Apron tank türkçesi Apron tank nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap. sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri.
  • Tekne.

Apron tank ingilizcede ne demek, Apron tank nerede nasıl kullanılır?

Apron : Perakende satış yerlerinde satımcada yazılı niceliğin ayrıntılarını gösteren çizelge. Çerçeve sahnenin önünde bulunan bir ile iki metre arasında genişliği olan çıkıntı. Koruma kalkanı. Prostela. Ön sahne üzerindeki çıkıntı. Sahne çevresinin dışına ya da perde önüne çıkan sahnenin ön bölümü. Peştamal. Önlük. Ayrıntı çizelgesi. Tavan çıkıntısı.

Tank : Hapishane. Hapishane koğuşu. Hazne. Su haznesi. Tüp. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birikimlik. Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap. sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri. Sarnıç. Su deposu.

Apron conveyor : Levhalı konveyör. Çelik levhalı taşıyıcı. Mafsallı konveyör. Mafsallı bant taşıyıcı.

Apron stage : Sahnenin perde önü bölümü.

Apron strings : Başkasına bağlılık. Önlük bağları. Aşırı bağlılık.

 

Aproned : Önlük giyen. Önlüklü.

İngilizce Apron tank Türkçe anlamı, Apron tank eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apron tank ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Keeve : Harç teknesi.

Syncline : Bir kıvrımın çukur, alçak yeri. bk. kemer. Çökük katman. Senklinal. İneç.

Gliders : Kayakçı. Planör pilotu. Elcik. Kayık. Planör.

Tank : Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sarnıç. Depoya koymak. Su deposu. Hazne. Depo. Tüp. Hapishane. Hapishane koğuşu. Fotoğraf banyo kabı.

Floatage : Yüzen çer çöp. Bot. Yüzen nesne. Suya batmama. Su üstünde yüzen tekne enkazı. Yüzebilirlik. Yüzen döküntü. Yüzme kabiliyeti.

Basin : Kara ile çevrili liman. Koy. Geniş kase. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Lavabo. Havuz. Funda. Tas. Çevresine göre alçakta kalmış, genellikle tekne biçiminde yer.

Tray : Tabla. Tepsi. Sini. Fıçı. Kaset. Ölçü kaşığı. Tabak.

Synclines : İneç. Çökük katman. Senklinal.

Boat : Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Vapur. Tekne (gemi veya vapur veya sandal veya yat gibi). Kayıkla gezmek. Gemi. Çeşitli boy ve biçimlerde, kürek, yelken veya motorla hareket eden balık avlamak için veya belirli ağılıkta yük taşımak için kullanılan güvertesin küçük tekne. Boyu 8-10 m, yük taşıma kapasitesi 5-6 ton olan, arkası düz, ortasında küçük bir ambarı bulunan balıkçılıkta ve yük taşımada kullanılan karadeniz bölgesine özgü bir tür kıyı teknesi. Kayıkla taşımak. Taka.

Synkline : Katmanlı kayaçların tekne biçiminde, yukarı doğru konkav bir yapısı. (katmanlar teknenin içine doğru eğiktir.).

Apron tank synonyms : bottoms, hulling, hull, boated, glider.