Apron türkçesi Apron nedir
- Ayrıntı çizelgesi.
- Göğüslük.
- Çerçeve sahnenin önünde bulunan bir ile iki metre arasında genişliği olan çıkıntı.
- Önsahne.
- Kayışlı taşıyıcı.
- Öndüzey (ön sahne) üzerindeki çıkıntı.
- Koruma kalkanı.
- Önlük giysi.
- Prostela.
- Önlük.
- Sahne çevresinin dışına ya da perde önüne çıkan sahnenin ön bölümü.
- Ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır.
- Ön sahne üzerindeki çıkıntı.
- Perakende satış yerlerinde satımcada yazılı niceliğin ayrıntılarını gösteren çizelge.
- Koruyucu kapak.
- Rüzgarlık.
- Tavan çıkıntısı.
- Peştamal.
Apron ile ilgili cümleler
English: My mother has a red apron.
Turkish: Annemin kırmızı bir önlüğü var.
English: Put on your apron.
Turkish: Önlüğünü giy.
English: Jale wiped her eyes with her apron.
Turkish: Jale gözlerini önlüğüyle sildi.
Apron ingilizcede ne demek, Apron nerede nasıl kullanılır?
Apron conveyor : Çelik levhalı taşıyıcı. Levhalı konveyör. Mafsallı konveyör. Mafsallı bant taşıyıcı.
Apron stage : Sahnenin perde önü bölümü.
Apron strings : Aşırı bağlılık. Önlük bağları. Başkasına bağlılık.
Apron tank : Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap. sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri. Tekne. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Tied to the apron strings of : Eklenmiş. Asılmış. Aşırı düşkün olan. -'ın önlüğünün iplerine bağlı olan. Yapışmış. Bağlanmış. İliştirilmiş.
Aproned : Önlük giyen. Önlüklü.
Apronlike : Önlük giysi gibi. Önlüğe benzeyen.
Dispersal apron : Uçakların hava hücumuna karşı dağıtıldıkları saha.
Aprocarb : Aprokarb. Antikolinesteraz etkiye sahip, karbamatlar grubundan böcek öldürücü bir zehir.
Aproning : Koruma kalkanı. Peştamal. Apron. Rüzgarlık. Koruyucu kapak. Prostela. Kayışlı taşıyıcı. Önlük giysi. Önlük.
İngilizce Apron Türkçe anlamı, Apron eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Apron ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dickies : Sarsak. Minik kuş. Papyon. Zayıf. Çürük. Yaka. Eşek (ingiliz ingilizcesi). Hastalıklı. Kötü.
Aprons : Apron.
Plastrons : Plastron.
Dicky : Zayıf. Sarsak. Çürük. Kötü. Papyon. Şoför mahalli. Hastalıklı. Minik kuş. Yaka.
Windbreak : Bir yeri rüzgardan koruyan engel. Rüzgar siperi. Yelkıran. Rüzgarın kesilmesi. Çabucak kurulabilen, yapılabilen, içindekini yelden, güneşten ve her türlü kötü havadan koruyan tek yanlı ilkel barınak. Rüzgar kıran. Rüzgar perdesi. Rüzgar çiti.
Paved surface : Asfaltla kaplı yüzey.
Landing field : İniş sahası. Havaalanı. İniş meydanı. Uçuş meydanı. Pist. Uçak pisti. İniş alanı.
Loincloth : Peştemal.
Aproning : Apron.
Dickey : Çürük. Eşek (ingiliz ingilizcesi). Şoför mahalli. Hastalıklı. Yaka. Sarsak. Minik kuş. Papyon.
Apron synonyms : protective garment, apron string, forestage, field, breechcloth, vestees, airfield, prosceniums, pinafore, dickie, flying field, bibler, loincloths, windbreaks, vestee, spoiler, coveralls, wind vane, belt conveyor, plastron, bibs, gowned, breechcloths, band conveyor, bib, dickeys, pinafores, windbreaker, bibbed, bibbing, waistcloth, wind shield, gown.
Apron ingilizce tanımı, definition of Apron
Apron kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An article of dress, of cloth, leather, or other stuff, worn on the fore part of the body, to keep the clothes clean, to defend them from injury, or as a covering. It is commonly tied at the waist by strings.

Bu kısımda Apron kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Apron ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Apron anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Apron ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.