Advertisements türkçesi Advertisements nedir

Advertisements ile ilgili cümleler

English: Advertisements for discounts and sales constantly arrive on Tom's mobile phone.
Turkish: İndirimler ve satışlarla ilgili ilanlar sürekli olarak Tom'un cep telefonuna geliyor.

English: Coca-Cola advertisements can be seen all over the world.
Turkish: Coca Cola reklamları tüm dünyada izlenebilir.

English: The street was full of advertisements.
Turkish: Cadde reklamlarla doluydu.

English: This website is full of shady advertisements and clickbait!
Turkish: Bu web sitesi hileli reklamlar ve tık tuzaklarıyla dolu!

Advertisements ingilizcede ne demek, Advertisements nerede nasıl kullanılır?

Classified advertisements : Seri ilanlar. Küçük ilanlar. İş ilanları. Gazetede küçük ilanlar.

Router discovery advertisements : Yönlendiricileri keşif reklamları.

Summary advertisements : Özet reklamları.

Advertisement column : Gazetede reklam için ayrılmış olan sütun. Reklam sütunu.

Advertisement hoarding : İlan panosu.

Vulgar advertisement : Bayağı reklam. Adi reklam. Kaba reklam. Müstehcen reklam. Terbiyesiz reklam. Kırıcı materyaller içeren reklam. Aşağılık reklam.

Newspaper advertisement : Gazete ilanı.

Self advertisement : Kendi kendinin reklamını yapma.

Electronic advertisement : Elektronik reklam. Her türlü elektronik ortamda yapılan etkileşimli reklam.

 

Internet advertisement : Ağ ortamı reklamı. Ağ ortamında yapılan her türlü reklam.

İngilizce Advertisements Türkçe anlamı, Advertisements eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advertisements ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advertizement : Resmi duyuru (ayrıca advertisement). İlgi çekmek için tasarlanmış olan resmi duyuru veya basılı bildiri. Tanıtım. Reklam yapmak. Terfi ettirme (genellikle mal veya hizmet satmak için). Dikkati bir yöne çekmek.

Notice : Dikkat. Mühlet. Bildirme. Bildirim. İkaz. İhbar. İhbarname. Bilgi. Farketme.

Teaser : Can sıkıcı. Alaycı. Muzip kimse. Östrüste olan dişi hayvanı belirlemek için kullanılan erkek hayvan. Zor soru. Bulmaca. Zor sorun. Takılan kimse. Tarama hayvanı.

Preview : Öngörünüm. Önceden görmek veya göstermek. Ön izleme. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Deneme oynatımı. Ön oynatım ile genel oynatım arasında yer alan oynatım. Önceden izletecek. Kısa çalma. (film vb) özel gösterim. Yeni çevrilmiş bir filmin izleyici üzerindeki etkisini anlamak üzere gösterimi.

Advertorial : Haber öyküsü olarak görünmesi için tasarlanmış olan ilan. Reklam kuşağı. Duyurum. Haber veya belgesel formatında olan ancak sayfanın veya ekranın bir köşesinde reklam ibaresinin bulunduğu reklam türü.

Advertizing : Reklamcılık. Dikkati bir yöne çekmek (genellikle mal veya hizmet satmak için). Reklamını yapmak. Pazarlama ve tanıtım yapma eylemi veya aktivitesi. Resmi olarak ilan etme eylemi (ayrıca advertising). İlan vermek. Reklam yapmak. Duyurmak. İlan etmek. Tanıtım yapmak.

 

Annunciation : Bildiri. Haber. Haber verme. Tebliğ. Cebrail meleğin meryem ana'ya isa peygamber'in vücut bulmasını bildirmesi. Bildirme. Bu bildiri anısına yapılan kilise tatil günü. İhbar.

Bulletin : Haber bülteni. Dergi. Bildiri. Tebliğ. Bülten. Broşür. Belleten.

Avow : Beyan etmek. İtiraf etme. Kabul etme. İkrar. Açıkça söylemek. Kabul. İtiraf. İtiraf etmek. Kabul ve teyit etmek.

Top billing : Bir assolistin ismini en üst kısımda verme.

Advertisements synonyms : newspaper ad, direct mail, promotional material, adverted, circular, adverts, avows, advertising, bulletins, commercial, ballyhoos, flyer, communiques, announcements, advert, notices, handbill, mailer, memorandum, flack, broadside, canvassing, ads, advertisement, broadsheet, prevue, annunciations, announcing, promotion, notification, bill, announcement, advt.