Amenities türkçesi Amenities nedir

  • Kentsel ve kırsal çevrenin beğenilen ve hoş gelen özelliklerinin korunmasını ve geliştirilmesini, güzel ve açık alanlar açılmasını, toplumsal işgörü ve çalışma kolaylıklarını ve yaşamın güzelliğini artırmayı amaçlayan uygulayımsal iyileştirmeler.
  • Rahatlıklar.
  • İmkanlar.
  • Kolaylıklar.
  • Kentsel donanım.
  • Hayatı kolaylaştıran şeyler.
  • Yaşamın hoş yönleri.

Amenities ingilizcede ne demek, Amenities nerede nasıl kullanılır?

The amenities of life : Hayatın güzel tarafı.

Employees amenities : İşveren yardımı.

Amenity : Konfor. Tesis. Letafet. Tatlılık. Hoş yerler. Rahatlık. Rahatlık sağlayan şey. Hoş tavırlar. Hayatı kolaylaştıran şey. Hoşluk.

Catamenia : Mensturasyon. Katameniya. Regl. Adet.

Catamenial : Menstural. Katameniyal. Mensturasyona ait.

İngilizce Amenities Türkçe anlamı, Amenities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amenities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conveniences : Kazanç. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Yarar. Hayatı kolaylaştıran şey. Konfor. Kolaylık. Elverişlilik. Uygunluk. Müsait oluş.

Support : Deneyliklerde kimi aygıtların ya da düzeneklerin uygun konumlarda durmaları için kıskaçlarla tutturuldukları, sağlam tabanlı düşey demir çubuk. romolecule]. Doğrulamak. Üstlenmek. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek. Özendirmek. Sürdürmek. Üçayak. Desteklemek. Bilgisayar, kimya, madencilik, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Takviye etmek.

Living : Yaşam standardı. Sağ. Yaşayan. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Geçerli. Canlı. Yaşantı. Geçim yolu. Geçinme.

Keep : Saklamak. Kalmak. Himaye. Kale. Yiyecek. Yönelmek. Geçim. Tutmak. Bakım. Bakmak.

Potentials : İktidar. Potansiyel. Gerilim. Güç. Olanaklar. Yeterlik kipi.

Bread and butter : Ekmek teknesi. Günlük geçim. Geçim. Geçim için yapılan. Tereyağlı ekmek. Ekmek kapısı. Temel. Geçim yolu. Ekmek. Ekmek parası.

Resources : Kaynaklar. Gelirler. Parasal kaynaklar. Vasıta ve imkanlar. Ülkenin sahip olduğu mal ve hizmet üretiminde kullanılan faktörler. Üretim faktörleri. Olanaklar. Vasıtalar. Aktifler.

Comforts : Yardım etmek. Memnun etmek. Avutmak. Teselli etmek. Yatıştırmak. Cesaretlendirmek. Rahatlatmak. Rahat ettirmek.

Creature comforts : Bedenin rahatını sağlayan şeyler. Refah.

Sustenance : Yaşatma. Besleyici maddeler (bir yiyeceğin içindeki). Besleyici değer. Destek. Rızk. Maişet. Besin. Yardım. Güç verme. Ayakta tutma.

Amenities synonyms : possibilities, livelihood, community facilities, opportunities, facilities.