Arteriole türkçesi Arteriole nedir

  • Küçük arteri.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Atardamarcık.
  • Küçük atardamar.
  • Arteryol.
  • Atar damarcık.
  • Arteriyol.
  • Yarım milimetre kadar ince ve lümeni dar, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, ince dış örtüsü olan, atardamarların dokular arasında uzanan, en ince dalları.

Arteriole ingilizcede ne demek, Arteriole nerede nasıl kullanılır?

Afferent arteriole : Böbrekte arteria interlobularis’ ten glomeruluslara giren kısa kan damarları. Afferent arteryol.

Efferent arteriole : Glomeruluslarda görülen ve peritubuler kılcal damarlara kan dağıtan böbrek kan damarları. Efferent arteryol.

Terminal arteriole : Terminal arteriyol.

Arterioles : Küçük atardamar. Küçük arteri. Arteriyol. Küçük atardamarlar.

Arteriola : Küçük atardamarlar. Arteryol. Yarım milimetre kadar ince ve çapı küçük, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, ince dış örtüsü olan, kan akımına karşı direncin en çok olduğu yer olan ve atardamarların dokular arasında uzanan en ince dalları, atardamarcık, arteryol. kılcal damarların hemen önünde yer alan küçük atardamarlar. Atardamarcık.

Arteriology : Arteriyoloji.

Arteriography : Arteriyografi. Atardamar görüntülenmesi. Arteryografi. Damar içine kontrast madde verilmesinden sonra radyografik görüntüsünün alınması, arteryografi.

 

Periarteriolar lymphoid sheath : Dalakta merkezi atardamar çevresinde toplanmış lenfoid hücre tabakası. Periarteryel lenfoid kılıf.

Arterio capillar filling time : Kılcal damar dolum zamanı. Arteryo-kapiller damarların yeniden dolma zamanı.

Arteriolar : Küçük arteri ile ilgili. Arteriyoler.

İngilizce Arteriole Türkçe anlamı, Arteriole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arteriole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Arteria : Kalpten dokulara, büyük dolaşımda oksijence zengin, küçük dolaşımda oksijence fakir kanı taşıyan kassıl ve zarsıl kanallar. (aer : hava, tereo : taşıyan, kapsayan), arter, arterya. Atardamar. Arterya.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

 

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Akasya. Mimoza.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Arteriole synonyms : arterial blood vessel, capillary artery, abramis zone, aardvarks, artery, abductor muscle, abo blood groups system, abacus bodies, a protein, arteriola, arterioles, a chromosome.

Arteriole ingilizce tanımı, definition of Arteriole

Arteriole kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small artery.