, devotes, deals, attend to, be busy, dealt, deal, devote, abandon oneself, be caught up in, give way, deal in, gave way, be occupied with doing, concern oneself, be absorbed, busy oneself, pore over, be about.