Arraignment türkçesi Arraignment nedir
- (sanığı) mahkemeye çağırma.
- İsticvap.
- Davayı sanığa tebliğ etme.
- Davanın sanığa tebliği.
- Kabahat yükleme.
- Duruşmada sorgulama.
- Mahkemeye çağırma (sanığı).
- Sorgulanma.
- Suçlama.
Arraignment ingilizcede ne demek, Arraignment nerede nasıl kullanılır?
Arraignments : Mahkemeye çağırma (sanığı). Kabahat yükleme. Sorgulanma. (sanığı) mahkemeye çağırma. Davanın sanığa tebliği. Duruşmada sorgulama. Suçlama. İsticvap.
Arraign : Suçlamak. Mahkemeye çağırmak (sanığı). Kusur bulmak. Mahkemeye vermek.
Arraigned : Kusur bulmak. Mahkemeye vermek. Suçlamak.
Arraigner : İtham eden. Savcı. Davacı (hukuk terimi).
Arraigning : Kusur bulmak. Mahkemeye vermek. Suçlamak. Mahkemeye çağırmak (sanığı).
Arraigns : Kusur bulmak. Mahkemeye çağırmak (sanığı). Suçlamak. Mahkemeye vermek.
Darraign : Savaşa hazırlanmak.
İngilizce Arraignment Türkçe anlamı, Arraignment eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Arraignment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accusations : İtham. Suçlamalar.
Charge : Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2 bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Yükümlülük. Bir sürece gönderilen ham özdek. Yüklemek. Üzerine atmak. Harç. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. Besleme.
Instrument : İzleç. Çalgı. Belli fiziksel ya da kimyasal özellik değişimlerini ölçmeye yarayan, yalın ya da karmaşık ölçüm gereci. örn. sıcaklıkölçer, ph-ölçer. Alet. Aygıt. Vasıta. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Enstrüman. Doküman. Döküman.
Condemnation : Kınama. İstimlak. Suçlu çıkarma. El koyma. Kabahatli bulma. Kamulaştırma. Kanunen el koyma. Ayıplama. Mahkumiyet.
Official document : Resmi varaka. Resmi belge. Resmi evrak. Devlet dairesi tarafından verilen belge.
Bill of indictment : İtham. Dava. İthamname. İddianame. Suç isnadı.
Blame : Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Suçu birinin üstüne atmak. Kabahat. Ayıplamak. Kınama. Sorumluluk. Kınamak. Suçlamak. Suç.
Charging : İtham. Yükleme. Yükleyen. Bir birikeç gözesi ya da takımına boşalım yönünün tersine akım sürerek, üşekleri ve üşerçözüğü yeniden yük-süren kuvvet veren duruma getirme. Doldurma. Ödünç verme. Şarj. Tahmil etme. Şarj eden.
Arraignment synonyms : legal instrument, blaming, complaints, accusation, allegation, arraignments, accusing, legal document, accusal, complaint.
Arraignment ingilizce tanımı, definition of Arraignment
Arraignment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of arraigning, or the state of being arraigned. The act of calling and setting a prisoner before a court to answer to an indictment or complaint.

Bu kısımda Arraignment kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Arraignment ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Arraignment anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Arraignment ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.