Arrange for türkçesi Arrange for nedir

Arrange for ile ilgili cümleler

English: Will you please arrange for me to meet Mr. Doi?
Turkish: Lütfen Bay Doi ile görüşmemi ayarlar mısın?

English: In the afternoon I must arrange for the trip.
Turkish: Öğleden sonra gezi için hazırlık yapmalıyım.

Arrange for ingilizcede ne demek, Arrange for nerede nasıl kullanılır?

Arrange : Düzenlemek (toplantı). Yapıt yaratmak. Uyuşmak. Aranje etmek. Saptamak. Hazırlanmak. Düzeltmek. Düzenlemek. Sıralamak. Kararlaştırmak.

For : İçin. Yönünden. Karşılığında. -den dolayı. Zira. Olarak. Adına. Diye. -dır.

Arrange all : Tümünü düzenle. Tümünü yerleştir. Tümünü göster.

Arrange flowers : Çiçek aranjmanı yapmak.

Arrange icons : Simgeleri yerleştir. Simgeleri düzenle. Simge düzenle.

Arrange in a row : Dizilemek. Dizmek.

İngilizce Arrange for Türkçe anlamı, Arrange for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arrange for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collimate : Paralel yapma. Bir hizaya getirmek. Işının kendi içinde koşut duruma getirilmesi. Paralelleştirmek. Görüş hattını ayarlamak (teleskop veya dürbün). Hizalamak.

Arrange : Saptamak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Yoluna koymak. Bitirmek. Planlamak. Bağlamak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Dizmek. Düzenlemek (toplantı). Aranje etmek.

 

Calibrate : Çapını ölçmek. Ayarlanmış. Derecelendirmek. Düzeltmek. Çaplamak. Kalibrasyon yapmak. Ayar etmek. Kalibresini bulmak.

Adjust : Bir ölçü aracını, ırakgörürü istenilen koşulları sağlayacak biçimde kurup çalışır duruma getirmek. Hizaya getirmek. Düzenine koymak. Düzeltmek. Halletmek. Adapte olmak. Uymak. Uyum göstermek. Ayar çekmek.

Chat up : (birine) yazılmak. (argo) havadan sudan konuşma. Tavlamak. Tavlamaya çalışmak. Birine yazmak veya asılmak. Flört etmek. Dedikodu. (birine) asılmak. Konuşarak tavlamaya çalışmak.

Calibrates : Çapını ölçmek. Kalibrasyon yapmak. Düzeltmek. Ayar etmek. Kalibresini bulmak. Ayarlanmış. Derecelendirmek. Çaplamak.

Assay : Tahlil etmek. Değerli maden içermek. Kalkışmak. Tahlil. Ayarını belirlemek. Analiz etmek. Tecrübe etmek. Tecrübe. Çözümleme.

Calibre : Kapasite. Çap. Kabiliyet. Yetenek. Kalite. Kalibre. Ölçü.

Assayed : Yoklamak. Tahlil etmek. Kalkışmak. Denemek. Çözümlemek. Ayarını belirlemek. Ayar etmek. Değerli maden içermek. Analiz etmek.

Assays : Kalkışmak. Ayarını belirlemek. Denemek. Değerli maden içermek. Ölçümler.

Arrange for synonyms : adjusts, calibrating, calibrated, arranges, calibres.