Areolas türkçesi Areolas nedir

  • Bitki hücresi.
  • Ayla.
  • Çok küçük alan.
  • Areol.
  • Areola.
  • Meme ucunu çevreleyen koyu şerit.
  • Meme başı çevresi.

Areolas ingilizcede ne demek, Areolas nerede nasıl kullanılır?

Areola : Areola. Ayla. Meme başının çevresi. Çok küçük alan. Meme ucunu çevreleyen koyu şerit. Meme başı çevresi. Areol. Bitki hücresi. Küçük alan, küçük yer.

Areolae : Areola. Ayla. Meme ucunu çevreleyen koyu şerit. Bitki hücresi. Çok küçük alan.

Areolar : Gözenekli. Halkalı. Hücresel. Areoler. Bölgesel.

Areolar tissue : Gözenekli doku.

Areolaris : Areolaris. Küçük alanlarla donanmış.

Areometer : Bir sıvının yoğunluğunu ölçerek karışım yüzdesini belirleyen araç. Sıvıölçer. Sıvıların özgül ağırlığını ölçmek için kullanılan cihaz. Yoğunluk ölçmeye yarayan aygıt. Areometre. Yoğunluk ölçer. Hidrometre çeşidi. Yoğunlukölçer.

Areopag : Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu. Areopag.

Areolate : Gözenekli. Halkalı. Küçük açık alana benzeyen.

Areopagus : Eski atina'da akropol'ün yanında bulunan bir tepe ve o tepede toplanan yüksek hukuk meclisi. Antik atina'da tepe doruğu. Söz konusu tepe doruğunda toplanan yasa organı.

Areostyle : Areostil.

İngilizce Areolas Türkçe anlamı, Areolas eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Areolas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Areolate : Halkalı. Gözenekli. Küçük açık alana benzeyen.

Glory : Güzellik. Sevinmek. Şan. Övünmek. Görkem. Hale. Şeref. -e çok sevinmek. Sena.

Aureolas : Ağıl. Hale. Işık halkası. Atmosfer.

Halo : Çok özel hava koşullarında güneş veya ay etrafında ışık çemberi. Sinema, televizyon, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Duyarkatın üzerine gelen ışığın tabana çarpıp yansıyarak aynı duyarkatı ikinci kez etkilemesinden doğan ve görüntülerdeki çok ışıklı nesneleri çevreleyen ışıklı teker. fosforlu özdeklerin bulunduğu bazı alıcı ışıtaçlarından dolayı televizyon görüntülerinde ortaya çıkan aynı durum. Ağıl. Renkli yuvarlak bir yapıyı (inklüzyon cisimciği veya glakomu) çevreleyen renkli veya şeffaf daire, ayla. gözün muayenesi sırasında görülen ve makula lüteayı çevreleyen daire, ayla. baş veya boyun bölgesini çevreleyen plastik veya metal kuşak, ayla. Hale. Önyargıların etkisinde kalmaktan kaynaklanan hata ihtimali. Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çemberi. Bir kişiyi ya da işi değerlendirirken yalnızca belirli bir niteliği göz önünde bulundurmaktan ya da öznel kanıların; önyargıların etkisinde kalmaktan doğan yanılma payı. Ülkü.

Burred : Çapak almak. Kozak. Pürüz ve çapakları gidermek. Çapak. Kozalak. Küçük daire testeresi. Vırlama. Pürüz. Anlaşılmayan bir telaffuzla konuşmak.

Gloriole : Hale.

Aureola : Atmosfer. Işık halkası. Hale. Ağıl.

Aureole : Hale. Işık halkası. Bir gökcismini saran ışıklı halka. Işık aylası. Ağıl. Atmosfer.

Interstice : Çatlak. Açıklık. Arayer. Gedik. Aralık. Yarık. Atomlararası boşluk. Ara. Havapayı. Maddeler arasındaki küçük boşluk.

Areolas synonyms : plant cell, areolae, coronae, coronas, glories, aureoles, burr, areola, corona.