Atta nedir, Atta ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hayret bildirir ünlem.

Gezme, gidilecek yer (çocuk dilinde).

Atta ile ilgili Cümleler

  • Ali attan düştü.
  • Adam bir attan daha iyi değildi.
  • Ali attan indi.
  • her ata binilir her attan kibarca inilir.
  • o attan düştü.

Atta ile ilgili Atasözü veya Deyim

atta, avratta uğur vardır : “insana atı ve evlendiği kadın uğur getirir” anlamında kullanılan bir söz.

attan düşene yorgan döşek, eşekten düşene kazma kürek : “soylu kimse yüzünden başımıza gelen felaketi çabuk atlatırız, soysuz kimse yüzünden başımıza gelen felaketi kolay kolay atlatamayız” anlamında kullanılan bir söz.

attan inip eşeğe binmek : bulunduğu önemli görevden daha aşağı bir göreve alınmak.

canı yanan eşek attan yüğrük olur : “zarara veya kötülüğe uğrayan kimse acısını çıkarmak için aşırı çaba harcar” anlamında kullanılan bir söz.

Atta anlamı, tanımı

Attah puttah : Seyrek, tektük

Attar : Köylerde hayvanla gezici satıcılık yapan.

Attarya : Bakkaliye.

Çocuk dili : Çocukların belli birtakım seslerden, basitleştirilmiş kurallardan, örneklemelerden yararlanarak kullandıkları dil.

Bildiri : Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.

 

Hayret : Beklenmedik, garip bir şeyin sebep olduğu şaşkınlık, şaşırma. Şaşılan bir şey karşısında söylenen söz.

Bildir : Geçen yıl.

Gidil : Mısır unundan yapılan ve saç üzerinde pişirilen bir çeşit ekmek.

Ünlem : Türlü duyguları anlatan veya bir doğa sesini yansıtan kelime, nida: Ah! oh! şak, çat vb. Ünlem işareti.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Gezme : Gezmek işi, seyran.

Hayr : Hayır, iyilik.

Gidi : Azarlama sözü. Ahlaksız, pezevenk.

Çocu : Çocuğu.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Atsülüğü anlamı nedir?

İngilizce'de Atsülüğü ne demek ? : horseleech