Resources türkçesi Resources nedir

  • Parasal kaynaklar.
  • Gelirler.
  • Ülkenin sahip olduğu mal ve hizmet üretiminde kullanılan faktörler.
  • Kaynaklar.
  • Üretim faktörleri.
  • Vasıtalar.
  • Aktifler.
  • Vasıta ve imkanlar.
  • İmkanlar.
  • Olanaklar.

Resources ile ilgili cümleler

English: Natural resources are not limitless.
Turkish: Doğal kaynaklar sınırsız değildir.

English: Everyone, as a member of society, has the right to social security and is entitled to realization, through national effort and international co-operation and in accordance with the organization and resources of each State, of the economic, social and cultural rights indispensable for his dignity and the free development of his personality.
Turkish: Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.

English: Natural resources are not abundant in Japan.
Turkish: Japonya'da doğal kaynaklar bol değildir.

English: The resources of the earth are limited.
Turkish: Dünyanın kaynakları sınırlıdır.

English: Our resources are limited.
Turkish: Bizim kaynaklarımız sınırlı.

 

Resources ingilizcede ne demek, Resources nerede nasıl kullanılır?

Control access to shared resources using : Paylaşılan kaynaklara erişim denetimi.

Educational resources information center : Eğitim kaynakları bilgi merkezi.

Human resources management : İnsan gücü denetimi. İnsan gücünün doğru yönetilmesiyle ilgili olan alan. İk yönetimi. Hrm. Personel yönetimi. Başarımı artırmak amacıyla işletmenin yapı ve stratejisiyle tutarlı işgücünün bulunması, seçilmesi, eğitilmesi ve denetlenmesine yönelik etkinlikler. İnsan kaynakları yönetimi.

A drain on the resources : Bütçeye yük olan şey.

Allocation of resources : Kaynak dağılımı. Kaynakların tahsisi. Kaynak tahsisi.

Deploy resources : Kaynakları etkin kullanmak.

Common pool resources : Ortak havuz kaynakları. Tüketimde yarış ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip doğal parklar doğal veya insan yapımı avlanma alanları, sulama sistemleri gibi orta malları.

Disconnect network resources : Ağ kaynaklarından ayrıl.

Computer resources : Bilgisayar özkaynakları.

Community resources : Çevre kaynakları. Okul çevresinde bulunan ve eğitsel değer taşıyan müze, tiyatro, mahkeme, kitaplık, park gibi yerler ile kendilerinden yararlanılabilecek önemli kişilere verilen genel ad.

İngilizce Resources Türkçe anlamı, Resources eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resources ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amenities : Kentsel donanım. Hayatı kolaylaştıran şeyler. Rahatlıklar. Kolaylıklar. Kentsel ve kırsal çevrenin beğenilen ve hoş gelen özelliklerinin korunmasını ve geliştirilmesini, güzel ve açık alanlar açılmasını, toplumsal işgörü ve çalışma kolaylıklarını ve yaşamın güzelliğini artırmayı amaçlayan uygulayımsal iyileştirmeler. Yaşamın hoş yönleri.

 

Sustenance : Rızk. Yardım. Besleme. Yaşatma. Maişet. Yiyecekler. Güç verme. Ayakta tutma. Süreklilik. Besin.

Financial support : Mali yardım. Maddi destek. Mali destek. Parasal arka çıkma. Finansal destek. Yardım. Maddi yardım. Para yardımı.

Production resources : Üretim kaynakları. Üretim sürecinde kullanılan girdiler. krş. üretim faktörleri.

Factors of production : Hizmet sunumunda ticarette ve üretimde kullanılan vasıtalar (toprak, emek, sermaye, yönetim, vb.). Üretim etmenleri. İstihsal faktörleri. Üretim vasıtaları. Üretim sürecinde kullanılan emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan temel girdiler. Üretüm faktörleri.

Incomings : Girme. Yeni (hükümet veya yıl). Yeni başlayan. Fonlar. Ele geçen. Yeni. Yeni gelen. Giren. Gelen.

Resourcefulness : Beceriklilik.

Financial backing : Mali destek.

Funding : Fonlama. Finanse etme. Para sağlama. Fon bulma. İktisadi birimlerin özkaynaklarını kullanarak ya da borçlanarak kaynak sağlaması. iktisadi birimlerin uzun vadeli borçlanarak, kısa vadeli borçlarını ödemesi. Kısa vadeli borcun uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Kısa vadeli borçların uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Finansman sağlama. Kaynak yaratma.

Help : İmdadına yetişmek. Yardım. Fayda etmek. Yardım etmek. Başa çıkmak. Kurtarmak. Yardımcı olmak. Acıyı dindirmek. Yardim etmek.

Resources synonyms : inner resource, natural resource, natural resources, references, ways and means, bread and butter, refuge, assets, resort, potentials, current assets, cash in hand, sources, possibilities, aid, assistance, plus, economic resources, effectives, living, receipts, backing, keep, opportunities, livelihood, asset, facilities, recourse, revenue, support, revenues, labor resources.

Resources zıt anlamlı kelimeler, Resources kelime anlamı

Liability : Yabancı kaynak. Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Başkasına ilişkin bir dokuncanın buna yer verenince karşılanması, ödenmesi. sorumlu olma. Pasif. Ödenecek borç. Mesuliyet. Borç. Yükümlülük. Bilançonun borçlu yanı. bk. yabancı kaynak. Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.