Afferent arteriole türkçesi Afferent arteriole nedir

  • Böbrekte arteria interlobularis’ ten glomeruluslara giren kısa kan damarları.
  • Afferent arteryol.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Afferent arteriole ingilizcede ne demek, Afferent arteriole nerede nasıl kullanılır?

Afferent : Merkeze giden. Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu getiren yapı, afferent. Getirici sinir. Aferent. İçeri ileten. Merkeze ileten, getiren, getirici. Afferent. Getiren (sinir). Herhangi bir sıvıyı ya da duyguyu getiren yapı. afferent. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Arteriole : Yarım milimetre kadar ince ve lümeni dar, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, ince dış örtüsü olan, atardamarların dokular arasında uzanan, en ince dalları. Arteryol. Atar damarcık. Küçük atardamar. Küçük arteri. Arteriyol. Atardamarcık.

Afferent branchial arteries : Balıklarda solungaç kemeri boyunca uzanan ventral aortadan kanı alarak solungaç filamentleri içerisindeki kılcal sisteme gönderen damarlar. Getirici branşiyal arterler.

Afferent lymph vessel : Lenf yumrusuna lenf sıvısı getiren damar, afferent lefatik damar. Getirici lenf damarı.

Afferent lymphatic vessel : Getirici lenfatik damar. Afferent lenfatik damar. Bir lenf bezine lenf getiren damar, afferent lenfatik damar. Getirici lenf damarı.

 

Afferent nerve : Getirici sinir.

İngilizce Afferent arteriole Türkçe anlamı, Afferent arteriole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Afferent arteriole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

 

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Afferent arteriole synonyms : abdominal distention, abaxial, abdomen, abattoir, abdominal fat necrosis, a c deformity.