Afterbirth türkçesi Afterbirth nedir

Afterbirth ingilizcede ne demek, Afterbirth nerede nasıl kullanılır?

Afterbirths : Son. Plasenta. Döleşi. Meşime.

Afterbleach : Sonradan beyazlatmak.

Afterblow : Üfleme sonrası.

Afterbody : Arka taraf.

Afterbrain : Beynin arka kısmı (anatomi terimi). Son beyin. Dördüncü beyin karıncığının alt kısmı ile medulla oblangata'yı içine alan beyin bölgesi. miyelen sefalon. Sonbeyin.

Afterburning : Çıkış yanması. Son yakma. Esas yanmanın kesilmesinden sonra artık yakıtın yanması. Son yanma. Daha etkili yakıt sarfiyatı ile ek itme gücü üretimi ile sonuçlanan art yakıcıda yanma. İkincil yanma.

Afterburners : Yakıcı. Art yakıcı. Muavin yakıcı. Uç boru yakıcısı. Son yakıcı. Art yakıcı (uçak).

Afterburner : Son yakıcı. Uç boru yakıcısı. Art yakıcı. Yakıcı. Muavin yakıcı. Art yakıcı (uçak).

İngilizce Afterbirth Türkçe anlamı, Afterbirth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Afterbirth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conclusion : Sonuç bölümü. Sonuç. Bir araştırma ve irdelemede elde edilen sonuç. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Nihayet. Ceza. Yargı. Hüküm. Kanı.

 

Placenta : Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocukla eş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar. Memelilerde fetüsün besin gereksinimini karşılamak ve atık ürünlerini atmak amacıyla, korion ve döl yatağı mukozasının birbiriyle birleşmesinden oluşan anneyle fetüs arasında ilişkiyi sağlayan, allantoyis, amniyon ve vitellus keselerinden oluşan geçici bir organ, eş, son, eten, etene, yavru zarları, meşime, plasenta, fetal membran. buradan östrojen, progesteron, gebe kısrak serum gonadotropini, insan koryonik gonadotropini, insan koryonik somatomammotropini, relaksin gibi hormonlar salınır. Etene. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Döleş. Döl yatağında ana ile dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu, ozmoz ile besin ve oksijen alış verişini sağlayan, damarlı, süngerimsi bir yapı. plasenta. bitkilerde ovaryumda ovülün meydana geldiği ve olgunlaşana kadar bağlı kaldığı bölge. Eten. Eş.

Breakup : Bozuşma. Dağılma. Çözülüm. Bozulma. Ayrılma. Parçalanma. Sona erme. Çöküş. Kırılma.

Secundine : Örtü (botanik terimi). İkinci zar. Etene.

All in all : Bütün olarak (değerlendirildiğinde). Hepsi içinde. Herşey. Hepsi. Herşeyi hesaba katarak. Her şeyi hesaba katarak. Topu topu. Sonuçta. Her şeyi düşünerek.

Boundary : Sınır. Sinir. Had. Çeper. Ara hattı. Limit. Hudut. Kenar.

Placentae : Eş. Etene.

Closer : Sık. Sıkı fıkı (argo terim). Bitişik. Sonlandırıcı. Ketum. Konjonktör. Cimri. Kıt. Yakın. Daha yakın.

 

Conclusions : Sonuçlar bildirgesi. Hüküm. Netice. Kanı. Sonuçlar. Karar. Sonuç.

Afterbirth synonyms : afterbirths, conclusive, close, aftermath, secundines, placentas, crucial, aftermaths, conclusory, concluding, closure.

Afterbirth ingilizce tanımı, definition of Afterbirth

Afterbirth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The placenta and membranes with which the fetus is connected, and which come away after delivery.