Peştamal nedir, Peştamal ne demek

Peştamal; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Hamamda örtünmek için kullanılan ince dokuma
  • İş yaparken bele bağlanan uzun, geniş dokuma.
  • Başa ve omuzlara örtülen dokuma.

"Peştamal" ile ilgili cümle

  • "Sonra onun da arkasındaki peştamal kan içinde, saçları didik didik, yuvarlandığını gördüm." - H. E. Adıvar
  • "Misafirlere mahsus bir sürü yedek silecek bohçaları peştamalından kesesine kadar hazır durur." - R. H. Karay

Peştamal hakkında bilgiler

Peştamal hamamda belden aşağısını örtmek için kuşanılan veya çalışırken elbiselerin kirlenmemesi için belden itibaren sarılan dokuma bezdir. Doğu Karadeniz bölgesi kadınlarının günümüzde bile kullandığı geleneksel giyim eşyası olup, ipekli olanlarına Fota,Futa denilmektedir. Türkçeye Farsçadan girmiştir.

Peştamal renkli çubuklu desenli olur. Keten ya da pamuk ipliğinden dokunur. Boyu bir metreden uzun eni 75-80cm kadardır. Eskiden peştamalların iki ucuna enlemesine işlemeler yapılırdı. Tümüyle sırma işlemeli peştamallar de vardır. Bazı peştamallar ise, üstlerine beyitler yazılarak süslenirdi. Farklı şekillerde kullanılır. Anadolu peştamalının birinci kullanılış biçimi hamam peştamalıdır. Kadın erkek olarak ayrılır. Erkekler belden aşağı, kadınlar koltuk altlarından itibaren kullanırlar. Enleri daha geniş, kenarları püsküllüdür. Diğer kullanılış şekli ise giysilik peştamallardır. Çeşitli yörelerde dolay peştamal olarak adlandırılan bu tür, genellikle çizgili, desenli, pamuklu dokumalardır. Tarlada, bahçede, evde, pazarda önlük olarak kullanılır. Renk ve ölçüleri yöreye göre değişmektedir. Karadeniz bölgesinde İnebolu - Akçaabat arasında kırmızı beyaz, Sürmene'de kırmızı-siyah, Rize'de kavuniçi-siyah peştamaller giyilmektedir. Artvin'de ise genel olarak siyah peştamaller giyinilmektedir.

 

Doğu Karadeniz bölgesinde feretiko adı verilen el tezgahlarında tarlada ekilen kenevirin dokunması suretiyle kadınlar tarafından üretilmekteydi.

Dikdörtgen şeklinde dokuma bir bez olan peştamal en ilkel giysilerdendir. Örneğin Mısır Medeniyetlerinden günümüze kalan rölyeflerde giyim biçimi, kalçaların etrafına sarılan dört köşe peştamaldır. İnsanlığın başlıca giyim eşyası olarak doğan peştamal giderek hem şekil değiştirmiş hem de çeşitlenmiştir. Osmanlı döneminde esnaf loncalarında bir zanaatı öğrenenler çıraklık ve kalfalığa geçtikten sonra usta olacakları zaman bir peştamal kuşanma töreni düzenlenirdi. Peştamal kuşandıktan sonra artık dükkân açmak isteyen usta tutacağı yerin durumuna göre mal sahibine peştamallık denen bir para öderdi.

Peştamal tanımı, anlamı:

Hamam : Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer. Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam.

Dokuma : Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez. Dokumak işi, tekstil. Yapı, oluşum.

 

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Peştamal kuşanmak : Bir zanaatta ustalık kazanmak. peştamal giyinmek.

Örtünmek : Kadın, dinî açıdan görünmesi sakıncalı olan yerlerini örtmek. Kendi üzerine bir şey örtmek.

İnce : Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Zayıf. Tiz (ses), pes karşıtı. Hafif, gücü az.

Omuz : Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Örtmek : Kötü bir durumu belli etmemek, gizlemek, saklamak. Korumak, görünmez duruma getirmek veya gizlemek için üstüne bir şey koymak. Kapamak. Kaplamak.

Çalış : Çalma işi.

Elbise : Giysi.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Peştamalcı : Peştamal, futa, havlu vb. dokuyan veya satan kimse.

Peştamalcılık : Peştamalcının işi.

Peştamallı : Peştamalı olan. İlgili cümle: "“Babam peştamallı başımı okşadı ve on dakika sonra yola çıktık.”" A. Gündüz.

Peştamallık : tic. esk. Hava parası. sf. Peştamal olmaya yarayan (dokuma).

Peştamalsız : Peştamalı olmayan.

Diğer dillerde Peştamal anlamı nedir?

İngilizce'de Peştamal ne demek? : [peştamâl] n. loincloth

Almanca'da Peştamal : n. Schurz