Aggrecan türkçesi Aggrecan nedir
- Agrekan.
- Yüz otuz kadar kondroitin sülfat ve keratan sülfat, glikozaminoglikan zincirinin bağlandığı 210000 mol ağırlığında, kıkırdakta bulunan bir proteoglikan.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Aggrecan ingilizcede ne demek, Aggrecan nerede nasıl kullanılır?
Aggregate : Kümelemek. Yığışım. Toplanmak. Toplu. Katı özdeklerin bir bölgede gelişigüzel kümelenmesi. Birleştirmek. Toplam. Kümeleşmek. Etmek (toplamı). Toplaşmak.
Aggregate amount : Toplanmış miktar. Toplam miktar. Toplam tutar.
Aggregate corporation : Çok ortaklı şirket. Şirketler birliği. Ortaklık. Birden çok kişilerce kurulan ortaklık. Konsorsiyum.
Aggregate demand : Toplam istem. Bir ekonomide belirli bir dönemde iktisadi karar birimleri ve dış ticaret kesimleri tarafından her bir fiyatlar genel düzeyinde satınalınmak istenen çıktı düzeyi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Toplam talep. Toplam istek. Mallar ve hizmetler için toplam piyasa talebi. Yapılan sayışımlar sonunda bir mala karşı isteğin tümü.
Aggregate estimator : Toplu tahminci.
Aggregated order : Toplu emir. Borsada açılış fiyatının belirlenmesi için seans başlamadan önce verilen alış ve satış emirlerinin toplamı.
Aggregate income : Toplam gelir.
Aggregate fluctuation : Toplu dalgalanma.
Aggregately : Biriktirilmiş bir şekilde. Topluluk halinde. Bütünsel olarak. Birleştirilmiş halde. Kütlesel bir halde. Kitlesel olarak. Çakıllı bir halde. Kitlesel biçimde. Kitlesel şekilde.
Aggregate expenditure : Toplam masraf.
İngilizce Aggrecan Türkçe anlamı, Aggrecan eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aggrecan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.
Aggrecan synonyms : abiotic factor, a cell, a protein, aardvark, abductor muscle, abiotic environment.

Bu kısımda Aggrecan kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aggrecan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aggrecan anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aggrecan ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.