Anaphora türkçesi Anaphora nedir

  • Önyinelem.
  • Öncül.
  • Artgönderim.
  • Artgönderim (dilbilim) birbirini izleyen ifadelerin başında kelime veya ifade tekrarı (genellikle vurgulama için).
  • Yinelem.

Anaphora ingilizcede ne demek, Anaphora nerede nasıl kullanılır?

Anaphor : Artgönderim (dilbilim) yinelem. Gönderim. Gönderge.

Anaphoresis : Anaforez.

Anaphase : Hücre bölünmesinde hücrelerin bölünmeye başladığı evre (biyoloji terimi). Anafaz. Ağanevre. Ana faz.

Anaphrodisia : Anafrodizya. Cinsel iktidarsızlık. Zindelik eksikliği. İktidarsızlık. Anafrodizi. Cinsel soğukluk. Marazı cinsel isteksizlik. Cinsel isteksizlik.

Anaphrodisiac : Cinsel isteği bastıran. Cinsel isteği bastıran ilaç. Anafrodizyak. Cinsel isteği azaltan.

Anaphylactic : Ettirgen faktöre daha erken maruz kalmak nedeniyle aşırı hassas olma. Anafilaktik. Anaflaktik.

Antianaphylaxis : Anafilaksiyi gideren, anafilaksiye karşı. Antianafilaksi.

Anaphylactoid : Anafilaktoid.

Cytotoxic anaphylaxis : Hücre yüzeyi için spesifik olan antikorların bir hayvana enjekte edildiğinde meydana gelen bir tip aşırı duyarlılık. Sitotoksik anaflaksi.

Anaphylaxis : Anafilaksis. Anaflaksi. Aşırı duyarlılık. Anafilaksi.

İngilizce Anaphora Türkçe anlamı, Anaphora eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anaphora ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Premisses : Mukaddeme. Terim. Kaziye. Öncüller.

Premiss : Mukaddeme. Öncüller. Terim. Kaziye. Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri. bir bilimsel çalışmada işe koyulurken araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme.

Cataphora : Katafora. Öngönderim. İlgili olduğu kelimeden önce gelen ikame (yerine kullanılan) kelimenin (ör. zamir) grametik durumu. Yarı koma durumu.

Progenitor : Ata. Dede. Önce gelen kimse. Orijinal nüsha. Önce gelen kimse (pol.). Cet.

Premising : Mukaddeme. Önerme. Önermenin nedeni olarak göstermek. Önceden açıklamak. Mukaddem. Terim. Temel dayanak. Kaziye. Sayıltı.

Premise : Mukaddem. Terim. Dayanak çekidi. Önerme. Kaziye. Temel dayanak. Sayıltı. Mukaddeme. Tümdengelimci bir dizgede kanıtsav ya da vargıların dayanağı olan ve daha önce kanıtlanmış savlardan ya da önsayıtlardan her biri.

Antecedent : Yerine zamir gelen isim. Sabık. Önerti. Önce gelen. Önceki. Evvel. Takaddüm eden. Mazi. Mukaddem.

A priori : Önsel. Olası. Muhtemel. Deneyden önce. Apriori. A priyori. Fizik, kimya olaylarını denemsel yollarla değil, ana ilke ve yasalardan, kesin matematiksel tümdengelimlerle bulmaya ilişkin. Hiç bir gözlem ve deneye dayanmayan. deney öncesi. Bilimsel düşünüşe aykırı olarak, deneyden önce ve ondan bağımsız olarak elde edildiği ve başlangıçtan beri bilinçte var olduğu savlanan bilginin bu niteliği.

Premised : Önerme. Önceden açıklamak. Temel dayanak. Terim. Kaziye. Sayıltı. Mukaddem. Mukaddeme. Önermenin nedeni olarak göstermek.

Anaphora synonyms : epanaphora, precessor, progenitors, repetition, exante.

Anaphora ingilizce tanımı, definition of Anaphora

Anaphora kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A repetition of a word or of words at the beginning of two or more successive clauses.