Adolph türkçesi Adolph nedir

  • Bir erkek adı.

Adolph ingilizcede ne demek, Adolph nerede nasıl kullanılır?

Adolphactorium : Koku loplarına ait olan. Adolfaktoryum.

Adolescence : Adolesan. Ergenlik. Büyüme çağı. Yeni yetmelik. Delikanlılık. Gençlik. Ergenlik çağı. Yeniyetmelik.

Adolescence crisis : Ergenlik krizi. Genellikle ergenlik yıllarında ortaya çıkan duygusal sıkıntı.

Adolescent : Gençlik. Adölesan. Delikanlı. Yeni yetme. Ergen. Yeniyetme. Ergenlik çağında olan (genç). Genç. Ergenlik. Adolesan.

Adolescent gynecomastia : Ergenlik hormonlarının neden olduğu ergenlik çağında erkek çocuklarda görülen jinekomasti. Ergenlik jinekomastisi. Adolesan jinekomasti.

Adolf : Bir erkek adı.

Adolescents : Delikanlı. Genç. Ergenler. Yeniyetme.

Karl adolf von basedow : Tiroid hastalığının isim babası (basedow hastalığı). Karl adolf von basedow (1799-1854). Alman fizikçi.

Gadolinium : Gadolinyum.

Gadolinite : Gadolinit.

İngilizce Adolph Türkçe anlamı, Adolph eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adolph ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take up : Spor aktivitesine başlamak. Kaldırmak. Kaplamak. Başlamak. Karışmak. Yürütmek. İlgilenmek. İşgal etmek. Alıcı, gösterici, basım aygıtı vb. aygıtlarda, filmin pencere önünden geçtikten sonra sarıldığı makara. Tamamlamak.

 

Follow : Oluşmak. Peşinden gitmek. Anlamak. İzleme. Uymak. -in sonucu olmak. -in ardından gelmek. Arkasından gelmek. Hemen ardından yer almak. Dikkatle dinlemek.

Absalom : Kral david'in oğlu (incil). Kral david'in üçüncü oğlu.

Accept : Almak. Eyvallah demek. Evet demek. Normal karşılamak. Onaylamak. Hazmetmek. Katlanmak. Kabul etmek. Razı olmak. Anlamak.

Abide by : Sözünde durmak. İtaat etmek. Kararından dönmemek. Uymak. -e göre davranmak. Razı olmak. Katlanmak. -e uymak. Tutmak. Bağlı kalmak.

Abbott : Bir soyadı. Teksas eyaletinde şehir. Bir erkek ismi.

Aage : Danimarkalı fizikçi. Aage niels bohr (1922 doğumlu). 1975 yılında fizik dalında nobel kazanmıştır (niels henrik david bohr'un oğlu).

Have : Buyurmak. Yaptırmak. Olmak. Aldatmak. Göz yummak. Dolandırmak. Malik olmak. Elde etmek. Almak. Sahip olmak.

Alcott : Louisa may alcott (1832-1888). Bir soyadı. 1868'de little women (küçük kadınlar) romanını yazan amerikalı romancı. Amos bronson alcott (1799-1888). Aşkıncılık akımını savunan öğrenmenin disipline değil zevk ve hayal gücüne dayandırılması gerektiğini açıklayan amerikalı yazar ve öğretmen. Amos bronson alcott'ın kızı.

Adolph synonyms : aldous, take over, choose, abner, take, adalbert, alan, aleksey, adhere, pick out, borrow, select, aldo, stick, comply, adolf, adrian, ahikam, alban, aaron, espouse.

Adolph zıt anlamlı kelimeler, Adolph kelime anlamı

Refuse : Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Artık. Cerh etmek. Süprüntü. Geri çevirmek. Elinin tersiyle itmek. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Kabul etmemek. İzin vermemek. Reddetmek.

Give : İtiraf etmek. Yapıvermek. Bel vermek. Gitmek. Vermek. Uçlanmak. Koparmak. Dogruluğunu kabullenmek. Doğruluğunu kabullenmek. Bulaştırmak.