Precessor türkçesi Precessor nedir
Precessor ingilizcede ne demek, Precessor nerede nasıl kullanılır?
Precess : Devinmek. Ekseni çevresinde dönmekte olan nesnenin, eksen doğrultusunda ancak küçük bir açıyı yalpa yaparak taraması olayı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yalpalanma.
Precessed : Devinmek.
Precesses : Devinmek.
Precessing : Devinmek.
Precession : Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Yer'in dönme ekseninin ortalama kutup çevresinde ağır ağır dönmesi; başka deyimle topacın kafa sallamasını andıran bir koni devimi yapması. bu olayın sonucu olarak ilkbahar noktası her yıl 50", 26 geriye kayar. Yalpa. Devinme olayı. Ekseni çevresinde dönmekte olan nesnenin, eksen doğrultusunu pek değiştirmeden ancak küçük bir açıda yaptığı tarama. Yalpalama. Bir eksen çevresinde dönen bir cismin, dönme eksenine dik bir kuvvet çifti etkisinde kalınca dikleşik bir üçüncü eksen çevresinde dönmeye başlaması.
Precedence : Önce olma. Kıdem. Önde gelme. Öncelik hakkı. Rüçhan. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Üstünlük. Öncelik. Çalışanın bir işte çalıştığı süre. Önce gelme.
Precessional : Yalpalayan.
Preceded : Önce olmak. Önce gelmek. Üstün olmak. -den önce gelmiş. -den önce gelen. Önünde gitmek. Önde olmak. Önce davranmak.
Planetary precession : Yer ekseninin yaptığı devinmede gezegenlerin etkisine düşen pay. Gezegen devinmesi. Gezegen presesyonu.
Precede : Önünde olmak. Önce gelmek. -den önde yer almak. Üstün olmak. Önde olmak. -den üstün olmak. Önce davranmak. Önce olmak. Önünde gitmek. -den önce gelmek.
İngilizce Precessor Türkçe anlamı, Precessor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Precessor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Progenitors : Ata. Önce gelen kimse (pol.). Cet. Orijinal nüsha. Önce gelen kimse. Dede.
Anaphora : Artgönderim (dilbilim) birbirini izleyen ifadelerin başında kelime veya ifade tekrarı (genellikle vurgulama için). Artgönderim. Yinelem. Önyinelem.
Faculty member : Fakülte üyesi. Öğretim üyesi.
Prof : Profesör.
Premiss : Kaziye. Terim. Öncüller. Mukaddeme. Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri. bir bilimsel çalışmada işe koyulurken araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme.
Academician : Terbiyeci. Akademici. Eğitimci. Akademisyen. Üniversite öğretim görevlisi. Akademi üyesi.
Forefather : Ced. Cet. Ata.
Precursor : Müjdeci. İlk. Herhangi bir hücre, yapı, kimyasal madde vb.den önce oluşanlar. Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hava basıncı dalgası. Prekürsor. Bozunma zinciri içinde bir nüklidden önce yer alan radyonüklid. Belirti. Metabolik bir reaksiyon serisiyle bir molekülün sentezlenebilmesi için gerekli olan öncül moleküller. Haberci.
Premising : Önceden açıklamak. Mukaddem. Mukaddeme. Kaziye. Sayıltı. Önermenin nedeni olarak göstermek. Terim. Önerme. Temel dayanak.
Associate professor : Doçent. Doçent doktor.
Precessor synonyms : regius professor, full professor, antecedent, progenitor, academic, premisses, staff, premise, forerunner, a priori, assistant professor, premised, exante, faculty, visiting professor.
Precessor zıt anlamlı kelimeler, Precessor kelime anlamı
Hotness : Sıcak olma durumu veya niteliği. Hararet. Sıcaklık. Isı.
Software : Bilgisayar, bilişim, ekonomi, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yazılım. Yazılım programı. Yazılım programları. İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü. bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi. belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı. tv. belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü. bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri. bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı. İzlence. Bilgisayar yazılımı. Bilgisayarlı yazılım sistemi. Bilgisayar programı. Bir bilgi işlem dizgesinin işleyişi ile ilgili bilgisayar izlencelerinin, yordamların, kuralların ve gerektiğinde belgelemenin tümü.
Precessor ingilizce tanımı, definition of Precessor
Precessor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A predecessor.

Bu kısımda Precessor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Precessor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Precessor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Precessor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.