Anointing türkçesi Anointing nedir

  • Yağ sürme (genellikle dini tören veya ayinin bir parçası olarak).
  • Yağ sürmek.
  • Kutsal yağ sürmek.
  • [#yağlama Yağlamak].
  • Kutsal yağ sürme.
  • Yağ sürmek (başına kutsamak için).
  • Meshetmek.

Anointing ingilizcede ne demek, Anointing nerede nasıl kullanılır?

Anointing oil : Kutsal yağ. Kutsama işareti olarak bir kişiye veya bir şeye çok resmi bir şekilde sürülen yağ.

Anoint : Meshetmek. Yağ sürmek. Kutsal yağ sürmek (vaftiz vb.). Kutsal yağ sürmek. Yağ sürmek (başına kutsamak için). Yağlamak.

Anointed : Yağlamak. Vaftiz edilmiş. (kutsal yağ ile) yağlanmış. Kutsal yağ sürmek (vaftiz vb.). (kutsal yağ) yağ sürülmüş.

Anointers : Kutsal yağ süren kimse. Yağ süren kimse (genellikle dini tören veya ayinin bir parçası olarak).

Anointments : Yağlama. Yağlanma. Yaşlanma.

Ganoine : Ganoyin. Ganoyit pulların, bazen de kozmoyit pulların en dışında bulunan ve mineye benzeyen kalın, parlak ve saydam tabaka. Ganoyit pulların, bazen de kozmoyit pulların en dışında bulunan ve mineye benzeyen kaim parlak saydam tabaka.

Chanoine : Bir soyadı.

Anoints : Yağ sürmek (başına kutsamak için). Kutsal yağ sürmek (vaftiz vb.). Kutsal yağ sürmek. Meshetmek. Yağlamak. Yağ sürmek.

Being anointed : Yağlanmış olma. Takdis edilmiş olma. Yağ veya herhangi bir sıvı sürülmüş olma. Kutsanmış olma.

 

Was anointed king : Kutsal yağ sürülerek kral olarak taçlandırıldı. Kral olarak atandı.

İngilizce Anointing Türkçe anlamı, Anointing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anointing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bastes : Erimiş yağ dökmek. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Sopa atmak. Haşlamak. Teyellemek. Dayak atmak. Azarlamak. Dövmek. Paylamak.

Lubricate : Yağlama. Yağdanlık. Yağlama yapmak. Yağlayarak kolay işler hale getirmek. Kaygan yapmak. Kayganlaştırmak.

Anoints : Kutsal yağ sürmek (vaftiz vb.).

Incensing : Alevlendirmek. Sinirlendirmek. Hiddetlendirmek. Tütsü. Pohpohlamak. Öfkelendirmek. Çileden çıkarmak. Tütsü yakmak. Tütsülemek.

Inunction : Onksiyon. Yağ sürme. Merhem. Yağlama. Ovarak deriyi yağlama.

Covering : Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Kabuk. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Örtme. Tabaka. Mahfaza. Koruma. Sığınak. Kapama. Batma.

Unction : Yağlama. Yatıştırıcı ilaç. Aşırı tatlı dillilik. Yağlılık. Kutsal yağ. Yağ sürme (vücut). Sahte yakınlık. Merhem. Yapmacıklı nezaket.

Lubricated : Yağlanmış. Yağlı.

Greases : Rüşvet vermek. Para yedirmek.

Lubricating : Yağlama. Yağlayıcı.

Anointing synonyms : anointment, anoint, basted, lube, anele, grease, coating, oint, butter, incenses, oil, baste, inuncted, anointed, lubricates, application, embrocate, embrocates.