Adulter türkçesi Adulter nedir
- Zina yapan.
Adulter ile ilgili cümleler
English: According to many religions, adultery is a crime.
Turkish: Çoğu dine göre, zina suçtur.
English: You should not adulterate wine with water.
Turkish: Şarabı suyla bozmamalısın.
English: The milk was adulterated with water.
Turkish: Süt, su ile karıştırılmış.
English: The penis is what commits adultery.
Turkish: Penis, zina yapan şeydir.
English: The crime of adultery was abolished in 1947.
Turkish: Zina suçu 1947'de kaldırılmıştı.
Adulter ingilizcede ne demek, Adulter nerede nasıl kullanılır?
Adulterant : Saflığı bozucu madde. Karıştırılan madde. Adulteran.
Adulterants : Karıştırılan madde. Adulteran. Saflığı bozucu madde.
Adulterate : Karıştırmak. Bozmak. Yabancı madde karıştırarak. İçine yabancı madde katmak. Hileli. Karışık. Hile katmak. Değerini düşürmek. Yabancı madde katmak. Saflığını bozmak.
Adulterated : Saf olmayan. Katkılı. İçine yabancı madde karıştırılmış. Karışık. Mahlut.
Adulterated foods : Saflığı giderilmiş gıda maddesi. Katışık gıda.
Adulterers : Aldatan erkek eşini. Zina yapan kimse. Aldatan erkek. Zani. Aldatan erkek (eşini). Zina yapan erkek.
Adulterated milk : Su veya başka sıvılarla karıştırılmış olan süt. Katkılı süt. Sulandırılmış olan süt.
Adulteration : Dürüstlük ilkelerine aykırı olarak bir malın içine konulan değersiz başka bir madde ile tüketiciyi aldatma. Tağşiş. Hile. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Malın niteliğini sorma. Yemde doğal olarak bulunabilen fakat hayvanlara zararlı etki yapmayacak düzeylerde olanların dışında yemlere zehirli ve zararlı olabilecek madde, yabancı ot tohumu, besleme değeri olmayan madde, emniyetli olmayan pestisit veya kimyasal madde; tolerans sınırını aşacak miktarlarda boya, konservatif vb. katkı maddelerinin katılması; yemdeki değerli maddelerin tamamı veya bir kısmı yerine daha az değerli maddelerin katılması işlemi. herhangi bir gıdanın veya malzemenin özelliklerini bozacak bir şeyle karıştırılması, hile. Madensel paralarda bulunan değerli maden niceliğini azaltma. bazı özdeklere değeri çok düşük bazı özdekler katılması. Aldatma. Karıştırma. Seyreltme.
Adulterations : Seyreltme. Kandırma. Aldatma. Hile katma. Karıştırma. Katıştırma. Tağşiş. Malın niteliğini sorma. Hile. Dürüstlük ilkelerine aykırı olarak bir malın içine konulan değersiz başka bir madde ile tüketiciyi aldatma.
Adulterates : Saflığını bozmak. Seyreltmek. Karışık. İçine yabancı madde katmak. Bozmak. Hileli. Karıştırmak. Yabancı madde katmak. Yabancı madde karıştırarak. Değerini düşürmek.
İngilizce Adulter Türkçe anlamı, Adulter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Adulter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rusticate : Köy biçimi inşa etmek. Okuldan uzaklaştırmak (ingiliz ingilizcesi). Sade bir hayatı olmak. Rustiklemek. Köyde yaşamak. Sade bir yaşam sürmek. Basit yaşamak. Köye yerleşmek. Rustik tarzda yapmak. Kaba yontma işlemek.
Depolarise : Depolarize olmak. Kutupsallığını önlemek. Depolarize etmek. Sarsmak. Nötürleştirmek. Altüst etmek. Kutuplaşmayı önlemek. Kutupluluğunu gidermek.
Unclutter : Ayarlamak. Kargaşayı ve dağınıklığı ortadan kaldırmakr. Düzeltmek. Çeki düzen vermek. Dağınıklığı toplamak. Karışıklığı gidermek. Sıraya koymak. Düzene sokmak. Toparlamak. Düzenlemek.
Weaken : Zayıf düşürmek. Zayıflamak. Sarsmak. Güçten düşmek. Cansızlaştırmak. Güçsüz kılmak. Kuvvetsizleşmek. Hafifletmek. Güzsüzleştirmek. Zayıflatmak.
Edit : Bir metni düzeltmek. Baskıya sokmak. Yönetmek. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Düzenlemek. Kısaltmak. Kurgulamak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yerli yerine koymak. (yazı) düzenleme.
Brighten : Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Canlanmak. Mutlu olmak. Canlandırmak. Aydınlık olmak. Aydınlanmak. Aklamak. Parlatmak. Neşelendirmek. Aydınlatmak.
Colourise : Siyah beyaz filmi renkli yapmak. Bir şeye renk katmak. Renklendirmek. Siyah-beyaz bir film ya da fotoğrafı renklendirmek.
Transfigure : Başkalaştırmak. Yüceltmek (din). Şeklini değiştirip yüceltmek. Şeklini değiştirmek.
Touch : Değmek. El sürmek. Dokunma duyusu. Teğet geçmek. Bağlantı. Bitişik olmak. Para sızdırmak. Taç. Dokunmak.
Alien : Başka bir ülkeden gelen kişi. Başka bir ülkeye ait. Ters. Yabancı uyruklu kimse. Zıt. Yabancı. Uzaylı. Yabancı kelime. Değişik. Yaratık.
Adulter synonyms : revolutionize, round out, devilise, constitutionalise, transitivise, digitalise, animise, oxygenise, refreshen, communise, ex spouse, unsanctify, conventionalise, iodinate, uniformize, lifehack, diabolise, colourize, golden ager, bolshevise, demythologise, colorize, colorise, spice up, sexualise, dinge, alkalinise, paganize, vascularise, lighten up, animize, make grow, deodorise.
Adulter zıt anlamlı kelimeler, Adulter kelime anlamı
Decelerate : Yavaşlamak. Hız kesmek. Hız azaltmak. Yavaşlatmak. Hızı azalmak.
Dissimilate : Farklılaşmak. Farklılaştırmak. Farklı yapmak. Farklı sesler çıkarmak. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklı olmak.
Focus : Bir çekide toplamak. Odaklanmak. Odağı ayarlamak. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Deprem ocağı. Mihrak. Merkez çekit. Fokus. Merkez. İlgi odağı.
Adulter antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, emotional person, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order, juvenile, woman, liberal, conservative, man.
Adulter ingilizce tanımı, definition of Adulter
Adulter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To commit adultery. To pollute.

Bu kısımda Adulter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Adulter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Adulter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Adulter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.