Aglossia türkçesi Aglossia nedir

  • Aglosi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Dilin doğuştan bulunmaması.
  • Konuşmama.
  • Dilin doğuştan olmayışı.

Aglossia ingilizcede ne demek, Aglossia nerede nasıl kullanılır?

Aglossostomia : Doğuştan dilin ve ağız açıklığının bulunmaması. Aglossostomi.

Paraglossa : Dil şişmesi. Dilin her bir yanındaki parça. Dilin bölümü. Paraglosa.

Paraglossum : Kuşlardaki gibi, dili destekleyen ortadaki uzanmış kıkırdağımsı veya kemiksi yapı. böceklerde alt dudağın (labyum) iki tarafında bulunan uzantılar. Paraglossum.

Aglobine : Basit proteinler. Aglobin.

Aglow : Hararetli. Işıltılı. Ateşli. Parlayan. Kıpkırmızı. Heyecanlı. Parlak.

Hypogammaglobulinemia : Kanda immünoglobulinlerin düşük seviyede olması. Hipogamaglobulinemi. Kanda gamma globülin azlığı.

Daglock : Dolaşmış saç.

Brutons agammaglobulinemia : B lenfositlerin ve plazma hücrelerinin yetersizliğiyle birlikte gamaglobulin düzeyinin ileri derecede azalmasıyla belirgin insanlarda ve atlarda görülen çekinik özellikte kalıtsal hastalık. Brutonagamaglobulinemisi.

Agammaglobulinemia : Kanda antikorların veya immünoglobulinlerin tamamen yokluğu veya çok az bulunması. özellikle, yeni doğmuş ve süt emmemiş hayvanlar için geçerlidir. Agamaglobülinemi. Kanda hemoglobin eksikliği (tıp veya medikal terimi). Agammaglobulinemi. Agamaglobulinemi.

 

Extraglomerular mesengial cells : Glomerulus dışı mezangiyum hücreleri. Kompleksus jukstaglomerularisin damar kutbunda getirici ve götürücü kan damarları arasında yer alan hücreler.

İngilizce Aglossia Türkçe anlamı, Aglossia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aglossia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Tzetze : Çeçe sineği. Orta ve güney afrika'nın uyku hastalığı ve diğer bazı hastalıkların mikrobunu taşıyan bazı küçük kan emici sineklerinin her biri.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Tastebud : Tat alma cisimciği. Tat alma organı.

Clapper : Çan tokmağı. Eski tiyatrolarda alkışlamak için parayla tutulan kişi. (bk. şakşakçı). Dil. Oyunun alkışlanacak yerlerinde çekimser seyirciye önayak olup onun da alkışlanmasını sağlamak ereğiyle tutulmuş alkışçı. Çan dili. Şakşakçı. Bazı tecimsel tiyatrolarda, oynanan oyunu seyirciye onaylatmakta etkili olmak için parayla tutulan kişi. bk. şakşakçı. Eski tiyatrolarda oyunun alkışlanacak yerlerinde seyirciyi etkileyip alkışlamasını sağlayan görevli kişi. oyunun tümünü onaylatabilmek için yığının tepkisinden yararlanan şakşakçı, yaptığı iş karşılığında belli bir ücret alırdı. Klaket. Alkışçı.

 

Abdomen : Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Karın. Karnın altı.

Lingua : Dile benzer yapı. Dil.

Tsetse fly : Çeçesinekleri familyasına bağlı olup, insan ve hayvan kanını, uyku hastalığı ve nagana etkeni kan asalaklarıyla bulaştıran afrika sineği; çeçe. Çeçe. Çeçesineği. Çöl sineği. Çeçe sineği.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Pharynx : Boğaz. Gırtlak. Gırtlağı ağız ile birleştiren, en üst ucu burun boşluğuna, ortası ağız boşluğuna ve altı da gırtlağa açılan, üstü geniş altı dar olan boşluğun adı. bu boşluğa boğaz boşluğu da denir. ayrıca bk. boğaz. Farenks. Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı. Yutak. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağız ve burun boşluklarının arkasında, pars oralis faringis ve pars nazalis faringis olmak üzere iki önemli bölümü bulunan, soluk ve yemek borularının giriş kısımlarının önünde yutak duvarları tarafından kuşatılan huni biçimindeki boşluk, farenks, favsiyum. Farinks.

Aglossia synonyms : genus glossina, rima oris, oral fissure, tzetze fly, gustatory organ, abdominal fat necrosis, fly, abaxial, tsetse, abattoir, taste bud, oral cavity, abdominal distention, abdominal pain, a crochordon, abdominal ovariectomy, organ, abdominal palpation, a dna, throat, a c syndrom, tongue, mouth, a band, articulator, a amplitude mod.