Advocacy türkçesi Advocacy nedir

Advocacy ingilizcede ne demek, Advocacy nerede nasıl kullanılır?

Advocacy advertising : Savunucu reklam. Kamu oyunda tartışmalı bir konu hakkında bilgi sunmak veya belirli bir görüşü açıklamak üzere verilen reklam. Bir toplumu ilgilendiren sosyal, siyasi ve iktisadi ortama ilişkin tartışmalı konularda kamuoyu oluşturmak amacıyla kamu ve/veya özel kesim tarafından yapılan bir çeşit reklam türü. Toplumsal içerikli reklam. Savunucu reklamcılık.

Advocacy planning : Bir kamu kuruluşunun tasar ve tasarlama önerileri hazırlamasından vazgeçilerek, bir örgütün, bir çıkar kümesinin ya da yerleşme birimleri için tasarlamayı uğraş edinmiş bir kimsenin tasarlar ve tasarlama önerileri hazırlamasını öngören yaklaşım. Savunucu tasarlama.

Child advocacy : Çocuk hakları savunması. Çocuk haklarının desteklenmesi ve savunulması. Çocuğun savunulması.

War advocacy : Savaş savunması.

Advocacies : Taraftarlık. Yasal savunma. Müdafaa. Fikir savunuculuğu. Taraf tutma. Tarafgirlik. Tarafını tutma. Avukatlık. Aktif destek. Savunma.

Advocated : Taraftar. Savunmak. Müdafi. Müdafaa etmek. Desteklemek. Korumak. Savunucu. Yandaş. Avukat.

 

Advocator : Yandaş. Taraftar. Mahkemede başka birinin davasını sunan kişi. Avukat. Aracı. Savunucu.

Devils advocate : Aziz adayı aleyhinde tartışan savcı (katolik). Tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse.

Advocate peace : Barışı savunmak. Barışı desteklemek.

Advocating : Savunmak. Avukatlığını yapma. Müdafaa. Desteklemek. Müdafaa etmek. Destekleme. Savunma.

İngilizce Advocacy Türkçe anlamı, Advocacy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advocacy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arguments : İddia. Konu. Görüş. Parametreler. Tartışma. Kanıt. İşlenen konu. Münakaşa. Delil.

Sidings : Binaların dış yüzünü kaplama. Tarafçılık. Dış cephe kaplaması. Manevra hattı. Dış kaplama. Yan hat. Binanın dış yüzünü oluşturan kaplama. Cephe giydirme. Kör hat.

Advocation : Mahkemede savunma eylemi. Destek.

Defence : Koruma. Vikaye. Korunma. Doğrulama. Sanık. Yanıt dilekçesi. Himaye. Saldırıya karşı koyma hareketi. Savu.

Pleading : Rica. Dava açma. Rica etme. Layiha. Rica eden. Dava. İtiraz dilekçesi. İddia.

Tendentiousness : Taraflılık.

Partialities : Asabiyet. Kısmilik. Beğenme. Yanlılık. Yeğleme. Düşkünlük. Kısmiyet. Tarafgirlikten ileri gelen haksızlık.

Urging : Sevk. Teşvik etme. İleri sürmek. Baskı yapmak. Sevketmek. Israrla tavsiye etmek. Teşvik etmek. Sıkıştırmek. Israr etmek. Zorlamak.

Apologies : Özürler. Mazeret. Kötü örnek. Özür.

Siding : Binanın dış yüzünü oluşturan kaplama. Manevra hattı. Kısa demiryolu hattı. Dış kaplama. Yan hat. Kör hat. Dış cephe kaplaması. Binaların dış yüzünü kaplama. Tarafçılık.

 

Advocacy synonyms : protagonism, defense, prepossession, lawyerly, partisanship, preconceiving, apologia, apology, backfield, backfields, favouritism, plea, favours, preoccupancy, advocating, in selfdefence, necessary defence, partisan, defences, insistence, favoritism, preconceive, partizan, favour, attorney, support, advocacies, preconceives, bias, drumbeat, partizanship, insistency, prepossessions.

Advocacy ingilizce tanımı, definition of Advocacy

Advocacy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Intercession. The act of pleading for or supporting. Work of advocating.