Windbreak türkçesi Windbreak nedir

  • Rüzgar siperi.
  • Rüzgarlık.
  • Bir yeri rüzgardan koruyan engel.
  • Rüzgar kıran.
  • Yelkıran.
  • Rüzgarın kesilmesi.
  • Çabucak kurulabilen, yapılabilen, içindekini yelden, güneşten ve her türlü kötü havadan koruyan tek yanlı ilkel barınak.
  • Rüzgar perdesi.
  • Rüzgar çiti.

Windbreak ingilizcede ne demek, Windbreak nerede nasıl kullanılır?

Windbreaker : Rüzgarlık (giysi olarak). Rüzgarlık. Rüzgar kırıcı. Rüzgar ve yağmura karşı dirençli ve genellikle kısa ve bazen de şapkalı olan bir ceketin marka adı.

Windbreaks : Bir yeri rüzgardan koruyan engel. Rüzgarlık. Rüzgarın kesilmesi. Rüzgar çiti. Rüzgar siperi. Rüzgar perdesi. Rüzgar kıran.

Windbroken : Şişmekten dolayı nefes zorluğu çeken (atlarda). Akciğer amfizemiyle enfekte olmuş.

Windbag : Lafebesi. Geveze. Dillidüdük. Çalçene. Körük. Farfara. Çenesi düşük kimse. Boşboğaz.

Windbags : Çalçene. Geveze. Körük. Boşboğaz. Çenesi düşük kimse. Lafebesi. Farfara. Dillidüdük.

Windbound : Bir yelkenlinin ters rüzgarlar nedeniyle işleyemez hale gelmesi.

Windblown : Rüzgardan savrulmuş. Rüzgardan dağılmış. Rüzgardan eğilmiş. Kakul şeklinde kesilmiş.

Windburns : Rüzgar yanığı.

Windblown leaf : Ödlek. Rüzgarda yuvarlanan yaprak. Rüzgar tarafından sürüklenen yaprak. Korkak. Cesur olmayan kimse.

 

Windburnt : Rüzgarda yanmış.

İngilizce Windbreak Türkçe anlamı, Windbreak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Windbreak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spoiler : Bozan. Berbat eden. Hız kesici kanat. Hızlı spor otomobillerin arka tarafına yerleştirilen hava yönlendirici kanat. Hava freni. Spoyler. Yağmacı. Kanatların üzerindeki hava akışını dağıtarak kaldırma kuvvetini azaltan kumanda yüzeyi. Hava deflektörü.

Wind vane : Rüzgar fırıldağı. Rüzgar gülü. Rüzgar bayrağı. Rüzgar kanadı. Yel bayrağı. Rüzgar oku.

Hedge : Sınırlamak. Önlem almak. Kısıtlamak. Garantiye almak. Çit. Lafı dolandırmak. Tedbir. Çit ile çevirmek. Engelleme.

Apron : Koruma kalkanı. Ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Peştamal. Koruyucu kapak. Öndüzey (ön sahne) üzerindeki çıkıntı. Önlük giysi. Kayışlı taşıyıcı. Ön sahne üzerindeki çıkıntı. Göğüslük.

Aproning : Apron. Peştamal. Önlük. Önlük giysi. Koruyucu kapak. Koruma kalkanı. Kayışlı taşıyıcı. Prostela.

Wind shield : Ön cam. Rüzgardan koruyan cam (araçlarda).

Windbreaker : Rüzgar kırıcı. Rüzgarlık (giysi olarak). Rüzgar ve yağmura karşı dirençli ve genellikle kısa ve bazen de şapkalı olan bir ceketin marka adı.

Hedgerow : Ağaçlardan oluşan çit. Ekilmiş ağaçlardan oluşan çit. Çalı çit. Çit dizisi. Çalı engel. Çalı sırası. Çit. Ekilmiş çalılardanyapılmış çit.

Aprons : Apron. Göğüslük. Kayışlı taşıyıcı. Koruyucu kapak. Önlük.

Windbreak synonyms : windbreaks, shelterbelt.

Windbreak ingilizce tanımı, definition of Windbreak

Windbreak kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To break the wind of. A clump of trees serving for a protection against the force of wind. To cause to lose breath. To exhaust.