Agn türkçesi Agn nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Ses yolunda ses imi bulunmadığı vakit çıkan uğultuyu önlemek amacıyla bu yolu saydamsız bir örtüyle kaplama yöntemi.
  • Uğultuönler.

Agn ile ilgili cümleler

English: 'Non', 'sed', 'magnus' and 'numerus' are Latin words .
Turkish: 'Non', 'sed', 'magnus' ve 'numerus' Latince sözcüklerdir.

English: I've never met anyone who is agnostic about the existence of Zeus.
Turkish: Zeus'un varlığı konusunda agnostik olan birine hiç rastlamadım.

English: How long has Agnès been here?
Turkish: Agnès ne zamandır beri burada?

English: A magnet attracts iron.
Turkish: Mıknatıs demiri çeker.

English: A magnet can pick up and hold many nails at a time.
Turkish: Bir mıknatıs bir seferde çok sayıda çiviyi toplayabilir ve tutabilir.

Agn ingilizcede ne demek, Agn nerede nasıl kullanılır?

Agnail : Şeytan tırnağı. Parmak tırnağının yanında olan deri parçası. Parmak enfeksiyonu. Şeytantırnağı.

Agname : Lakap.

Agnate : Baba tarafından akraba olan. Baba tarafından akraba. Baba sülalesi. Soydaş. Akraba.

Agnatha : Çenesiz. Çenesi ya da çift kol ve bacakları olmayan omurgalılar sınıfı (bofa balığı, balık asalağı vs dahildir). Çenesizler. Çenesiz balıklar. Çenesizgiller.

Agnathia : Bir yapılış bozukluğu olarak alt çenenin yokluğu. Alt çenenin doğuştan yokluğuyla karakterize gelişme anomalisi. Agnati.

 

Agnatic kinship : Babayanlı akrabalık. Tüm akrabalık ilişki ve sorunlarını, baba soyunu temel alarak çözümleyen akrabalık türü. krş. anayanlı akrabalık.

Agnomen : Lakap. Takma ad. Takma isim.

Agnoise : Duyusuzluk. algılama yeteneğinin kaybolması, agnozi. Agnosya.

Agnatical : Soydaş. Baba tarafından akraba.

Agnatic : Agnatik. Soydaş. Akraba (baba taraf.). Erkek tarafına ait.

İngilizce Agn Türkçe anlamı, Agn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immature : Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. Ham. Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Olgun olmayan. Gelişmemiş. Çocukça. İmmatür. Olgunlaşmamış. Olmamış.

Old : Deneyimli. Eski zamanlar. ...yaşında. Kart. İhtiyarlamak. Yaşlı. Pişkin. Eski. Eskimiş. Köhne.

New : Yaş. Gıcır. Yeni. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Acemi. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Keşfedilmemiş. Yeni tarihli. Turfanda. Yeni olarak.

Noiseless : Sakin. Gürültüsüz. Sessiz.

Chronological age : Dallık yaşı. Bireyin doğum gününden başlayarak, hesaplanan güne dek yaşadığı, yıl, ay ve gün olarak belirlenmiş süre. Takvim yaşı. Kronolojik yaş.

Developmental age : Gelişimsel yaş. Gelişim yaşı. Gelişme yaşı.

Noise suppression : Parazit giderme. Gürültü giderme. Gürültü önleme. Gürültü bastırma.

Young : (hayvan) yavru. Gençlik. Gençler. Yeni. Yavru. Küçük. Hayvan yavrusu. Taze. Genç. Döl.

 

Oldness : İkinci çocukluk devri. Kartlık. Tufuliyet-i saniye. Eskilik. Köhnelik.

Agn synonyms : fetal age, youngness, gestational age, anti groundnoise, newness, property, fertilization age, bone age, mental age, mature.

Agn zıt anlamlı kelimeler, Agn kelime anlamı

Old : Eski zamanlar. İhtiyar. Pişkin. Yaşlı. Eski. Önceki. Kart. ...yaşında. Köhne. İhtiyarlamak.

Young : Genç. (hayvan) yavru. Gençler. Yeni. Taze. Hayvan yavrusu. Döl. Küçük. Gençlik. Yavru.

Mature : Olgunlaştırmak. Olgunlaşmak. Eşeysel olgunluğa erişmiş canlı. Vadesi gelmiş. Tamam. Erginleşmek. Dinlendirmek (şarap). Ergin. Tekamül etmek.

Agn antonyms : youngness, oldness, immature, majority, minority.