Asset accounts türkçesi Asset accounts nedir

  • Bilançonun aktifinde yer alan hesaplar.
  • Aktif hesaplar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Varlık hesapları.
  • Aktif hesapları.

Asset accounts ingilizcede ne demek, Asset accounts nerede nasıl kullanılır?

Asset : Değerli bir nitelik. Varlık. Değerli şey. Kazanç. Değerli nitelik. Yararlı. Bilançonun alacaklı yanı. bk. varlık bk. kaynak. Mal. Mülk.

Accounts : Hesap. Yarar. Göz önünde tutma. Söylenti. Hesaplar. Banka hesabı. Hesap verme. Önem. Sebep. Açıklama.

Asset backed securities : Genel finans ortaklıkları, bankalar, finansman şirketleri ve finansal kiralamaya yetkili kuruluşlar ile gayrimenkul yatırım ortaklıklarının ticari işlemlerinden doğmuş olan alacakları veya devralacakları alacaklar karşılığında çıkardıkları taşınır değerler. krş. menkul değerleştirme. Varlığa dayalı menkul kıymetler. Varlığa dayalı menkul kıymet. Varlığa dayalı taşınır değerler.

Asset based marketing : Bir şirketin kendi geliştirdiği bilgi ve becerilerini büyümek için kullandığı bir pazarlama yöntemi. Aktif temelli pazarlama.

Asset cost flexibility : Toplam giderlerin ortalama aktiflere bölünmesiyle hesaplanan ve maliyet yönetiminin etkinliğini gösteren katsayı. Aktif maliyet esnekliği.

Asset liability statement : Aktif-pasif kestesi. Aktif pasif tablosu.

 

İngilizce Asset accounts Türkçe anlamı, Asset accounts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asset accounts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Asset accounts synonyms : a shift in supply, a shift in individual demand, a change in individual demand, a shift in demand, abnormal budget receipts, a change in supply.