Apparent dip türkçesi Apparent dip nedir

  • Görünümdeki yatım.
  • Görünür dalım.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Görünür eğim.
  • Bir kesitte, doğrultuya dik yatımdan ayrı olarak gözlenen eğim.

Apparent dip ingilizcede ne demek, Apparent dip nerede nasıl kullanılır?

Apparent : Bariz. Göze çarpan. Görünür. Açık. Anlaşılır. Görünüşte. Belirgin. Kolaylıkla görülür. Ortada. Aşikar.

Dip : Eğim yapmak. Göz atmak. Dalmak. Daldırmak. Eğim. İndirip yükseltmek. Sahnede yüksek güçte olan lambaları besleyen elektrik prizi. Una bulamak. Elini cebine atmak. Eğilmek.

Apparent altitude : Belli irtifa.

Apparent angle of friction : Görünen sürtünme açısı.

Apparent brightness : Işık alıcısına (göz, ırakgörür, fotoğraf plağı ya da herhangi bir ışıkölçer) ulaşmış olan ışınım erkesi niceliğine göre bu alıcının belirttiği parlaklık. bir yıldız uzaklaşırsa görünen parlaklığı azalır. Görünür parlaklık. Görünürdeki parlaklık.

Apparent cohesion : Görünen koheziyon. Görünür kohezyon.

İngilizce Apparent dip Türkçe anlamı, Apparent dip eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apparent dip ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

After shock : Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı.

 

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi.

Absolute chronology : Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Abyss : Tamu. Dipsiz gibi görünen yer. Abis. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dibi olmayan çukur. Varta. Derinlik. Hufre. Boşluk. Uçurum.

Algonkian : Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Adventive cone : Parazitik koni. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme hunisi. İlerleme konisi.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.

Apparent dip synonyms : aggregats, adjacent rock, absolute age, acid fumarole, alcalic fumarole, abysal environment.