Aliyah türkçesi Aliyah nedir

  • Yahudilerin israil'e göçü (ibranice).
  • Yahudilerin israil'e göçü.
  • Aliyah.
  • Uluslararası ilişkiler alanında kullanılır.

Aliyah ingilizcede ne demek, Aliyah nerede nasıl kullanılır?

Fifth aliyah : Beşinci aliya. I. ve ıı. dünya savaşları arasında genellikle alman yahudilerin israil'e göç dalgası.

First aliyah : 1882 ile 1903 yılları arasında gerçekleşen göç dalgası. Birinci aliyah.

Second aliyah : İkinci alliyah. 1904-1914 yılları arasında israil'e göç dalgası.

Third aliyah : 1919-1923 yılları arasında yaşanan büyük göç dalgası. Üçüncü aliyah.

Aliyat hanoar : Dünya çapında musevi gençlerle çalışan israil kuruluşu.

Alias : Takma ad. Diğer ad. Takma isim. Diğer ismiyle. Diğer adıyla. Başka ad. Sahte isim. Bu isim altında da tanınan. Namı diğer. İkinci ad.

Alible : Besleyici.

Alibiing : Suç anında başka yerde olduğu iddiası. Mazeret. Özür. Suç mahallinden başka yerde. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia. Suçun işlenmesi anında başka yerde olma. Gerekçe. Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama.

Alibi : Mazeret. Suç anında başka yerde olduğu iddiası. Gerekçe. Suçun işlenmesi anında başka yerde olma. Suç mahallinden başka yerde. Özür. Suçun işlenmesi sırasında başka yerde olduğunu kanıtlama. Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia.

 

Aliasing problem : Örtüşme sorunu.

İngilizce Aliyah Türkçe anlamı, Aliyah eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aliyah ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accolade : Şövalyelik verirken kılıçla dokunma. Onurlandırma. Ödül. Övgü. Alkış. Övme. Mükafat. Özel takdirname. Rabıta (müzik terimi).

Honour : Şeref vermek. Onur vermek. Kabul etmek (çek). Şeref. İtibar etmek. Toplumun saygıya değer saydığı şeyleri korumayı, beslemeyi ve geliştirmeyi gerektiren, doğru ve aktöreli olmayı zorunlu kılan tarihsel nitelikli bir aktöre ulamı. Şereflendirmek. …e şeref vermek. Onur.

Award : Ödüllendirmek. Ödül olarak vermek. Ödül vermek. Hükmetmek. Yargıcı kararı. Ödül. Vermek (ödül). Mahkeme kararı ile vermek. İhale etmek. Hüküm.

Laurels : Şeref. Ödül. Şan. Şöhret. Ün.

Immigration : İçegöç. İçe göç. Dış göç. Hicret. Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Göçmenlik. Ülkeye gelen göç. Göç etme. Muhaceret. İktisadi, siyasi veya sosyal nedenlerle bir ülkeden başka bir ülkeye doğru gerçekleşen nüfus hareketleri.

Honor : -e şeref vermek. Şeref. Onur. Saygı göstermek. Şereflendirmek. Namus. Hüsnü kabul göstermek. Kabul etmek (çek). Onurlandırmak. Onur nişanı vermek.

Aliyah synonyms : in migration.