Conclusions türkçesi Conclusions nedir

Conclusions ile ilgili cümleler

English: What conclusions did they come to?
Turkish: Hangi sonuçlara vardılar?

English: Don't forget that wrong conceptions lead to wrong conclusions.
Turkish: Yanlış fikirlerin yanlış sonuçlara götürdüğünü unutma.

English: Don't jump to any conclusions.
Turkish: Anlamadan hüküm verme.

English: What conclusions can we draw?
Turkish: Ne sonuçlar çıkarabiliriz?

English: Ali and Bill arrived at different conclusions from each other.
Turkish: Ali ve Bill birbirlerinden farklı sonuçlara ulaştılar.

Conclusions ingilizcede ne demek, Conclusions nerede nasıl kullanılır?

Draw conclusions : Neticelere ulaşmak. Sonuçlara varmak. Elde bulunanlara veya duruma bakarak sonuçlar çıkarmak. Çıkarımlar yapmak. Sonuçlar çıkarmak.

Drawing conclusions : Sonuçlara varma. Neticeler çıkarma. Dersler çıkarma. Sonuçlar çıkarma. Son fikirlere veya yargılara varma.

Jump to conclusions : Alelacele fikir beyan etmek. Anlamadan yargıda bulunmak. Yeterince bilgisi olmadan kanıda bulunmak. Yeterince bilmeden veya düşünmeden hemen bir sonuca veya karara varmak. Aceleci tahminlerde bulunmak. Fazla düşünmeden hızlı bir şekilde sonuca varmak. Anlamadan hüküm vermek.

 

The conclusion is : Sonuç -. Sonuç şudur. Netice - dur.

Arrive at a conclusion : Neticeye varmak. Kanaate varmak. Hüküm veya görüşe varmak. Sonuçlandırmak. Sonuca varmak.

Foregone conclusion : Kaçınılmaz son. Kaçınılmaz akıbet. Olağan sonuç. Olağan durum. Beklenen sonuç. Belli sonuç. Önceden belli olan sonuç. Kaçınılmaz sonuç.

Jump at a conclusion : Acele hüküm vermek.

Came to the same conclusion : Aynı kanaate ulaşma. Onunla aynı fikirde olma.

Bring to a conclusion : Sonuçlandırmak.

Logical conclusion : Akla yatkın netice. Rasyonel karar. Mantıklı sonuç.

İngilizce Conclusions Türkçe anlamı, Conclusions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conclusions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decretum : Papanın kararı.

Crucial : Haç. Kritik. Çapraz. Zor. Ehemmiyetli. Kesin. Mühim. Elzem. Çetrefilli.

Aftermaths : İlk hasattan sonra büyüyen otlar. İkinci gelişme. Kötü sonuç. Akıbet. İlk üründen sonraki biçilen ot. Akibet. Hasattan sonra çıkan otlar.

Attendant : Görevli. İlişkili. Eşlik eden. Bakıcı. Eşlik eden kimse. Görevli memur. Bakan. Mevcut. Hizmetli.

Closure : Oylamaya geçme (görüşme sonrası). Tartışmayı kesip oylamaya koyma. Patlayıcı ünsüzlerin boğumlanması sırasında ses yolunun önce bir kapanma durumuna geçmesi: c, ç, d, t, p, k, g ünsüzlerinin boğumlanmasında görüldüğü gibi. Koymak. Oylamaya geçmek. Kapatma. Kötü bir şeye son verme. Bitirme.

Esteem : Saygı göstermek. Saymak. Saygı duymak. Değer vermek. İtibar etmek. Takdir etmek. İtibar. Rağbet. Addetmek.

Boundary : Çeper. Sinir. Sınır. Kenar. Had. Ara hattı. Hudut. Limit.

 

Close : Son vermek. Kapamak. Kapatmak. Yummak (göz). Yakın. Avlu (okul, kilise). Geçit.

Feeling : Gibi gelme. Şefkat. Duyarlı. Dokunma. İzlenim. Bakış açısı. Duygusal. Duygu. Bilinç. Duygulu.

Judgement : Bkz.judgment. Düşünce. Tebligat. Yargı gücü. Öznenin konu ya da nesneler üzerinde yüklemci bir işlemde bulunarak vardığı bilgi. Muhakeme. Yargı. Sonyargı. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.

Conclusions synonyms : impressure, ascendancy, outcomes, beliefs, adjudgment, constancy, all in all, esteems, assess, judgment, advice, determination, avail, deliverance, catastrophe, implications, non sequitur, deductions, impression, consequences, adjudgement, supposition, breakup, event, adjudications, corollaries, decisions, award, arbitraments, concluding, estimations, aftermath, educt.

Conclusions zıt anlamlı kelimeler, Conclusions kelime anlamı

Beginning : Başlangıç çekidi. Başlama. Kaynak. İlk adım. Baş. İptida. Milad. Başlangıç noktası. Menşe. Köken.

Victory : Galebe. Muzafferiyet. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. New york eyaletinde yerleşim yeri. Zafer. Utku. Galibiyet. Başarı. Yengi.

Defeat : Mat etmek. Mağlup etmek. Nihayet vermek. Suya düşürmek. Yıkmak. İptal ettirmek. Yenilgiye uğratma. Bozgun. Boşa çıkarmak. Devirmek.

Conclusions antonyms : continuance, continuation, activation, monetization.