Agricultural economics türkçesi Agricultural economics nedir

  • Tarımsal iktisat.
  • Tarım ekonomisi.
  • Tarım ürünlerinin üretim, dağıtım ve pazarlaması ile tarımsal krediler, tarımsal desteklemeler ve tarımsal destekleme politikaları, tarımsal araştırma, geliştirme ve yayım gibi konuları inceleyen iktisadın alt dalı.
  • Tarım iktisadı.
  • Tarımsal ekonomi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Zirai ekonomi.
  • Zirai iktisat.

Agricultural economics ingilizcede ne demek, Agricultural economics nerede nasıl kullanılır?

Agricultural : Tarımsal. Tarım. Zirai. Ziraat. Tarımla ilgili.

Economics : Tutumbilim. İktisat bilimi. Ülke ekonomisi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı. sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı. İktisat. Toplumların üretim, değişim, bölüşüm, tüketim yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalı. Ekonomi (bilimi). Ekonomi bilimi. Ekonomi.

Agricultural bank : Tarım bankası. Çiftçilere kredi teklif eden banka. Zirai kredi bankası. Tarım kesiminde etkinlikte bulunanlara kredi veren banka. Ziraat bankası.

Agricultural basin : Tarım havzaları. Bir veya birkaç il sınırı veya bölge sınırları içinde aynı ekolojik koşulları taşıyan ve birbirinin devamı niteliğindeki tarımsal üretim alanları.

 

Agricultural belt : Büyüyen bir kentin çevresindeki yeşilliğin korunması için, belli genişlikteki bir tarım alanının, kentsel işlevlere ayrılması olurlanmadığı için, özgün niteliğini koruyan ve kenti çevreleyen toprak. Tarımsal kuşak. Zirai kuşak.

Agricultural boarding school : Zirai eğitim ve beceriler öğreten yatılı okul. Yatılı ziraat okulu.

İngilizce Agricultural economics Türkçe anlamı, Agricultural economics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agricultural economics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Agronomics : Tarım bilimi. Bilimsel tarım.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Agricultural economics synonyms : a change in individual demand, abnormal budget, a shift in demand, a type mutual funds, a change in demand, abnormal budget receipts, a pass through certificate.