Anaesthetized türkçesi Anaesthetized nedir

Anaesthetized ingilizcede ne demek, Anaesthetized nerede nasıl kullanılır?

Anaesthetize : Anestezi yapmak. Anestezik etkisi altında bırakma ve bir canlıda anestezi oluşturma. Anestetize. Duyumsuzlaştırmak. Uyutmak. Uyuşturmak. Bayıltmak. Narkoz vermek.

Anaesthetization : Uyutma veya duyarsız hale getirme yöntemi. Anestetizasyon. Ağrıya karşı yerel hissizliğe neden olan süreç (kimyasal yollar ile).

Anaesthetizing : Anestezi yapmak. Uyutmak. Bayıltmak. Uyuşturmak. Narkoz vermek. Duyumsuzlaştırmak.

Anaesthetic : Anestezik. Anestetik ilaç. Eter. Anestetik. Uyuşturucu. Bayıltıcı. Anestezi uyandıran, uyuşturucu, anesteziyle ilgili olan. Anastetik. Uyuşturucu ilaç.

Anaesthetically : Anestetik bir şekilde. Uyuşturarak.

Anaesthetising : Duyarsız hale getirmek. Bilinci kapalı yapmak. Narkoz vermek. Ağrıya karşı duyarlılığı azaltmak (ayrıca anaesthetize). Uyutmak. Anestezi yapmak. Uyuşturmak.

General anaesthetic : Genel anestetik. Genel anestezide kullanılan ilaç.

Postanaesthetic downer syndrome : Postanestetik yatalak sendromu. Anestezi sonrası miyopati.

Anaesthetisation : İnsansibilizasyon. Anestetizasyon. Uyuşturma.

Anaesthetists : Narkozcu. Anestezist. Anestetist. Narkozitör. Anestezi doktoru. Anestezi uzmanı.

 

İngilizce Anaesthetized Türkçe anlamı, Anaesthetized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anaesthetized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Freeze : Don tutmak. Don. Topu elinde bulunduran takımın, zaman kazanmak için yaptığı oyalayıcı hareketler. Kıkırdamak. Buz tutmak. Bilgisayar, basketbol alanlarında kullanılır. Çok üşümek. Buz kesilmek. Donakalmak. Oyalama.

Block : Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kapamak. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Bloke etmek. Kesmek. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Önünü kesmek. Alıkoymak.

Put out : Zahmet vermek. Canını sıkmak. Rahatsız etmek. Söndürmek. Öçürmek. Dışarı atmak. Kapamak (ışığı). Vermek (ısı). Şaşırtmak. Üzmek.

Drugged : Uyuşturucu madde etkisi altında.

Opiated : Uyutularak hareketsiz duruma getirilmiş. Sakinleştirilmiş.

 

Stupefied : Afallatılmış. Afallatmak. Sersem. Sersemletmek. Şaşkına dönmüş. Şaşırtmak. Sersemlemiş. Hissizleştirilmiş. Sersemletilmiş. Şaşırtılmış.

Anaesthetising : Ağrıya karşı duyarlılığı azaltmak (ayrıca anaesthetize). Bilinci kapalı yapmak. Anestezi yapmak. Duyarsız hale getirmek.

Cocainize : Kokain kullanmak. Kokainle uyuşturmak. Kokainle tedavi etmek. Kokain kullanmak (son derece bağımlılık yapan uyuşturucu). Kokainle anestezi yapmak.

Put to sleep : Anestezi yapmak. Hasta bir hayvanı uyutmak. Yatırmak. İğne ile öldürmek. Bayıltmak. Uyutarak öldürmek.

Anesthetised : Anestezi kullanarak duyarsız hale getirilmiş (ayrıca anesthetized). Uyuşturulurmuş. Ağrıya karşı azalmış duyarlılık ile tanımlanan. Bilinçsiz. Duyarsız.

Anaesthetized synonyms : put under, cocainise, etherise, narcotize, narcotizing, narcotized, drowsed, deadens, numbed, dose, hypnotised, chloroform, anaesthetizing, anaesthetised, anesthetizes, anaesthetise, narcose, hypnotise, anesthetized, benumbing, anesthetise, accord, anaesthetize, anesthetizing, benumb, anesthetize, deaden, desensitise, drowses, drowsing, drug, benumbed, etherize.

Anaesthetized zıt anlamlı kelimeler, Anaesthetized kelime anlamı

Bring to : Yaşama döndürmek. Kendinden geçmiş bilinçsiz bir insanı kendine getirmek. Hayata döndürmek. Gemiyi orsa alabanda etmek. Ayıltmak. Geminin başını rüzgara çevirmek.