Antifreeze türkçesi Antifreeze nedir

  • Donma önleyici.
  • Soğuk havalarda motor soğutma suyunun donmasını önlemek için bu dizgeye karıştırılan donma noktası düşük kimyasal sıvı.
  • Donmayı önleyici.
  • Donmaönler.
  • Donönler.
  • Antifriz.
  • Alkollü içki.
  • Etilen glikol veya alkol gibi suya karıştırıldığında donma noktasını düşüren sıvılar.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Donma önler.
  • Antifiriz.
  • Yanma dizgelerinde kullanılan yakıtların ve soğutma sularının donmalarına engel olmak için içlerine katılan etilen glikol gibi özdek.
  • Don önleyici.

Antifreeze ingilizcede ne demek, Antifreeze nerede nasıl kullanılır?

Antifreeze poisoning : Etilen glikol zehirlenmesi. Antifiriz zehirlenmesi.

Antifreeze protein : Antartik balıkların kan plazmasında bulunan balıkların kanını donmaya karşı koruyan protein. Antifiriz proteini.

Do you have any antifreeze : Antifriziniz var mı.

Antifreezes : Donmayı önleyici. Antifriz. Don önleyici. Alkollü içki. Antifiriz. Donmaönler. Donma önler. Donönler. Donma önleyici.

Antifreezing : Donma önleyici.

Antifriction : Sürtünmeyi engellemeye yatkın olan. Direnci azaltan. Sürtünmesiz. Sürtünmeyi azaltan. Antifriksiyon. Sürtünmesizlik. Sürtünme önleyici. Sürtünmeye karşı.

Antifriction bearing : Rulmanlı yatak. Sürtünmesiz yatak. Antifriksiyon yatağı.

 

Antifriction metal : Antifriksiyon metal. Sürtünmesavar metal. Sürtünmesiz metal.

Antifriction alloy : Sürtünme önleyici alaşım. Sürtünmesiz. Sürtünmesiz alaşım. Sürtünmeyi azaltan alaşım. Sürtünmesavar alaşım. Antifriksiyon alaşım.

Antifriciton metal : Antifriksiyon metal.

İngilizce Antifreeze Türkçe anlamı, Antifreeze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antifreeze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.

Turps : Terementi. Teremerti. Terebentin. Neft yağı.

Activated coal : Etkin kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Aktif kömür.

Alicyclic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler. Alisiklik bileşik.

Alabaster : Akmermer. Kaymaktaşı. Su mermerinden yapılan. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Su mermeri. Kaymaktaşından yapılan. Alçı taşı. Albatr. Sumermeri kaymaktaşından.

Short drink : Kısa içimlik. Sert içki.

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Acid radical : Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asit kökü. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asidin negatif parçası. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe.

 

Acid salt : Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuz. Sodyum klorit. Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuzu.

Antifreeze synonyms : propylene glycol, propanediol, ethanediol, antifreezes, aldehydes, alcoholic beverage, nonfreezing, antifreezing, alcohols, alcoholometry, additive, hard drink, aliphatic saturated compounds, active metals, rum, alcoholic drink, hooch, glycol, acidimetry, alcohol, aliphatic compounds, anti freeze, alcoholic beverages, grogs, grog, additive properties, liquid, ethylene glycol, spirits.