Aracı dil nedir, Aracı dil ne demek
Teknik terim anlamı:
Bir kelimenin bir dilden başka bir dile geçisinde aracılık görevi yapan dil: Lat. cultura kelimesinin Türkçeye Fransızca kanalı ile kültür olarak, Yun. matematikê ve grammatikênin yine Fransızca kanalıyla matematik ve gramer olarak, Lat. testanın Rumca yoluyla testi, Lat. Candelanın Arapça yoluyla kandil, tabulanın «tahta» İtalyancada tavolaya dönüştükten sonra bize İtalyanca vasıtasıyla tavla olarak geçmesi gibi. Bu geçişi sağlayan Fransız, Rum, Arap ve İtalyan dilleri; Lat. ile Yun. arasında birer aracı dil durumundadır. T. çadır kelimesinin Sırpçaya şator, çàdor, Rumenceye şatra biçiminde aktarılmasında Macarca sàtor aracılık etmiştir. || Dilimize Ar. ve Far.dan girmiş bazı sözlerin komşu dillere özellikle Balkan dillerine aktarılmasında da Türkçe aracılık etmiştir: Ar. harif+ Far. +âne birleşiminden oluşmuş T. arifane yiyeceğe ortaklaşa sağlanan toplantı, eğlence sözünün Bulgarcaya erfene; Ar. askar > T. asker sözünün Bulg., Sırp., Arn. ve Rum.caya aynen aktarılmasında; Türkçeye Rumcadan geçmiş olan biberin Arnavutçaya yine biber biçimiyle geçmesinde G. Doerferin Türkçeye Rumenceden geçtiğini bildirdiği (Türkische und Mongolische Elemente im Neupersischen, s. 1053) çantanın Suriye Arapçasına şanta, Farsçaya çanta olarak geçmesinde; dilimize Far. tBut sözünden geçmiş olan dutun Balkan dillerine de aktarılmasında Far. VBayagBına, VaygBına sözlerinden oluşmuş T. gaygananın Bulg.ya kajganà, kavganà, Sırp.ya kajgana olarak geçişlerinde Türkçe bir aracı dil görevi yüklenmiştir.
Aracı dil anlamı, tanımı
Aracı : Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği
Dil : Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
Vasıtasıyla : Aracılığıyla.
Matematik : Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı.
Kanalıyla : Bir kimse veya bir şey aracılığıyla, yoluyla, eliyle.
İtalyanca : Hint-Avrupa dil ailesinden İtalya'da konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.
Fransızca : Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.
Arnavutça : Hint-Avrupa dilleri ailesine giren, Arnavutların kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
Ortaklaşa : Ortak olarak, el birliğiyle, müştereken, kolektif. Ortak iş.
Aktarılma : Aktarılmak işi.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Bulgarca : Bulgar dili. Bu dille yazılmış olan.
Birleşim : Birleşme işi. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi. Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat.
Aracılık : Aracının yaptığı iş, tavassut. Aracı olma durumu, vasıta, vasıtalık.
Toplantı : Birden çok kimsenin belirli amaçlarla bir araya gelmesi, içtima. Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin her biri. Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma.
Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.
Fransız : Fransa'da yaşayan bir halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
Gaygana : Yumurta ve un, yağda kızartılarak yapılan bir çeşit omlet. Yumurta un ve benzerleri şeyler, yağda kızartılarak yapılan bir çeşit tatlı. Yumurtaya batırılarak yağda kızartılan ekmek. Yağda kızartılarak yapılan bir çeşit börek. Toprağın sertleşmesi hali: Tarla, su görüpte havalar kurak gidince kaygana gibi kaldı. Bahçıvan tırmığı. Yağda kızartılarak yapılan ince mısır ekmeği. Küçük, demir tırmık. (Satılmış Eskişehir). Un, yumurta ve yağla yapılan aş. Pekmez, un ve yağla yapılan tatlı.
Yoluyla : Aracılığıyla. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak. bir şeye göre, bir şeye uygun olarak.
İtalyan : İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
Diğer dillerde Aracı dışsatımcı anlamı nedir?
İngilizce'de Aracı dışsatımcı ne demek ? : intermediary exporter

Bu kısımda Aracı dil nedir? Aracı dil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aracı dil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aracı dil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.