Atrial siphon türkçesi Atrial siphon nedir
- Atriyum sifonu.
- Tunikatlarda atriyumun dışarıya bağlantısını sağlayan, ağız sifonundan yutağa giden suların yutak duvarından atriyuma geçerek vücudu terkettiği sifon.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Atrial siphon ingilizcede ne demek, Atrial siphon nerede nasıl kullanılır?
Atrial : Kulakçığa özgü. Atriyal. Kalbin kulakçık bölümüyle ilgili (tıp veya medikal terimi). Kulakçıkla ilgili. Atriyumla ilgili. Artiyal.
Siphon : Hortumlamak (para vb). Sifonla çekmek. Slfon. Sifon. Bir kaptaki sıvıyı daha düşük düzeydeki bir başka kaba aktarmaya yarayan ters "u" biçimindeki boru. Sifonu çekmek. Çekmek. Sifon borusuyla bir şeyi çekmek. Emerboru.
Atrial fibrillation : Atrial fibrilasyon. Atriyal titreme veya titreşimler. Atrium kasılması. Atriyal fibrilasyon.
Atrial flutter : Atriyal flatter. Kulakçıklarda bir ya da daha fazla hızlı dolaşımdan kaynaklanan bir aritmi. Atriyal çarpıntı. Kulakçıkların dakikada 200-350 kez atımı ile seyreden, birbirini izleyen düzenli titreşimler biçiminde görülen kalp atım bozukluğu.
Atrial flutter and fibrillation : Kalpte kulakçıkların aşırı derecede çalışması. her iki durum da aşırı kulakçık çalışmasıyla belirgin olup arasında yalnızca frekans ve seyir yönünden farklılık vardır, atriyal fibrilasyon. Atriyal titreme veya titreşimler.
Atrial natriuretic factor : Kulakçık kaslarının gerilmesi, kan hacmi ve basıncının artması ve aşırı tuz alınması sonucu kalbin kulakçık kasları tarafından yapılan ve salgılanan, kan hacminin ayarlanmasında, böbreklerle sodyum çıkarılmasında, idrar söktürücü, damar genişletici ve kan basıncının düşürülmesinde önemli rol alan peptit hormonlar, anf. Anf. Atrial natriüretik faktör. Atriyal natriüretik faktör.
İngilizce Atrial siphon Türkçe anlamı, Atrial siphon eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Atrial siphon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Akasya.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Atrial siphon synonyms : a protein, aardvarks, a cell, abacus bodies, a site, aardwolf.

Bu kısımda Atrial siphon kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Atrial siphon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Atrial siphon anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Atrial siphon ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.