Alienees türkçesi Alienees nedir

  • Ferağ edilen.
  • Devir işlemi lehdarı.
  • Kendisine bir mal temlik olunan kimse.
  • Mülk devralan.
  • Kendisine mal devredilen kimse (hukuk terimi).
  • Hak sahibi.
  • Devredilen kimse.
  • Devir işlemi lehtarı.
  • Temlik işlemi lehdarı.

Alienees ingilizcede ne demek, Alienees nerede nasıl kullanılır?

Alienee : Devir işlemi lehtarı. Kendisine bir mal temlik olunan kimse. Devir işlemi lehdarı. Hak sahibi. Ferağ edilen. Devredilen kimse. Mülk devralan. Kendisine mal devredilen kimse (hukuk terimi). Temlik işlemi lehdarı.

Aliener : Mülk devreden kimse (hukuk terimi). Devreden.

Alieners : Devreden. Mülk devreden kimse (hukuk terimi).

Alien corn : Yabancı bir ülkede bulunma anlamına gelen mecazi ifade (ruth'un kitabı).

Alien property : Yabancı mülkiyeti.

Alien subjects : Yabancı uyruklu yurttaşlar. Yabancı uyruklu vatandaşlar.

Alien : Haklardan mahrum bırakılan kimse. Uymayan. Değişik. Başka bir ülkeye ait. Ters. Farklı. Karşıt. Aktarma (dilbilgisi terimi). Yabancı. Uzaylı.

Alienabilities : Yabancılaştırabilme yeteneği. Devir ve ferağ edilebilirlik. Başka bir kimsenin mülkiyetine devredilebilme yeteneği (hukuk terimi).

Enemy alien : Düşman uyruklu şahıs.

Resident alien : Yerleşmek maksadıyla bir başkaya ülkeye gelen yabancı.

İngilizce Alienees Türkçe anlamı, Alienees eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Alienees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Person entitled : Hak iyesi. Bir şey üzerinde hakkı bulunan kişi.

Dead : Çok. Cansız. Acımasız. Unutulmuş. Ölü zaman. Işığı hızla söndürme eylemi. Çıkmaz. Ölü (renk). Işığı öldürmek. Ölü.

Concessioner : Bayi. Bir kimseye bir yetkili tarafından verilen imtiyaz (örneğin, arazi veya haklar).

Inanimate : Sönük. Donuk. İnanimat. Ölü. Sıkıcı. Cansız. Ruhsuz. Dirimsiz.

Alive : Canlı. Hayat dolu. Elektrik yüklü. Hayatta. Farkında. Zinde. Sağ. Diri diri. Elektrikli. Haberdar.

Skin : Derisini soymak. Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman. Kazıklamak. Pösteki. Deri. Kabuk. Sıyırıp çıkarmak. Kabuğunu soymak. Cilt. Cezalandırmak.

Beneficiary : Lehdar. Varis. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Lehtar. Yararlanan kimse. Güvence ödeği, belgit ve benzeri değerlerden yararlanan kişi. herhangi bir nedenle başkasının iyeliğinde ve elinde bulunan nesnenin iyesi. bir hak, ayrıcalık ya da yarar iyesi. kendi yararı için üçüncü bir kişiye taşınır ya da taşınmaz malını veren ya da iyelendiren kişi. Yararlanan. Faydalanan kimse. Faydalanıcı.

Endurance : Katlanma. Dayanım. Çekme. Devam. Kaldırma. Sabır. Götürüm. Tahammül. Süreklilik. Dayanma.

Life : Can. Hareket. Yaşantı. Yaşamla ilgili. Dirilik. Yaşam. Kişi. Canlı. Ömür. Hayat süresi.

Alienees synonyms : physiological property, beingness, life eternal, alienee, eligible, nonliving, encumbrancer, being, liveness, eligibles, part owner, existence, non living, claimant, survival, claimants, animate, sentience, animation, title holder, animateness, living, beneficiaries, live, vitality, eternal life.

 

Alienees zıt anlamlı kelimeler, Alienees kelime anlamı

Animate : Yaşam bulmak. Diriltmek. Canlılık kazandırmak. Neşelendirmek. Can vermek. Hayat bulmak. Yaşayan. Hayat vermek. Canlı. Hareketlendirmek.

Inanimateness : Tembellik. Donukluk. Pasiflik. Cansızlık. Ağır olma. Ruhsuzluk. Ağır davranma durumu. Dirimsizlik. Hayatsızlık. Coşkunsuzluk.

Insentience : Algılayamama. Ruhsuzluk. Sönüklük. Yaşamsızlık. Cansızlık.

Alienees antonyms : inanimate, nonbeing, alive, dead, nonexistence.