Acidophil türkçesi Acidophil nedir
- (biyoloji terimi) asit boyalarını kolayca emen.
- Asidofil.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Asit seven, asit boyalara karşı bir çekimi olan, asit ortamlarda yetişebilen. eozinofil.
- Asitli ortamda iyi büyüyen.
Acidophil ingilizcede ne demek, Acidophil nerede nasıl kullanılır?
Acidophile : (biyoloji terimi) asit boyalarını kolayca emen. Asit seven, içindeki granülleri asidik doku boyalarıyla boyanan yapı veya hücreler. stoplazmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, eozinle kolayca boyanan, bazı patolojik durumlarda sayıları artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi, eozinofil, oksifil. Asitli ortamda iyi büyüyen. Asit boyalarla kolaylıkla boyanabilen hücre, doku, mikroorganizma veya histolojik yapı. asit ortamlarda iyi derecede üretebilebilen mikroorganizma. ön hipofiz bezi lobundaki veya pankreas adacığındaki alfa hücresi. asidofilik. Asidofil.
Acidophilic : Asit seven. Asidofilik. Asitsever. Asidofil. (biyoloji terimi) asit boyalarını kolayca emen. Asit-seven. Asitli ortamda iyi büyüyen. Asidik ortamda gelişen, asidik ortamı seven. asit boyalarla kolayca boyanan. Asit boyalarla kolayca boyanan, asidofil, oksifilik. en iyi biçimde asitli ortamlarda üreyebilen, asidofil.
Acidophilic bodies : Sitosegrezom oluşumları. Asidofilik cisimcikler.
Acidophilic cells : Asidofil hücreler. İçindeki granülleri asidik doku boyaları ile boyanan hücreler. hipofiz bezinin asidofil hücreleri. eozinofil hücreler, alfa hücreleri.
Acidophilous : Asidofilus. Asidofil. Asit seven, asit boyalara karşı bir çekimi olan, asit ortamlarda yetişebilen. eozinofil.
Acidophilus yogurt : Streptococcus salivarius subsp. thermophilus, lactobacillus delbrueckii subsp. bulgaricus ve lactobacillus acidophilus veya streptococcus salivarius subsp. thermophilus ve lactobacillus acidophilus un maya olarak kullanılmasıyla elde edilen yoğurt. Asidofilus yoğurt.
Granulocytus acidophilicus : Asidofil granülosit. Eozinofil lökosit.
Lactobacillus acidophilus : Lactobacillus acidophilus. Probiyotik.
Exocrinocytus cum granulis acidophilicus : İnce bağırsakların kript epitellerinin alt kısmında bulunan piramit biçimli, iri granüllü asidofilik hücreler. insan ve otçullarda bulunan bu hücreler seröz, lizozim içeren ve glikoproteinden zengin bir sıvı salgılarlar. Paneth hücreleri.
Myelocytus acidophilicus : Eozinofil miyelosit. Promiyelositlerin bölünüp çoğalması sonucu biçimlenen asidofil hücre. çekirdekte çukurluk belirmeye başlayan bu hücrelerin bölünme güçleri bulunur.
İngilizce Acidophil Türkçe anlamı, Acidophil eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Acidophil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.
Acacia : Mimoza. Arap zamkı. Akasya. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Oxyphil : Oksifil.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.
Acidophil synonyms : aardwolf, abambulacral area, bacteria, a cells, bacterium, abramis zone, acidophilic, acidophilous, a protein, eosinophile, abo blood groups system, acidophile, aardvark.

Bu kısımda Acidophil kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Acidophil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Acidophil anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Acidophil ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.